ÇOCUKLARDAKİ İSTEK NEDEN BİZDE YOK?

Somuncu Baba

"Sonuç ne olursa olsun ve sonucu neye bağlarsanız bağlayın¸
çocukların isteklerini gerçekleştirmede ve buna bağlı olarak
engeller karşısında mücadelelerinde bizlerin de çocuklardan
öğreneceğimiz birçok şeyin olduğunu düşünüyorum."

Çocukluğumuzdaki istek ve arzularımızı koruyabilmiş olsaydık¸ şimdiki konumumuz belki daha farklı olurdu diye düşünüyorum. Çünkü bizler; bir şey istediğimiz zaman karşımıza çıkan en küçük engellerde ya onu istemekten vazgeçeriz ya da elde etmek için fazla gayret göstermeyiz.


Bizler isteklerimizi çocukluğumuzdaki gibi arzulamış olsaydık ne güzel olurdu. Yine isteklerimizi elde etmek için karşımıza çıkan engellerle çocukluğumuzdaki gibi mücadele etmiş olsaydık inanın konumumuz şimdiki konumumuzdan daha farklı olurdu.


Bazen düşünüyorum da acaba bizi bu şekilde mi yetiştirdiler? Uslu uslu oturan¸ hiçbir şeye karışmayan¸ büyüklerin her dediğini sorgulamadan kabul eden biri mi olmamız istendi? Ya da risk almamak adına "…bin nasihati" mi yeğledik? Yahut bize önümüze bir engel çıktığı zaman mücadele etmek yerine pes eden¸ araştırıp soruşturmak yerine kimseyi rahatsız etmeyen¸ bağımlı¸ hazırcı ve eldekiyle yetinen bir insan olmamız mı öğretildi?


Her şeye rağmen bazı insanlar etliye sütlüye karışmak istemezken bazı insanlar da tuttuğunu koparacak istek vardır. Bunu ister genetiğe¸ ister yetiştirme şekline¸ isterseniz toplumun değerlerine bağlayınız.


Sonuç ne olursa olsun ve sonucu neye bağlarsanız bağlayın¸ çocukların isteklerini gerçekleştirmede ve buna bağlı olarak engeller karşısında mücadelelerinde bizlerin de çocuklardan öğreneceğimiz birçok şeyin olduğunu düşünüyorum.


Çocukların istediklerini aldırma ve dediklerini yaptırma konusunda ağlamalarına¸ sızlanmalarına hepimiz şahit olmuşuzdur. Çocukların olmadık isteklerine karşı; "Yok yok"un¸ "Hayır"ın¸ "Sus sus"un¸ nasihatin ve hatta cezanın dahi fayda etmediğini biliyoruz. Çocukların olmadık istediğine karşı bizim tepkimiz ise; sadece "Al şunu da¸ kapat çeneni!" olur.


Arabayı yeni aldığım zamanlarda¸ kızımı okuluna yürüyerek götürmek için yola çıktığımda üç yaşındaki oğlum arabayı görünce "Düt dütüme (arabaya) bineceğim." diye ağlamaya başladı. Hatta kendini yerden yere atmaya¸ yerlerde yuvarlanmaya başladı. Kucağa almak fayda etmediği gibi yoldan gelip geçenler onun içinde çok da önemli değildi. Onun tek isteği vardı¸ o da arabaya binebilmekti. O da olmayınca isteğini elde etmek için kendince yapabileceğinin en iyisini yaparak¸ karşısındakini pes ettirmeye çalışıyordu.


Benim bu olayda dikkatimi çeken şey; biz yetişkinlerin haklı isteklerini gerçekleştirmede bu kadar istekli davranmadığımızdır. Eğer biz yetişkinler¸ istek ve arzularımızı bu şekilde istemiş olsaydık¸ önümüze çıkan engeller bizi yıldırmadığı gibi yoldan gelip geçenlerin garip bakışlarına aldırmadan cesaretle yolumuza devam ederdik.


Biz yetişkinlerin yine de çocuklardan öğrenecek çok şeylerin olduğunu düşünüyorum. Keşke onlardan öğrenecek bir şeylerimizin olduğunu anlayıp farkına varabilsek. Bu farkındalığımızı da davranışa dönüştürebilsek. İnanın o zaman amacımız¸ cesaretimiz¸ güvenimiz¸ hedefimiz farklı olduğu gibi konumumuz¸ statümüz hatta hayatımız şimdikinden çok daha farklı olurdu.


Neden olmasın? Çünkü olmayacak bir nedenimiz olmazdı.

Sayfayı Paylaş