EV­Lİ­LİK­TE GE­ÇİM­SİZ­LİK NA­SIL ÇÖ­ZÜ­LÜR?

Somuncu Baba

Ka­dın ve er­kek¸ bi­r a­ra­ya ge­le­rek ev­li­li­ği oluş­tu­rur­lar. Bu bir­lik­te ya­şa­may­la¸ ev­li­lik ön­ce­si "ben" ve "sen" ye­ri­ne¸ "biz" ya­şan­tı­sı or­ta­ya çı­kar. Bu ya­şan­tı­nın sür­dü­rü­le­bil­me­si¸ ka­dın­la er­ke­ğin gel­dik­le­ri ai­le ya­pı­sı­na ve ge­rek­li ile­ti­şi­mi kur­ma­la­rı­na bağ­lı­dır. Eş­le­r a­ra­sın­da ile­ti­şim bo­zuk­lu­ğu var­sa¸ ai­le dü­ze­ni alt üst olur¸ ge­çim­siz­lik mey­da­na çı­kar. Bu ile­ti­şim bo­zuk­lu­ğu­nun te­mel se­be­bi¸ ka­dın ve er­ke­ğin "biz" ya­şa

Ka­dın ve er­kek¸ bi­r a­ra­ya ge­le­rek ev­li­li­ği oluş­tu­rur­lar. Bu bir­lik­te ya­şa­may­la¸ ev­li­lik ön­ce­si "ben" ve "sen" ye­ri­ne¸ "biz" ya­şan­tı­sı or­ta­ya çı­kar. Bu ya­şan­tı­nın sür­dü­rü­le­bil­me­si¸ ka­dın­la er­ke­ğin gel­dik­le­ri ai­le ya­pı­sı­na ve ge­rek­li ile­ti­şi­mi kur­ma­la­rı­na bağ­lı­dır. Eş­le­r a­ra­sın­da ile­ti­şim bo­zuk­lu­ğu var­sa¸ ai­le dü­ze­ni alt üst olur¸ ge­çim­siz­lik mey­da­na çı­kar. Bu ile­ti­şim bo­zuk­lu­ğu­nun te­mel se­be­bi¸ ka­dın ve er­ke­ğin "biz" ya­şan­tı­sı­nı be­nim­se­me­me­le­ri¸ kül­tür ve ki­şi­lik fark­lı­lık­la­rı gi­bi uyum­suz­luk­lar­dan kay­nak­la­nır. Ge­çim­siz­lik ön­ce ai­le­de bu­lu­nan fertlerin psi­ko­lo­ji­le­ri­ni olum­suz et­ki­ler. Da­ha son­ra ça­tış­ma¸ sür­tüş­me ve tartışma­la­ra yol açar¸ en kö­tü ih­ti­mal­le ise bo­şan­may­la son­la­nır.


Sü­rek­li ge­çim­siz­lik or­ta­mın­da ye­tiş­miş ka­dın ve er­ke­ğin ev­li­lik­le­rin­de de ço­ğun­luk­la ay­nı olum­suz¸ sağ­lık­sız or­tam söz­ ko­nu­su ola­cak­tır. Ya­ni ge­çim­siz ai­le­le­rin ço­cuk­la­rı da böy­le ev­li­lik­le­re aday de­mek­tir.


 


Ki­şi­lik­ler­de Uyuş­ma


Geç­miş­te ka­za­nı­lan ki­şi­lik ve huy­lar¸ ev­li­lik­te de­ğiş­me­den ka­lır­sa¸ "biz" hayat anlayışına uyum sağ­la­mak güç olur. Bu du­rum­da ev­li­lik eş­ler­den bi­ri­nin fe­da­kâr­lı­ğın­da bazen bir sü­re¸ ba­zen de so­nu­na ka­dar sür­dü­rü­lür. Bu fe­da­kâr­lı­ğı¸ özel­lik­le ka­dın gös­te­rir.


Ruh­sal uyum­suz­luk ki­şi­lik ya­pı­sın­dan kay­nak­la­nır. Mi­zaç­la­rı¸ ze­kâ se­vi­ye­le­ri¸ ki­şi­lik özel­lik­le­ri¸ ka­rak­ter­le­ri ara­sın­da bü­yük fark olan eş­le­rin an­laş­ma­la­rı çok zor­dur. Üs­te­lik ki­şi­lik ya­pı­sı­nın bu fark­la­rın­dan kay­nak­la­nan özel­lik­le­rin za­man­la de­ğiş­me ih­ti­ma­li çok sı­nır­lı¸ hat­ta im­kân­sız­dır.


Sos­yal uyum­suz­luk¸ ço­ğun­luk­la eş­le­rin ev­len­me­den ön­ce ya­şa­dık­la­rı çev­re­ler­de­ki kül­tür fark­la­rın­dan kay­nak­la­nır. Kül­tür far­kı ile­ti­şim için ge­rek­li olan or­tak duy­gu ve dü­şün­ce­le­rin oluş­ma­sı­nı da en­gel­ler.


