EĞİTİM, ZİHİN VE GENÇLİK

Somuncu Baba

"Eğitim; bir ailenin¸ bir toplumun¸ bir ulusun geleceğini
şekillendirir. Başka milletlerin kölesi olmamak için
eğitime ihtiyaç vardır. Eğitim sayesinde çağı yakalarız¸
refah düzeyimiz artar¸ mutlu oluruz."

Eği­tim; bir ai­le­nin¸ bir top­lu­mun¸ bir ulu­sun ge­le­ce­ği­ni şe­kil­len­di­rir. Baş­ka mil­let­le­rin kö­le­si ol­ma­mak için eği­ti­me ih­ti­yaç var­dır. Eği­tim sa­ye­sin­de ça­ğı ya­ka­la­rız¸ re­fah düze­yi­miz ar­tar¸ mut­lu olu­ruz.


Türk mil­le­ti için de eği­tim bi­rin­ci plan­da ge­lir. Ata­la­rı­mız çok es­ki­den be­ri eği­ti­me ge­rek­li öne­mi ve de­ğe­ri ver­miş­ler­dir. Esa­sen yü­ce di­ni­miz İs­lâm da bu­nu em­ret­mek­te­dir.


Cum­hu­ri­yet Tür­ki­ye'­sinde eği­tim çok önem­li dü­zey­de ele alı­nıp de­ğer­len­di­ril­miş­tir. Türk Mil­li Eği­ti­mi'­nin esas ga­ye­si¸ mil­le­ti­mizin ev­lat­la­rı­nı be­lir­li ül­kü­ler ve fi­kir­ler çev­re­sin­de şu­ur­lu kıl­mak ve ey­le­me ha­zır­la­mak­tır.


Aziz mil­le­ti­mizin ço­cuk­la­rı eği­tim sa­ye­sin­de mil­lî¸ ah­la­kî¸ in­sa­nî¸ ma­ne­vî ve kül­tü­rel de­ğer­le­ri­ni öğ­re­nir¸ özüm­ser¸ ko­rur ve uy­gu­la­ma­ya ko­yar. Genç­ler ai­le­si­ni¸ va­ta­nı­nı¸ mil­le­ti­ni se­ver ve on­la­rı yü­celt­me­yi amaç edin­me­yi öğ­re­nir­ler.


Mil­lî şu­ur­la ye­ti­şen ev­lat­la­rımız ev­ren­sel an­lam­da in­san hak­la­rı­na bağ­lı ve du­yar­lı¸ ezi­le­nin ve sö­mü­rü­len züm­re­le­rin du­yar­lı­lık­la­rı­na has­sas bir ya­pı­ya sa­hip­tir­ler¸ vic­da­nî ka­na­ati bün­ye­le­rin­de ba­rın­dı­rır­lar.


Mil­le­timizin aziz ev­lat­la­rı be­de­nen ve ru­hen den­ge­li ve sağ­lık­lı bir ya­pı­ya sa­hip ol­ma­lı­dır­lar.


Eği­tim­le genç­le­rin ye­te­nek­le­ri tes­pit edi­lir ve ge­liş­ti­ri­lir. Genç­le­re bil­gi ve be­ce­ri ka­zan­dı­rı­lır¸ bir­lik­te iş gör­me alış­kan­lı­ğı ve­ri­lir.


Genç­le­re ve­ri­le­cek bil­gi ve do­na­nım­la top­lu­mun mut­lu­lu­ğu ar­tı­rı­lır. Ay­rı­ca azi­z mil­le­ti­mi­zin her açı­dan bü­tün­lü­ğü ve da­ya­nış­ma­sı ar­zu edi­lir. Bu­nu an­la­ya­cak ve sağ­la­ya­cak ka­pa­si­te­de genç­le­rin ye­tiş­ti­ril­me­si he­def­le­nir.


