ÇOCUKLARIN GELİŞİM DÖNEMLERİNE GÖRE "ALLAH"I ANLATMAK

Somuncu Baba

Çocukların girişimcilik duyguları anne babaları tarafından desteklenip¸ gerekli yönlendirmeler sağlıklı bir şekilde yapılırsa¸ çocukların girişimcilik duyguları gelişecektir. Çocukların çabaları anne baba ve çevresi tarafından engellenip¸ çocuk yalancılıkla suçlandığı zaman suçluluk duyguları gelişecektir.

İnsanın doğasında var olan fakat nasıl olduğu tam bilinmeyen¸ sevgi¸ korku¸ kin¸ öfke¸ hırs gibi duygular soyut olarak bulunmaktadır. Soyut kavramları¸ somutlaştırarak ya da benzetme yaparak açıklanabilmektedir. Ancak anlatılacakların içinde somutlaştırma ve benzetme yapılması mümkün olmayan "Allah" kavramı olunca bunun bu kadarda kolay olamayacağını göstermektedir.


a)  0-2 Yaş: Allah için Sevgi ve Güven Verin


Bu dönemde çocuklara Allah'ı anlatmaktan daha çok¸ Allah'ı anlatacak kişi ya da kişilerin¸ çocuğun temel güven duygusunu geliştirmesi gerekir. Temel güven duygusunu kazanan çocuklar¸ ilerde kendisine anlatana ve anlatılana güvenecektir. Eğer bu dönemde çocuklar¸ güven duygusu yerine güvensizlik duygusu kazanırsa ileride insanlara ve onların anlatacaklarına da güvenmemeyi öğreneceklerdir.


Bebeklik dönemi dediğimiz 0-2 yaşları arasında çocuklar¸ temel güven ya da güvensizlik duygusunu kazanırlar. Çocuğun temel ihtiyaçları dediğimiz; beslenme¸ uyku¸ ağrısının giderilmesi¸ altını ıslatma gibi ihtiyaçlarının zamanında karşılanıp karşılanmamasına bağlı olarak çocukta güven ya da güvensizlik duygusu gelişecektir.


Çocukla bu dönemde temas halinde olan anne ya da anne yerine geçen bakıcı; çocuğun temel ihtiyaçları zamanında karşılanıp karşılanmamasında büyük etkendir. Çocukların karnı zamanında doyurulup¸ uyku düzenine dikkat edilir¸ ağrıları zamanında giderilir ve altı da zamanında değiştirilirse çocukta temel güven duygusu gelişir. Bunun sonucunda da çocuklar ilerde güven duygusunun gelişmesine bağlı olarak kendine ve çevresindekilere güvenecektir.


Çocukların temel gereksinimleri olan karınlarının doyurulması¸ altlarının değiştirilmesi¸ uyku düzenleri ve ağrılarının giderilmesi konusunda gereken hassasiyet gösterilmezse; çocuklar güven duygusunu kazanamayacaklardır. Bunun sonucunda da çocuklar başta kendisi olmak üzere dış dünyaya karşı güvensiz biri olacaklardır.


Bu dönemi olumsuz geçiren çocuklar¸ ilerde kendilerine güvenemeyen¸ içine kapanık¸ sosyal ilişkileri zayıf birer kişiler olacaklardır. Bu kişiler ileriki dönemlerde sorumluluk almak istemeyen¸ güvensiz¸ kendisiyle ve çevresiyle barışık olmayan birer insan olacaklardır.  


Bu dönemde anne babalar¸ çocukların temel güven duygularını geliştirirken onlara en güzel şekilde sevgilerini de göstermelidirler. Yeterli sevgi görmeden büyüyen çocukların¸ başkalarını sevmekte zorluk çektikleri bir gerçektir. Bu itibarla başta Allah ve Peygamber olmak üzere¸ dinî değerleri çocuğa sevdirebilmek için çocuğu yeterli ve ölçülü bir şekilde sevmeleri gerekir. Ve en önemlisi bu sevgiyi de ona hissettirebilmeleri gerekir. Çünkü insanoğlu ancak sevildikten sonra sevebilmektedir.