 


Ai­le­le­rin Et­ki­si


Eş­ler ara­sın­da­ki ça­tış­ma ve tar­tış­ma gi­de­rek ai­le­le­rin di­ğer fert­le­ri­ne de ya­yı­lır. Eş­ler ara­sın­da­ki ge­çim­siz­li­ğe ka­dın ve er­ke­ğin¸ an­ne ve­ya ba­ba­sı­nın ya da hep­si­nin ka­rış­ma­sı¸ tam bir kar­ga­şa or­ta­mı­na se­bep olur¸ prob­lem­ler büs­bü­tün çık­ma­za gi­rer. Ka­rı-ko­ca­nın ge­çim­siz­li­ği ai­le­ler ve ya­kın­la­rı için bir say­gın­lık ve üs­tün­lük mü­ca­de­le­si­ne dö­nü­şür. Ge­çim­siz­lik¸ eş­ler ara­sın­da­ki her tür­lü iliş­ki­yi olum­suz şe­kil­de et­ki­ler. Eş­ler ara­sın­da­ki his­sî bağ ko­par. Sev­gi¸ say­gı ve gü­ven aza­lır ve tar­tış­ma­lar or­ta­ya çı­kar. Kar­şı­lık­lı kü­çük dü­şü­rü­cü ko­nuş­ma­lar¸ suç­la­ma­lar ya­pı­lır. Ger­gin­lik ar­tar¸ ağız kav­ga­la­rı¸ ba­ğı­rıp ça­ğır­ma¸ vu­rup kır­ma¸ hat­ta da­ya­ğın da ek­len­me­siy­le ka­rı-ko­ca için ha­yat çe­kil­mez olur.


 


Mut­lu Ev­li­li­ğin Te­mel Pren­si­bi


Ba­zı ki­şi­ler ni­çin kö­tü ev­li­lik yap­tık­la­rı­na ha­yıf­la­nıp du­rur­lar. Hâlbuki za­ma­nı boş ye­re tü­ke­te­cek­le­ri­ne¸ ha­ya­tın ken­di­le­ri ve eş­le­ri için da­ha zevk ve­ri­ci¸ do­yu­ru­cu ol­ma­sı yo­lun­da har­ca­ma­la­rı akıl kâ­rı­dır. Tüm ai­le­yi mut­lu eden olay ve du­rum­la­rı be­lir­le­yip bun­la­rı el­den gel­di­ğin­ce ço­ğalt­ma­lı­dır. Her duy­gu gi­bi¸ mut­lu­lu­ğun da pay­la­şıl­dık­ça¸ bir­lik­te özen gös­ter­dik­çe ge­li­şen bir duy­gu ol­du­ğu unu­tul­ma­ma­lı­dır. Mut­lu ev­lilik­te te­mel pren­sip eş­le­rin bir­bir­le­rin­den ay­rı mut­lu­luk an­la­yış­la­rı ya­nın­da¸ bir­bir­le­riy­le or­tak olan mut­lu­luk an­la­yı­şı­nı da ge­liş­ti­re­bil­me­le­ri­dir. Ev­li­lik için­de or­tak ça­ba har­can­ma­dık­ça mut­lu­luk­tan söz edi­le­mez.


 


Ki­şi­li­ğe Say­gı ve Sev­gi Bi­r A­ra­da


Eşe du­yu­lan il­gi ve sev­gi¸ söz ve ha­re­ket­ler­le bel­li edil­me­li­dir. Sev­gi ve say­gı­nın en iyi an­la­tı­mı iç­ten il­gi gös­ter­mek­te­dir. Bir ki­şi eşi­nin duy­gu ve dü­şün­ce­le­ri­ne ne ka­dar il­gi gös­te­rir­se¸ ona in­san ola­rak ne ka­dar de­ğer ver­di­ği­ni is­pat­la­mış olur. Sev­mek ve se­vil­mek¸ tüm in­san­lar­da te­mel bir ih­ti­yaç­tır.


Ka­rı ve­ya ko­ca­nın ha­ta­lı bir dav­ra­nı­şı­nı eleş­ti­rir­ken ki­şi­li­ği he­def alın­ma­ma­lı­dır. Eşin dış gö­rü­nü­şü¸ gi­yi­mi ve dav­ra­nış­la­rı baş­ka­la­rıy­la kı­yas­la­nıp olum­suz bu­lu­nan yön­le­ri­nin suç­la­yı­cı bi­çim­de or­ta­ya kon­ma­sı¸ hiç hoş de­ğil­dir. Özel­lik­le baş­ka­la­rı­nın ya­nın­da eleş­tir­mek­ten ve onu kü­çük dü­şür­mek­ten ke­sin­lik­le ka­çın­ma­lı­dır. Ter­si­ne baş­ka­la­rı­nın ya­nın­da eşe des­tek olun­ma­lı¸ onun iyi yön­le­ri be­lir­ti­le­rek övül­me­li­dir.


