ARZU VE İHTİYAÇLARI SEBEBİYLE HERKESİN YÖNELDİĞİ, YÜCELER YÜCESİ, HER ŞEYDEN MÜSTAĞNÎ OLAN: ES-SAMED

Somuncu Baba

es-Samed¸ Yüce Allah'ın sübûtî sıfatları arasında da yer alır. Herkesin ihtiyaçlarının giderilmesinde ellerini kaldırıp¸ gönlünden geçirdiklerini diline dökerek yalvardığı¸ talepte bulunduğu Yüce varlık kemal kendisine ait olan sadece Allah'tır; O'ndan başka maksûd¸ mâbûd ve matlûb yoktur; O¸ şerefinde mükemmel olan eş-Şerîf¸ azametinde mükemmel olan el-Azîm¸ hilminde mükemmel olan el-Halîm¸ nihâyetsiz zenginliğinde mükemmel olan el-Ganî¸ ilminde nihâyetsiz el-Alîm¸ hikmetinde zirve olan el-Hakîm'dir; bütün şeref ve az

Arapça'da "samed"¸ bir şeye doğru yönelmek mânâsındaki samd kökünden türemiş bir sıfat olup¸ "kendisine yönelinen¸ ihtiyaçların giderilmesi için başvurulan makam" demektir.[1] Bir başka açıdan samed¸ kendisi olmadan hiçbir şeyin üstesinden gelinemediği¸ tamamlanamadığı¸ ihtiyaç halinde kendisine yönelinen¸ kendisine itaat edilen" mânâlarına gelir. Bu anlamda tek samed¸ Allah (c.c)'tır. O¸ biriciktir¸ her şey O'na aittir¸ her şeyin yegâne mercii ve maksûdu O'dur. Gerçekte en mükemmel ve tek samed O'dur. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de Yüce Allah'ın en güzel isimleri arasında yer alan es-Samed şöyle geçer:


"De ki: O¸ Allah'tır¸ bir tektir. Allah Samed'dir. (Herşey O'na muhtaçtır; O¸ hiçbir şeye muhtaç değildir)."[2]


Görüldüğü gibi es-Samed¸ ilâhî isimler arasında yer alır.


Yerine göre es-Samed¸ Yüce Allah'ın selbî sıfatları arasında sayılır. Bu mânâda¸ yemeyen¸ içmeyen¸ kendisine âfet ârız olmayan¸ kendisinde hiçbir kusur ve ayıp bulunmayan¸ yaratılmışlardan hiçbirinin sıfatıyla sıfatlanmayan¸ bâkî ve dâimi olan O'dur.


Diğer taraftan yerine göre es-Samed¸ Yüce Allah'ın sübûtî sıfatları arasında da yer alır. Herkesin ihtiyaçlarının giderilmesinde ellerini kaldırıp¸ gönlünden geçirdiklerini diline dökerek yalvardığı¸ talepte bulunduğu Yüce varlık kemal kendisine ait olan sadece Allah'tır; O'ndan başka maksûd¸ mâbûd ve matlûb yoktur; O¸ şerefinde mükemmel olan eş-Şerîf¸ azametinde mükemmel olan el-Azîm¸ hilminde mükemmel olan el-Halîm¸ nihâyetsiz zenginliğinde mükemmel olan el-Ganî¸ ilminde nihâyetsiz el-Alîm¸ hikmetinde zirve olan el-Hakîm'dir; bütün şeref ve azamet çeşitlerinin en mükemmeli sadece ve sadece kendisine özgü olan yegâne varlık¸ Allah (c.c)'tır.


Es-Samed: Herkesin Kendisine Muhtaç Olduğu Varlık.