b)  2-7 Yaş: Mesajlar Oyunla Verilmeli


Bu dönemde çocukların yürümeye başlamalarıyla birlikte¸ tanımak için her şeyi ellerine almaya çalışırlar. Çocukların tanıma amaçlı olarak her şeyi eline almaları¸ anne babaları tarafından desteklenirse çocuğun özerklik duygusu gelişecektir. Çocukların tanıma amaçlı olarak ellerine almaya çalıştıkları şeylerin anne babaları tarafından evi karıştırma olarak algılanıp "Onu elleme¸ yapma¸ etme…" denerek çocukların özerklik duyguları engellenirse¸ çocukların utangaçlık ve şüphe duyma duyguları gelişecektir.


Yine çocukların hayal dünyalarının geniş olmasından dolayı olmadık hayaller kurar ve bu hayalleri gerçekleştirmek için büyük çaba sarf ederler. Bu dönemde çocuklar hayallerle gerçekleri karşılaştırdıkları için çocukların hayalleri anne baba yalancılıkla suçlanır.


Çocukların girişimcilik duyguları anne babaları tarafından desteklenip¸ gerekli yönlendirmeler sağlıklı bir şekilde yapılırsa¸ çocukların girişimcilik duyguları gelişecektir. Çocukların çabaları anne baba ve çevresi tarafından engellenip¸ çocuk yalancılıkla suçlandığı zaman suçluluk duyguları gelişecektir.


Bu dönemi sağlıklı geçiren çocuklar¸ ileride kendi ayakları üzerinde duran¸ kendi kararlarını verebilen¸ bağımsız bir kişilik geliştirmiş olacaklardır. Bu dönem sağlıklı bir şekilde geçirilmezse yani özerkliği desteklenmeyip davranışlarından dolayı eleştirilip¸ her şeylerine karışılan bu çocuklar¸ utangaç ve şüpheci birer kişi olacaktır. Bunun sonucunda da çocuk ileride toplum içine karışmayıp kendi kabuğuna çekilen¸ yalnız kimseler olacaktır.


 Bu dönemde anne babaların en büyük hataları¸  çocukları katı disiplin içinde bağırıp çağırarak ve eleştirerek yetiştirmeye çalışmalarıdır. Bunun yerine anne babalar çocuklara karşı yaklaşımları da sevgi¸ şefkat¸ hoşgörü şeklinde olmalıdır.


Çocuklar bu dönemde somut zekâ devresinde oldukları için akıl yürütme becerileri gelişmediği için çocuklar söylenenleri dinleyebilir ve anlayabilirler. Fakat muhakeme yapamazlar


Okul öncesi dediğimiz bu çağlardaki çocuklara Allah'ı soyut olarak anlatmak yerine daha çok¸ çocuğun gönlüne hitap edebilecek oyun ve el becerilerinden yararlanarak anlatmak gerekir. Çocuklarla oyun oynarken dinî içerikli kelimeler telaffuz edilerek¸ dinî değerleri sevebilecek mesajlar verilmelidir. Resimlerde ise Kâbe resmi¸ cami¸ minare resmi¸ namaz kılan¸ Kur'an okuyan çocuk gibi dini sembolize edebilecek unsurlardan yararlanılabilir. Yine çocuklara alınacak hediye (takke¸ başörtü¸ oyuncak) ve kitaplarda (boyama ve okuma kitapları) dini sembolize edecek unsurların bulunmasına dikkat edilmelidir.


c)  7-10 Yaş: Nasihat Yerine Model Olmalı


Bu dönem çocukların duygularının durulduğu¸ çatışmalardan uzak¸ eğitim ve öğretimin verilebileceği en uygun dönemdir. Önceki dönemlerde çocuklar için temel bir bölge veya temel bir etken varken¸ bu dönemde böyle bir durum söz konusu değildir. Bu dönem çocukların zihinsel gelişimleri öğrenmeye hazır olarak bilgi ve becerileri alabilecekleri olgunluğa eriştikleri bir dönemdir.