Genç­le­ri­mi­zin mes­lek sa­hi­bi ol­ma­la­rı­nı sağ­la­mak çok önem­li­dir. Mes­lek ki­şi­le­rin dav­ra­nış­la­rı­na yön ve­rir. Mes­lek sa­hi­bi in­san­la­rın ken­di­le­ri­ne olan gü­ven­le­ri tam­dır¸ di­ğer ki­şi­ler­le iliş­ki­le­rin­de prob­lem ya­şa­maz­lar. Çev­re­le­ri­ne po­zi­tif ışık ve­rir­ler¸ mut­lu­luk gö­rün­tü­sü ser­gi­ler­ler.


Eği­ti­me bü­yük önem ver­ilen ül­ke­miz­de eği­tim ku­rum­la­rı her­ke­se açık­tır¸ eşit me­sa­fe­de­dir. Okul­lar­da dil¸ ırk¸ cin­si­yet ve din ay­rı­mı ya­pıl­maz. Esa­sen öte­den be­ri Türk mil­le­ti ta­ri­hin­de hiç­bir ay­rım yap­ma­mış­tır.


Ül­ke­miz­de eği­tim ka­dın¸ er­kek her­ke­se fır­sat ve imkân eşit­li­ği var­dır. Yok­sun­luk¸ yok­sul­luk se­be­biy­le öğ­ren­ci­le­rin en yük­sek eği­tim ka­de­me­le­ri­ne ka­dar ulaş­ma­la­rı dev­let­çe sağ­la­nır. Pa­ra­sız ya­tı­lı okul­lar¸ burs¸ kre­di gi­bi yar­dım­lar dev­le­tin gö­rev­le­ri ara­sın­da­dır. Eği­ti­min ya­nın­da genç­le­rin ha­ya­ta atıl­ma­la­rı ve uyum sağ­la­ma­la­rı ko­nu­sun­da bi­linç­len­dir­me­le­ri ge­re­kir. Bu amaç­la kurs­lar dü­zen­le­nir¸ ek ders­ler ve­ri­le­bi­lir.


Eği­ti­min ger­çek­leş­ti­ril­me­sin­de Türk­çe bü­yük önem ta­şır. Türk di­li­nin¸ eği­ti­min her ka­de­me­sin­de¸ özel­lik­le­ri bo­zul­ma­dan ve aşı­rı­lı­ğa ka­çıl­ma­dan öğ­re­til­me­si­ne önem ve­ri­lir¸ çağ­daş eği­tim ve bi­lim di­li ha­li­ne gel­me­si­ne¸ di­lin zen­gin­leş­me­si­ne ça­lı­şı­lır.


Eği­tim­de bi­lim­sel ve tek­no­lo­jik esas­la­ra ve ye­ni­lik­le­re ön­ce­lik ve­ril­me­li­dir. Genç­ler ya­ban­cı dil¸ bil­gi­sa­yar ve be­ce­ri­ler ko­nu­sun­da bil­gi­len­di­ri­lir. Ço­cuk­lar ve genç­ler do­na­nım­lı ha­le ge­ti­ril­me­li­dir. Çev­re­sel ve psi­ko­lo­jik şart­lar göz önün­de bu­lun­du­rul­ma­lı­dır.


Eği­tim­de ve­rim­li­li­ğin ar­tı­rıl­ma­sı ve sü­rek­li ola­rak ge­liş­me­nin ve ye­ni­leş­me­nin sağ­lan­ma­sı bi­lim­sel araş­tır­ma ve de­ğer­len­dir­me­le­re da­ya­lı ola­rak ya­pı­lır. Bil­gi ve tek­no­lo­ji üret­mek ve kül­tü­rü­mü­zü ge­liş­tir­mek­le gö­rev­li eği­tim ku­rum­la­rı ge­re­ğin­ce do­na­tı­lıp güç­len­di­ri­lir; bu yön­de­ki ça­lış­ma­lar mad­dî ve ma­ne­vî ba­kım­dan teş­vik edi­lir ve des­tek­le­nir.