Es-Samed¸ herkesten müstağnî ve herkes kendisine muhtaç. Bütün sıfatlarında ve işlerinde kâmil;  rağbet edilen şeylerde istenen¸ musîbetlerden sığınılan¸ mağlup olmayan gâlip¸ dilediğine hükmeden¸ dilediğini yapan¸ kullarının üzerine egemen ve vahdaniyyet sıfatıyla muttasıf olan; her türlü ayıptan¸ her türlü kusurdan berî olan¸ mağlup olmayan¸ mağlup eden. Yüce Allah'ın hükmünü kontrol edecek¸ icraatını engelleyecek başka bir güç ve otorite yoktur.[3]


Es-Samed¸ boşluğu¸ eksiği ve ihtiyacı olmayan¸  muhtaç olanların ihtiyaçlarını gören¸ yemeyen içmeyen¸ ama yediren¸ içiren O'dur.


Es-Samed¸ ölümsüz diri olan¸ miras bırakmayan. Çünkü O¸ doğmadı ki ölsün. Ölen bir varlık değil ki geride miras bıraksın. O¸ ne ölür ve ne de miras bırakır. "O'ndan çocuk olmamıştır. (Kimsenin babası değildir). Kendisi de doğmamıştır. (Kimsenin çocuğu değildir)."[4]


 Kur'an-ı Kerim'de özellikle Allah'ın "Samed" oluşunun vurgulanması¸ O'ndan başkasına ilâhlık isnat eden kimselere bir reddiye¸ bir cevap vermedir. Bunların başında Hıristiyanlar gelmektedir. Onlar Hz. İsa (a.s.)'a Allah'ın oğlu¸ Hz. Meryem vâlidemize de eşi diyorlardı. Buna Yahudilerin Hz. Uzeyir (a.s.)'ı Allah'ın oğlu olarak nitelendirmeleri de eklenebilir. Kur'an-ı Kerim'de Hz. İsa ve annesi Hz. Meryem'e tanrısallık isnat edenlere şöyle cevap verilir: "Meryem oğlu Mesih¸ sadece bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler geldi geçti. Onun annesi de dosdoğru bir kadındır. (Nasıl ilâh olabilirler?) İkisi de yemek yerlerdi. Bak¸ onlara âyetlerimizi nasıl açıklıyoruz. Sonra bak ki¸ nasıl da (haktan) çevriliyorlar?"[5]


Es-Samed: Allah'ın Birliğinin Niteliksel Anlatımı.


Görüldüğü gibi bu âyette Hz. İsa (a.s.) ile annesine ilâhlık isnat edenlere karşı "İsa ve annesi yemek yerlerdi." diye ihtiyaç sahibi oldukları vurgulanmış¸ muhtaç olan varlıkların ilâh olamayacağı anlatılmıştır. Samed sıfatıyla muttasıf olan tek varlık¸ Yüce Allah'tır. O'nun dışında bulunan bütün yaratılmış¸ âciz¸ ihtiyaç sahibi varlıklar olup¸ hiçbirisine ilâhlık izafe edilemez.


Sonuç¸ mükellef varlık olan bizlerin Yüce Allah'ın bu güzel isminden çıkaracağı birçok öğüt ve hikmet dersi vardır. Bir defa hepimiz ilâhî teklife muhâtap olan mükellef varlıklarız. Samediyyet ve vahdaniyyet sadece Allah'a mahsustur. Her sorumluluk sahibi mü'min bunu bilmelidir. İnsan¸ her yönüyle muhtaç bir varlıktır. Eğer insan¸  elini ve dilini¸ iyilik yolunda insanların ihtiyaçlarının karşılanması için kullanırsa¸ es-Samed isminden nasibini almış olur. Bununla birlikte mutlak Samed¸ bütün ihtiyaçlarda kendisine müracaat edilen Yüce Allah'tır. Herkes O'na muhtaç¸ O ise¸ kimseye muhtaç değildir.


 


 


 


 






[1] El-İsfehânî¸ Müfredât¸ s. 422.



[2] 112/İhlâs¸ 1-2.



[3] Beydâvî¸ Şerhu Esmâillâhi'l-Hüsn⸠s. 306.



[4] 112/İhlâs¸ 3.



[5] 5/Mâide¸ 75.

Sayfayı Paylaş