KIRKALTINCI HUTBE

Somuncu Baba

Yaşadığımız çağ¸ bilgi çağıdır¸ yükselme çağıdır¸ geceyi gündüze katarak çalışma çağıdır. Bilgi¸ ilköğretimle atılır. Çalışmanın hazzı ilköğretimden alınır. Millet olarak çalışmaya¸ çok çalışmaya mecburuz. Dünya milletleri göklerin sırlı kapısını çalmaya¸ fezalarda yol almaya başladılar. Her an biraz daha ileriye¸ biraz daha yukarıya gidiyorlar.

Muhterem Cemâat!


Yaşadığımız çağ¸ bilgi çağıdır¸ yükselme çağıdır¸ geceyi gündüze katarak çalışma çağıdır. Bilgi¸ ilköğretimle atılır. Çalışmanın hazzı ilköğretimden alınır. Millet olarak çalışmaya¸ çok çalışmaya mecburuz. Dünya milletleri göklerin sırlı kapısını çalmaya¸ fezalarda yol almaya başladılar. Her an biraz daha ileriye¸ biraz daha yukarıya gidiyorlar.


Devletimiz kısa zamanda¸ kız olsun erkek olsun mecburi öğretim yaşındaki bütün yurt çocuklarını okur-yazar ve çevresine ışık tutar hâle getirmek azmindedir. Bunu büyük fedakârlıklar pahasına da olsa mutlaka başarmak kararındadır. Milletimiz¸ bu verimli azmi¸ bu hayırlı kararı kadını ile erkeği ile köylüsü ile şehirlisi ile candan desteklemek zorundadır. Yüzyıllar boyunca bilgisizliği¸ bilgiye karşı bilgisizliğin acısını tatmış¸ üstüne çöken tozları artık silkip atmıştır. Okuma-yazma seferberliği¸ hepimiz için millî bir vazife olduğu kadar da¸ dinî bir vecîbedir. Mensubu bulunduğumuz İslâm dini¸ bilgiye sonsuz değer ve her şeyden üstün yer veren bir dindir.


Kitabımızın birçok âyetleri¸ Peygamberimizin sayısız öğütleri¸ İslâm ulularının söz ve gönül açıcı nice nice sözleri¸ dinimizin bilgiye verdiği¸ bilgiye ayırdığı müstesna yeri belirtmektedir. Şöyle ki: Allah'ın sevgili Rasûlü'ne ilk emri Kur'ân'da ilk vahiy¸ Rasûlü'ne ilk teblîği “Oku!” diye başlar “Oku! Yaratan Rabbinin adı ile. O¸ insanı bir pıhtıdan yarattı. Oku! Rabbin sonsuz kerem sahibidir ki¸ kalemle öğreten O'dur. İnsana bilmediğini öğretti. (96/Alak¸ 1-5.)


Başka bir âyet: “Bilenlerle bilmeyenler bir olur mu hiç?” (39/Zümer¸ 9.) buyurur. Nitekim diğer bir âyet bu gerçeğe ışık tutar. “Allah sizden îmân getirenleri ve bilgiye nail olanları yüksek derecelere vardırır. O¸ bütün işiyle sınırsızdır¸ haberdârdır. Bütün işlediklerinizden haberdârdır.”


Cenâb-ı Hak bir âyette de ulu Peygamberine “Ey Rabbim! Bilgimi arttır!”(20/Tah⸠114) yollu niyazda bulunmasını emreder. Peygamber efendimizin bilgi konusundaki uyarıcı öğütleri o kadar şümullü ki işte onların birkaçı: “Bilgi payesi payelerin en üstünüdür.” ¸ “Öğrenmek için çabalama erkek ve kadın her Müslümana boyun borcudur.” “Çin'de¸ Çin'e kadar uzak yerde de olsa bilgiyi dileyin.” “Bilgi isteklisi rahmet isteklisidir. Bilginin ecri peygamberlerinki ile birlikte verilir.”


Biri sordu¸ “İşlerin en üstünü nedir?” Allah'ın Resulü şu cevâbı verdi: “Bilgi“¸ dedi. Suâlini ikinci defa tekrarladı. Allah (c.c)'ın Rasûlü her defasında ilk cevâbı gibi cevâb verdi.


İslâm ulularının da ne kadar düşündürücü sözleri var. İşte birkaçı: Hz. Ömer (r.a); “Çocuklarınızı sizden sonraki zaman için hazırlayın” diyor. Hz. Ali ( r.a); “Bana bir harf öğretenin kulu¸ kölesi olurum.” diyor.


Azîz Cemâat!


Bilgi ilköğretimde başlar¸ Türk olarak da Müslüman olarak da ilköğretim seferberliğine katılmamız şarttır. Bunu böyle bilelim. Kânunun îcâblarını ev ev¸ oymak oymak¸ köy köy¸ kasaba kasaba¸ şehir şehir¸ yerine getirelim. Milletçe saadetimizin¸ devletçe bakâmızın tek şartı bilgidir.

Sayfayı Paylaş