Eği­ti­min ama­cı genç­le­re risk­ler ko­nu­sun­da far­kın­da­lık ver­me­ye¸ du­yar­lı­lık ge­liş­tir­me­ye yö­ne­lik ol­ma­lı­dır. Du­yar­lı­lık ge­liş­tir­me gay­ret­le­ri¸ bi­re­yin de­ğer yar­gı­la­rı­nı güç­len­dir­mek ve dav­ra­nı­şı­na olum­lu yön­de yan­sıt­mak ol­ma­lı­dır. Far­kın­da­lık so­nu­cu genç­ler iş­bir­li­ği ve yar­dım­laş­ma­ya uy­gun ha­le ge­li­yor.


Bil­gi¸ be­ce­ri ve de­ğer­le­rin ge­liş­me­si­ni te­min et­mek ge­re­kir. Böy­le­ce öğ­ren­me­yi ve bu­nun ger­çek­leş­me­si­ni sağ­la­mak ku­rum­la­rın¸ ki­şi­le­rin he­de­fi¸ gö­re­vi ol­ma­lı­dır. Öğ­ren­me te­orik dü­zey­de ol­ma­ma­lı­dır. Öğ­ren­me­de göz­lem¸ araş­tır­ma¸ de­ne­me¸ in­ce­le­me esas­tır. Öğ­ren­ci­ bil­dik­le­ri­ni test et­me­li¸ uy­gu­la­ma­ya koy­ma­lı­dır. Öğ­ren­dik­le­ri­nin ya­ra­rı­nı gö­rüp gör­me­di­ği tar­tış­ma­ya açılmalıdır. Öğrenme¸ ders­ler¸ prog­ram­lar Mil­lî Kim­li­ği mer­ke­ze al­ma­lı­dır. Mil­lî Kim­li­ği bes­le­mek¸ ge­liş­tir­mek dev­le­tin gö­rev­le­ri ara­sın­da­dır. Ço­cuk­la­ra ve er­gen­le­re mil­lî ve ma­ne­vî de­ğer­le­ri­mi­zi öğ­ret­me­li­yiz. Bu uy­gu­la­ma­la­rı ya­par­ken ev­ren­sel de­ğer­le­rin de göz ar­dı edil­me­me­si la­zım­dır. Ha­yat bo­yu öğ­re­nen¸ edin­di­ği bil­gi ve be­ce­ri­yi ha­ya­ta ge­çi­ren bi­rey­le­rin ye­tiş­ti­ril­me­sin­de öğ­ren­me¸ öğ­re­tim stra­te­jisi¸ yön­tem ve tek­nik­le­ri bü­yük önem ta­şı­mak­ta­dır.


Öğ­ren­me et­kin­lik­le­ri/ya­şan­tı­la­rı¸ öğ­ren­ci­le­rin ge­li­şim dü­zey­le­ri­ne uy­gun ve an­lam­lı ol­ma­lı­dır. Et­kin­lik­ler ger­çek­leş­ti­ri­lir­ken öğ­ren­ci­le­re ye­ter­li ve uy­gun ma­ter­yal sağ­lan­ma­lı­dır.


Öğ­ren­me ve öğ­ret­me et­kin­lik­le­ri ürün­le bir­lik­te sü­re­ce de yö­ne­lik ol­ma­lı ve öğ­ren­ci ba­şa­rı­la­rı­nın de­ğer­len­di­ril­me­sin­de bi­rey­sel fark­lı­lık­lar il­ke­si­ne dik­kat edil­me­li­dir. Öğ­ren­me ve öğ­ret­me et­kin­lik­le­rin­de yal­nız­ca bil­gi­yi ak­tar­mak de­ğil¸ bil­gi­yi ye­ni­den ya­pı­lan­dır­mak¸ ye­ni du­rum­la­ra trans­fer et­mek ve sen­tez yap­mak te­mel amaç ola­rak alın­ma­lı­dır. Öğ­ren­me ve öğ­ret­me et­kin­lik­le­rin­de öğ­ren­ci­le­rin ha­zır bu­lu­nuş­luk dü­zey­le­ri¸ al­gı ve gü­dü­le­ri¸ bi­rey­sel özel­lik­le­ri ve der­se ka­tı­lım­la­rı des­tek­len­me­li­dir. Öğ­ren­me; bel­li bir ama­ca yö­ne­lik ola­rak dü­zen­len­miş ha­yat­lar yo­luy­la edi­ni­len kog­ni­tif ye­ter­li­lik­le­ri¸ du­yuş­sal özel­lik­le­ri ve psi­ko­mo­tor be­ce­ri­le­ri kapsar. Öğrenme¸ ya­şam bo­yu sü­ren örün­tü­ler bü­tü­nü­dür. Öğ­ren­ci­de olum­lu bir ben­lik al­gı­sı ve şu­uru ge­liş­ti­ril­me­li­dir.


