SOMUNCU BABA VE HULÛSİ EFENDİ

Somuncu Baba

12 Ağustos 1914 Pazartesi sabahı Darende'de dünyayı teşrif etmiştir. Soy bakımından 12. kuşaktan Somuncu Baba'ya oradan da Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimize ulaşan nesebiyle 36. kuşaktan Peygamberimizin soyundandır. Babası Seyyid Hatip Hasan Efendi¸ annesi Seyyid İbrahim Taceddin-i Veli evladından Fatıma Hanım'dır. Her iki yönden de Peygamber Efendimizin nesl-i pakindendir. Somuncu Baba Hazretleri döneminden günümüze kadar silsile-i sadatın yaptığı manevî görevi üstlenmiş¸ olağanüstü hizmetlerde bulunmuştur.

Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi (k.s)  (1914-1990)


12 Ağustos 1914 Pazartesi sabahı Darende'de dünyayı teşrif etmiştir. Soy bakımından 12. kuşaktan Somuncu Baba'ya oradan da Hz. Muhammed (s.a.v.) Efendimize ulaşan nesebiyle 36. kuşaktan Peygamberimizin soyundandır. Babası Seyyid Hatip Hasan Efendi¸ annesi Seyyid İbrahim Taceddin-i Veli evladından Fatıma Hanım'dır. Her iki yönden de Peygamber Efendimizin nesl-i pakindendir. Somuncu Baba Hazretleri döneminden günümüze kadar silsile-i sadatın yaptığı manevî görevi üstlenmiş¸ olağanüstü hizmetlerde bulunmuştur.


Osman Hulûsi Efendi kendi ismiyle anılan vakfı 1986 yılında ‘Her canlıya hizmet' şiarıyla kurmuştur. Kendisi hayatını hayır işlerine vakfetmiştir. Onun hayır işleri sadece Darende ile sınırlı kalmamış¸ tüm ülke geneline yayılmıştır. O fikrini¸ zikrini¸ zihnini¸ sohbetini ve bütün hayatını insanlığa adayan ve toplumun istifadesine sunan¸ ilim¸ irfan ve irşadıyla gönülleri imar eden nakşibendi mürşididir. Dîvân şiirinin 20. yüzyıldaki örnek temsilcisi¸ büyük mutasavvıf ve şairdir. Yazmış olduğu Nasihat'i âleme şümuldür.


Âlemi sen kendinin kölesi kulu sanma/Sen hakk için âlemin kölesi ol kulu ol…


Osman Hulûsi Efendi¸ Xll. yüzyılda Hoca Ahmet Yesevî ile başlayıp Yunus Emre¸ Mevlâna¸ Niyazi Mısrî¸ Aziz Mahmud Hüdayî¸ gibi isimlerle devam eden tasavvufî Türk şiirinin XX. yüzyıldaki en önemli temsilcisidir. Tasavvufî Türk edebiyatı çerçevesinde ilahi aşk ile yazdığı şiirlerini “Dîvân-ı Hulûsî-i Dârendevî” adı altında bir arada toplamıştır. Şiirlerindeki esas gaye insanları irşad etmektir. Şiirlerini tasavvufî derinlik ve manevî neşveyle¸ insanları hayra ve doğruya yöneltme amacıyla her türlü sanat kaygısından uzak olarak yazmıştır.


Garazsız hem ivazsız hizmet et her canlıya/Kimsesizin düşkünün ayağı ol eli ol…


Osman Hulûsi Efendi'nin Nasihatnâme özelliği taşıyan diğer eseri “Mektûbat-ı Hulûsî-i Dârendevî”dir. İrşad vazifesinin yanı sıra sosyal faaliyetleri ve yaptırdığı eserlerle tanınan Osman Hulûsi Efendi Şeyh Hamid-i Velî Camii imam ve hatipliği sırasında yazarak irad etmiş olduğu hutbeleri “Şeyh Hamid-i Velî Minberinden Hutbeler” ismiyle neşredilmiştir.


Osman Hulûsi Efendi'nin hoşgörüsü¸ insanlara karşı yaklaşımı¸ âli cenaplığı¸ yardım severliği gibi güzel hasletleri insanları hayranlık içerisinde bırakmış¸ manevî kuvvet ile insanları kendi etrafında toplamıştır. Ahlakı¸ insan sevgisi¸ mütevazılığı¸ zekâsı¸ ilmi¸ yaşayışı¸ cömertliği ile insanlara örnek olmuştur. Hayatının her safhası¸ kur'an'dan bir gezinti¸ sünnet-i seniyyeden bir tablodur. İstanbul'da vefat etmiştir. Cenazesi cuma günü çok sayıda seveninin katılımıyla kılınarak¸ babası ve ahfadının bulunduğu¸ Şeyh Hamid-i Veli haziresine defnedilmiştir. Hulûsi Efendi'nin vefatından sonra vakfı aracılığı ile vasiyetleri bir bir gerçekleştirilmiştir.