Tar­tış­ma­lar Ne Za­man Baş­lar?


Ai­le için­de sür­tüş­me ve tar­tış­ma­lar¸ ço­ğun­luk­la er­ke­ğin eve dön­dü­ğü ak­şam sa­at­le­rin­de­ki ko­nuş­ma­lar sı­ra­sın­da or­ta­ya çı­kar. Eş­ler gün­lük ça­lış­ma­nın yor­gun­lu­ğu için­de ol­duk­la­rın­dan¸ ko­lay­ca kı­zıp öf­ke­len­mek ve kar­şı sal­dı­rı­ya geç­mek eği­li­mi­ni ta­şır­lar. He­le eş­le­rin her iki­si de ça­lı­şı­yor­sa eve dö­nüş sa­ati ge­ri­li­min en yo­ğun ol­du­ğu za­man­dır.


Ak­şam­la­rı kız­gın­la­şan eş­ler¸ mu­hak­kak bu­nun se­bep­le­ri­ni araş­tır­ma­lı­dır. Bu­nu ya­par­ken el­den gel­di­ğin­ce ob­jek­tif ol­ma­lı¸ pe­şin hü­küm­ler­den ka­çın­ma­lı­dır. Baş­ka­la­rın­dan ve­ya baş­ka se­bep­ler­den kay­nak­la­nan öf­ke ve küs­kün­lük­ler¸ eşe ak­ta­rıl­ma­ma­lı­dır. Kız­gın­lık¸ kır­gın­lık¸ en­di­şe gi­bi olum­suz duy­gu­la­rı içi­ne atıp bi­rik­tir­me­me­li­dir. Tar­tış­ma­nın in­san ya­pı­sı için fay­da­lı fonk­si­yo­nu ol­du­ğu unu­tul­mama­lı­dır. Bü­tün duy­gu ve dü­şün­ce­ler eş­le pay­la­şıl­ma­lı­dır. Eğer bir­ şe­ye sı­kı­lıp üzül­müş­sek ve bu­nu eşi­mi­zi üz­me­mek için on­dan sak­lı­yor­sak¸ bu­nu sez­me­si¸ onu da­ha çok en­di­şe­len­di­rip üze­cek­tir.


Geç­mi­şe De­ğil Ge­le­ce­ğe Yö­nel­me­li


Eş­le iliş­ki­le­ri¸ geç­mi­şe dö­nük piş­man­lık­lar¸ suç­la­ma­lar ve kır­gın­lık­lar üze­rin­de de­ğil¸ ge­le­ce­ğe yö­ne­lik or­tak he­def­ler¸ ümit­ler ve bek­len­ti­ler üze­rin­de kur­ma­ya gay­ret et­me­li­dir. Duy­gu ve dü­şün­ce alış­ve­ri­şi bu yön­de yo­ğun­laş­tı­rıl­ma­lı­dır. Bu­nu ya­par­ken¸ mut­lu­lu­ğun ço­ğu za­man ile­ri­ye dö­nük bek­len­ti­ler­den kay­nak­lan­dı­ğı unu­tul­ma­ma­lı­dır.


 


Pat­la­ma Nok­ta­sı­na Gel­me­den Ko­nuş­ma­lı


Gö­rü­nen o ki¸ çift­ler tar­tış­ma­yı şe­kil ola­rak bil­me­mek­te­dir. Bu­nun so­nu­cun­da da ev­li­lik­le­rin bir kıs­mı bo­şan­ma ile so­nuç­lan­mak­ta­dır. As­lın­da za­man za­man çift­le­rin tar­tış­ma­ya da ih­ti­yaç­la­rı var­dır. Prob­lem çık­ma­sın di­ye¸ bü­tün prob­lem­ler hasıraltı edi­lir­se¸ ade­ta don­du­ru­lur­sa bir gün üst üs­te yı­ğı­lan prob­lem­ler ağır sı­kın­tı­la­ra yol aça­bi­lir. İs­tek­le­ri­ni de­vam­lı bas­tı­ran ki­şi¸ bir sü­re son­ra bu bas­kı­la­ra da­ya­na­maz ha­le ge­lir. Da­ha son­ra ise¸ bu is­tek­ler bir bu­har ka­za­nı gi­bi pat­lar. Bu pat­la­ma nok­ta­sı­na gel­dik­ten son­ra olu­şan ha­sar¸ çok da­ha bü­yük olur.


Eğer bü­tün prob­lem­ler za­ma­nın­da ko­nu­şu­la­rak çö­zü­mü ara­nır­sa¸ bu nok­ta­ya gel­me­den çö­züm­len­miş¸ en azın­dan da­ha ha­fif ha­sar­la at­la­tıl­mış olur.


Sayfayı Paylaş