Her in­san¸ ha­ya­ta et­kin ve üret­ken bir bi­çim­de ka­tı­la­rak ken­di­ni ger­çek­leş­tir­me ih­ti­ya­cın­da­dır. Bu bağ­lam­da in­san do­ğa­sı¸ olum­lu ve ge­liş­ti­ri­le­bi­lir bir po­tan­si­ye­le sa­hip­tir. Öğ­ren­me ve öğ­ret­me sü­re­ci¸ öğ­ren­ci­ler ara­sın­da ya­rış­ma ve re­ka­bet gi­bi yı­kı­cı duy­gu­la­rı kö­rük­le­yen bir an­la­yış­la de­ğil; pay­laş­ma¸ iş­bir­li­ği ve da­ya­nış­ma gi­bi in­sa­ni bir or­tam­da yö­ne­til­me­li­dir. Öğ­ren­me ve öğ­ret­me sü­re­cin­de öğ­ren­ci­nin fi­zik­sel¸ top­lum­sal ve psi­ko­lo­jik sağ­lı­ğı­nı ko­ru­mak ve göz önün­de bu­lun­dur­mak esas ol­ma­lı­dır. Ay­rı­ca ay­nı öğ­ren­ci­nin bi­rey­sel ni­te­lik­le­ri ve sos­yo­kül­tü­rel dü­ze­yi de göz ar­dı edil­me­me­li­dir.


Öğ­ren­me­de¸ öğ­ret­me­nin ne yap­tı­ğı el­bet­te önem­li­dir. Fa­kat öğ­ren­ci­nin zi­hin­sel ve be­den­sel ka­pa­si­te­si¸ öğ­ren­me­de da­ha çok önem arz eder.


Öğ­re­ti­ci¸ öğ­ren­ci­le­ri mo­ti­ve eden¸ ye­ni ve öz­gün or­tam­lar ha­zır­la­ya­bi­len¸ ge­rek­ti­ğin­de reh­ber­lik eden¸ teş­his ko­ya­bi­len¸ öğ­ren­mek­ten bık­ma­yan ve sü­rek­li araş­tı­ran özel­lik­le­re sa­hip ol­ma­lı­dır. Eği­tim sa­ye­sin­de ço­cuk­la­ra ve genç­le­re ula­şa­bi­li­riz.


Eği­tim sa­ye­sin­de ço­cuk­la­ra is­te­ni­len fa­kat ama­cı giz­li ide­olo­ji­le­ri ver­mek müm­kün­dür.


Gü­ney Ko­re'yi unut­ma­mak ge­re­kir. Gü­ney Ko­re'yi kont­rol et­mek ve sö­mür­mek için di­ni­ne¸ kül­tü­rü­ne el at­mış­lar­dır. So­nun­da Gü­ney Ko­re hal­kı bü­yük öl­çü­de Hris­ti­yan ya­pıl­mış­tır.


Sö­mür­ge­ci­ler¸ te­rör ör­güt­le­ri ve uyuş­tu­ru­cu çe­te­le­ri¸ ço­cuk­la­ra ve genç­le­re el atar­lar. On­la­rı­na zi­hin­le­ri­ne nü­fuz eder­ler.


So­nuç: "Eği­tim­siz ve fa­kir top­lu­luk­lar mü­nev­ver ce­mi­yet­le­rin kö­le­si olur­lar."

Sayfayı Paylaş