Önceki dönemlerde çocuklar¸ kendilerini anne babalarının bir uzantısı olarak görürken¸ bu dönemde ayrı bir kişi olduklarının farkına varırlar. Çocuklar önceki dönemde toplum ve çevreyi ailenin değerlerine göre tanımlarken¸ bu dönemde ise kendilerine göre algılar ve o şekilde tanımlarlar.


Bu dönemde çocuklar kendi yeteneklerinin farkına vardıklarından çocukların somut zekâ evresini dikkate alarak yeteneklerine uygun yönlendirmeler yapılmalıdır. Bu dönemde çocukların zekâları somut evrede de olsa olaylar arasında akıl yürütme ve bağlantı kurabilirler. Çocuklara verilecek eğitim sevgiye dayalı ve somutlaştırılarak verilmelidir.


Çocuklar¸  bu dönemde de anne babalarının nasihatlerinden daha çok davranışlarını model alırlar. Söz dinlemeleri¸ yalan ve kötü söz söylememeleri için nasihat etmek yerine¸ çocuğa en güzel şekilde model olmak gerekir. Çocukların olumsuz davranışlarına müdahale edilecekse¸ doğru davranışları örnek göstererek kısa ve öz bir şekilde yapılmalıdır


Soyut zekâya doğru geçiş süreci olan bu dönem¸ ailenin anlattıkları dini değerlere arkadaş çevresinde anlatılanlarda eklenecektir. Çocuklar arkadaş çevresinde öğrendiklerini¸ evde pekiştirme adına uygulamaya çalışacaktır. Çocukların anlattıklarına verilecek geri bildirimler¸ çocukların Allah tasavvuru konusunda düşüncelerini etkileyecektir.


Bir gün bir kız çocuğu kurs hocasına:


– Hocam arkadaşlarım başını açanları¸ Allah saçlarından tavana asarak cehennemde cayır cayır yakacağını söylüyorlar¸  der. Toplumumuzun çocuklara dinî değerlerin nasıl anlatıldığını gösteren ibretlik bir ifadedir.


Hoca da çocuğun psikolojisini çok iyi anlamış olacak ki¸ çocuğun cezadan çok Allah'tan kaygılandığını anlar ve hem çocuğun sorusunu cevaplamak hem de Allah'ın kötü biri olmadığını anlatmak için;


 – Hayır¸ evladım! Allah hiç kimseyi başı açık diye cehennemde cayır cayır yakmaz. Allah çocukları da saçlarını kapatanları da çok sever. Allah sevdiklerini de cennetine koyar¸ diye cevaplandırır.


 Çocuk büyük ihtimalle Allah'ın kötü biri olmadığını¸ insanları cezalandırmak istemediğini hatta çocukları çok sevdiğini anlamış ve rahatlamış olacaktır. Burada yapılmak istenen ne olursa olsun çocuklara Allah'ın cezalandırıcı değil¸ affedici olduğu mesajının verilmesidir.


Akıl yürütme ve olaylar arasında bağlantının kurulabildiği bu dönmede¸ Allah kavramı korkuya dayalı verildiği takdirde çocuklar¸ anne babalarının anlattıklarını önemseyecektir. Bu durumda çocuklar¸ Allah'ı kötü biri olarak algılayacağından sorgulamayı ve araştırmayı olumsuz yönde yapacaktır. Sorgulama da anne babayı model alış şekliyle olacağından Allah kavramı güzellikle ve sevgiyle anlatılmalıdır.


d)   10 Yaş ve Ergenlik: Dinî Sorumluluklar Yüklenmeli


Çocukların ergenliğe giriş süreci ve dinî sorumluluklarının yükümlü olduğu bu dönemde soyut zekânın gelişmesine bağlı olarak da anlatılanları kavrayabileceği bir dönemdir.


Çocuklara Allah sevgisi ve Allah korkusu telkini ancak bu yaşlardan sonra vicdan gelişimine mümkün olabilmektedir. Yine bu dönemde de çocuklara Allah'ı anlatırken model olunarak ve sevdirerek anlatılmalıdır. Çocuklar¸ anlatılanları doğru anlayabilecekleri için bilgileri doğru kaynaktan ve doğru bir şekilde verilmelidir. Çocuklara bu değerler verilirken de korkutarak değil sevdirerek verilmelidir.

Sayfayı Paylaş