ILMIN AYDINLIĞI

Somuncu Baba

Cahiliye devrinde insanla kız çocukları olduğu zaman utanç duyarlar¸ kız çocuklarını diri diri toprağa gömerlerdi.

Allah Resulü (s.a.v.) buyurmuştur:

“Çocuklarınıza eşit davranın; farklı davranacak olsanız dahi kızlarınızı üstün tutun!"

Hatta çocuklar arasında sevgiyi paylaşmada eşitliğe bile önem verdi.
Bir adam¸ Peygamberimizle (s.a.v.) beraber oturuyordu. Derken adamın küçük oğlu geldi¸ adam onu öptü ve kucağına oturttu. Sonra adamın küçük kızı geldi¸ onu da alarak yanına oturttu.

Cahiliye devrinde insanla kız çocukları olduğu zaman utanç duyarlar¸ kız çocuklarını diri diri toprağa gömerlerdi.


  Allah Resulü (s.a.v.) buyurmuştur:


“Çocuklarınıza eşit davranın; farklı davranacak olsanız dahi kızlarınızı üstün tutun!"


Hatta çocuklar arasında sevgiyi paylaşmada eşitliğe bile önem verdi.
Bir adam¸ Peygamberimizle (s.a.v.) beraber oturuyordu. Derken adamın küçük oğlu geldi¸ adam onu öptü ve kucağına oturttu. Sonra adamın küçük kızı geldi¸ onu da alarak yanına oturttu.


Bunun üzerine Peygamberimiz (s.a.v.):


  "Sen kız çocuğu ile oğlan arasında adaleti gözetmedin!" buyurarak adamı uyardı.


 Efendimiz (s.a.v.): “Gençliğinde ilim öğrenen taştaki damga gibi¸ yaşlılığında öğrenen ise¸ su üzerine yazı yazan gibidir.” buyurarak¸ gençlikte öğrenilen ilmin daha kalıcı olduğunu belirtmiştir.


  Aynı zamanda¸”İlim öğrenmek kadın erkek bütün Müslümanlara farzdır.” Buyurarak¸ ilim öğrenmenin kadını erkeği olmadığını açıkça ifade etmişlerdir.


Kadınların insandan sayılmadığı¸ alınır satılır bir eşya gibi¸ dönemde Peygamber fendimiz s.a.v.) sahabelerinin erkeklerini eğitirken¸ hanım sahabeleri de ihmal etmemiş¸ onlara özel eğitim vereceği bir gün tahsis etmiştir.


Peygamberimizin zamanında kadın öğretmenler de vardı. Nitekim Şifâ (Ümmü Süleyman b. Hayseme)¸ Peygamberimiz (s.a.v.)in hanımlarından Hz. Hafsa'ya (r.a.) yazı öğretmiştir.


    Peygamberimiz (s.a.v.)in hanımları¸ ashabın kızlarının eğitim ve öğretimi ile ilgilenirlerdi. Onlar¸ evlerine gelen genç kızlara bildiklerini anlatırlar¸ bu kızlar da öğrendikleri bilgileri başkalarına aktarırlardı.


Hz. Aişe validemiz ve Ümmü Seleme validemiz başta olmak üzere Peygamberimizin (s.a.v.) hanımlarının eğitim ve öğretime büyük katkıları olmuştur.


Hz. Âişe validemiz¸ öğrenme konusunda utanmayan ensar kadınlarını övmüştür. Bundan da¸ sahabe kadınların öğrenmeye büyük ilgi gösterdiği sonucunu çıkarabiliriz. Sahabe kadınlar da kendi kız çocuklarının eğitimiyle ilgilenmişlerdir.


  Hanım sahabelerin yetiştirdiğiçocuklar bütün dünyaya sevgi ve barışı öğretmişler¸ diğer milletler onlardan adaleti öğrenmişlerdir.


  Peygamber Efendimiz ( s.a.v.) sözüyle ve fiilen kadın eğitimini teşvik etmiş¸ İslam'da en güzel şekilde tatbik edilmiş ve kadınlar hiçbir zaman eğitim hakkından mahrum bırakılmamıştır. 



  Hulusi Efendim¸ Peygamberimizin soyundan gelip¸ O'nun torunu olduğu için eğitime¸ kız çocuklarına ve kız çocuklarının yetiştirilmesine aynı önemi vermiştir. Bir güneş gibi etrafını aydınlatmaya devam etmiştir.


  Hulusi Efendim¸ merhum Kemal¸ Ahmet Şemsettin ağabeylerimize ve Efendime yazmış olduğu mektubunda:"Kızların gönüllerini incitmeyin" buyurmuşlardır.


Özellikle kız çocuklarının okutulması yolunda oldukça gayret ve çalışma içerisinde olmuş¸ çevresine¸ dostlarına¸ kız çocuklarının okutulmasının gerekliğini anlatmıştır.  Hulusi Efendim Kız çocuklarının dinî eğitimi almaları¸ özellikle Kur'an eğitimi almaları noktasında çok büyük hassasiyetini göstermiştir. Ayrıca kız çocuklarını eve gelen bayan misafirlere hizmet etmeleri doğrultusunda özenle yetiştirmişlerdir.


Darende'de açılmasına vesile olduğu İlahiyat Fakültesi¸Darende İmam Hatip Lisesi¸ İmam hatip Lisesi Öğrenci Yurdu¸ Şeyh Hamid-i Veli Camii'nin ihyası¸ Endüstri Meslek Lisesi ve Sadrazam Mehmet Paşa Kütüphanesi'nin kurulması; büyüklü küçüklü çeşitli okulların inşaatlarına katkıları¸ O'nun bizzat gerçekleştirdiği faaliyetlerdendir.