 


 


Şeyh Hâmid-i Velî / Somuncu Baba  (1331-1412)


Asıl adı Hamid Hamideddin'dir. 4. Osmanlı padişahı Yıldırım Bayezid Han zamanında yaşamıştır. 1331 yılında Kayseri'nin Akçakaya Köyü'nde doğmuştur. Horasan erenlerinden Şemseddin Musa Kayseri'nin oğludur. 24. kuşaktan Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in torunudur. İlk tahsilini babasında yapmış daha sonra ilim alanındaki çalışmalarını Şam¸ Tebriz ve Erdebil'de sürdürmüştür. Bayezid-i Bistami'nin ruhaniyetinden istifade etmiş ve Alaaddin Erdebili'den icazet almıştır.


İrşad vazifesi için Anadolu'ya dönmüş Bursa'ya yerleşmiştir. Bursa'da çilehanesinin yanında yaptırdığı ekmek fırınında somun pişirip çarşı pazar dolaşarak “Somunlar mü'minler!” nidasıyla insanlara somun dağıtmıştır. Bu sebeple Somuncu Baba lâkabıyla anılmıştır.


Yıldırım Bayezid Han'ın Niğbolu Zaferine şükür nişânesi olarak yaptırdığı Bursa Ulu Camii'nin açılış hutbesini okuma görevi kendisine verilen Emir Sultan'ın “Zamanın kutbu aramızda iken hutbeyi onun okuması uygundur.” sözü üzerine hutbeyi Şeyh Hamid-i Veli Hazretleri okumuş¸ hutbede Fatiha Suresini yedi farklı şekilde yorumlamıştır. Şeyhülislâm Molla Fenarî hutbeden etkilenerek Fatiha Suresi tefsirini kaleme almıştır. Şeyh Hamid-i Veli Hazretleri şöhretten ve cemaatin teveccühündün sakındığı için talebeleriyle birlikte Bursa'dan ayrılarak Aksaray'a gelmiştir. Hacı Bayram-ı Veli Hazretlerini yetiştirerek irşad vazifesi ile Ankara'ya görevlendirmiştir.


Şeyh Hamid-i Veli Hazretlerinin Yusuf Hakiki ve Halil Taybi adında iki oğlu bilinmektedir. Yusuf Hakiki Aksaray'da kalarak burada vefat etmiştir. Diğer oğlu Halil Taybi¸ hacdan döndükten sonra babası ile birlikte Darende'ye yerleşmiştir.


Şeyh Hamid-i Veli Hazretleri¸ 1412 yılında ebedi âleme göç etmiştir. Kabri şerifleri¸ misk ü amber kokulu¸ Şeyh Hamid-i Veli Camii'nde¸ cevizden oyma sanduka içerisindedir. Şeyh Hamid-i Veli Hazretlerinin soyu Darende'de günümüze kadar devam etmektedir. Osmanlı arşivlerine dayanan araştırmalar neticesinde bilimsel olarak nesli ve kabri şerifinin Darende'de olduğu tesbit edilmiştir.  Şeyh Hamid-i Veli neslinden büyük devlet adamları¸ âlim ve fâzıl zatlar yetişmiştir.


Bizim gülşendeki güller/Dururlar taze solmazlar


Hazan olup dökülmezler/Zemistanü bahar olmaz


Şeyh Hamid-i Veli Camii ve Külliyesi: Yerli ve yabancı ziyaretçiler tarafından sıkça uğranılan güzel mekânlardan birisidir. Somuncu Baba Türbesi'nin bulunduğu 600 yıllık camii 14. yüzyıl tarihi eserlerindendir. 1596 yılında onarılmıştır. Minaresi¸ Şeyh Hamid-i Veli neslinden Abidin Paşa tarafından 1685 yılında yaptırılmıştır.


Külliye¸ 1990-2000 yılları arasında Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün izni ile Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Vakfı tarafından restore edilmiştir. Külliyenin içerisinde bulunan balık kuyuları ve daha sonra yapılan havuzdaki balıkların Şeyh Hamid-i Veli Hazretlerinin zamanından kaldığına inanılmaktadır. Titizlikle korunmakta olan balıklar¸ Somuncu Baba'nın hatırası olarak yaşatılmaktadır.

Sayfayı Paylaş