Darende İmam Hatip Lisesi¸ kısa bir süre içerisinde büyük zorluklarla tamamlamış¸ dönemin Milli Eğitim Bakanının açılışa katılımı ile okul eğitim-öğretime başlamıştır. Henüz o yıllarda büyük şehir olarak bilinen birçok yerleşim yerimizde dahi İmam Hatip Lisesi bulunmazken¸ Darende İmam Hatip Lisesi binası¸ oldukça zor şartlarda¸ diyar diyar¸ köy köy at sırtında dolaşarak yardım istenerek meydan getirilmiştir.


 "Okumanın¸ okutmanın kızı erkeği olmaz. İlim tahsil etmek Allah'ın emridir. Öğretmene yardımcı olmak¸ ilim öğrenene¸ ilim öğretene hizmet etmektir."buyurmuşlardır.


Gayet modern ve konforlu Erkek Öğrenci Yurtları ve Aişe Sıddıka Hanım Kız Öğrenci Yurtları Yüksek Öğrenime katkı sağlamıştır. Ayrıca İlahiyat Fakültesi'nin bilgisayar sistemli ve zengin kütüphanesi de vakıf tarafından kurulmuştur. 


Bunun dışında bazı dönemlerde birçok öğrenciye öğrenim bursu ve elbise yardımı yapılmış; Darende'de hizmet veren birçok okulun bazı ihtiyaçları vakıf tarafından belli zamanlarda karşılanmıştır. 1974 yılında açılan İmam-Hatip Lisesi'nde okuyan öğrencilerin giyim kuşamları yıllarca tedarik edilmiş ve hâlen de devam etmektedir.


Bizim asıl hedefimiz¸ gücümüzün yettiği¸ imkânlarımızın elverdiği ölçüde çalışmak¸ ilmimizi arttırmak ve onunla amel etmek olmalıdır.


“İlim öğrenmek” ¸ okullarda eğitimden almaktan ibaret değildir. Okullardaki eğitimin dinî yönü çoğu zaman yetersiz olmaktadır. Okullar ilim öğrenmenin yolunu gösterir¸ rehberlik eder. Eğitimimizin dini yönünü tamamlamak için de bütün gayretimizi göstererek kendimizi yetiştirmeye çalışmalıyız.


   Eğitim; ruhumuzun ve bedenimizin eğitimini içermektedir.


En önemlisi de neyi ne kadar öğrenmemiz gerektiği herhalde. Çünkü Hulusi Efendim öncelikli öğrenmemiz gerekenlerin Allah'ın emirleri olduğunu buyurmuştur.


"Hulusi Efendi'nin oğullarından Ahmet Şemsettin ATEŞ anlatıyor: " Bir gün evde ailecek oturduğumuz bir zamanda Efendi Hazretleri ağabeyim Kemal Efendi'yi¸ beni ve Hamideddin Efendi'yi yanına çağırdı ve şöyle buyurdu: Evlatlarım derviş insanın dünyalık bir şeyi olmaz. Kitaplarımdan başka sizlere bırakacak bir mirasım yok. Kütüphanemin anahtarından üç tane yaptırdım. İşte sizlere irfan hazinelerinin anahtarlarını bırakıyorum. Kitapları okuyup sahip çıkın. Ölüm her an için hazırdır¸ dedi. O anda bizler çok duygulandık gözyaşlarımızı tutamadık "


  “Bir genç ilim ve ibâdet içinde yetişir¸ olgunlaşırsa¸ Allah Kıyâmet Günü ona yetmiş iki sıddîkın sevabı kadar sevap verir.” Buyurmaktadır Peygamber Efendimiz.


  Hulusi Efendim Gençlerin eğitimine ayrı bir önem verdiğini okuyoruz¸ büyüklerimizden dinliyoruz.


  Üniversitede okuyan gençler geldiği zaman¸ onlar yaşça küçük olmasına rağmen kenarına oturtturur¸ onların üniversitede okuduğunu duyurur¸ "siz de çocuklarınızı okutun" buyururlardı. Öğrencilerin harçlıklarını verir¸ okullarını bitirince de iş sahibi olmalarına yardımcı olurlardı.


  Günümüzde ise eğitime ve kız çocuklarının eğitimine verilen önem aynı şekilde devam etmektedir.


  İlkokul¸ ortaokul ve lisenin açılması¸ ortaöğrenim öğrencelerini barındırmaya yönelik konforlu yurtların açılması¸  yüksek öğrenim öğrencilerini barındırmaya yönelik aynı şekilde konforlu ve içindeki eşyaları tam yurt ve kız-erkek öğrenci evlerinin açılması geçlerin eğitimine verilen önemin göstergeleridir.


  Ayrıca bursların ilkokuldan üniversite öğrencilerine kadar devam etmesi de Efendimin çocukların ve gençlerin eğitimine ne kadar önem verdiğini göstermektedir.


  İmam hatip Lisesi öğrencilerine her türlü yardım halen devam etmektedir.


Tıpkı Hulusi Efendim gibi Efendim de Kur'an- Kerim eğitimine büyük önem vermiş¸ erkeklere yönelik hafızlık ve bayanlara yönelik Kur'an Kursu açtırmıştır.


  Biliyor ve inanıyoruz ki¸ karanlıkları aydınlatan¸ cehaleti ortadan kaldırarak¸ iki dünya huzuru ve refahı getiren bu güneş her geçen gün daha da parlayacak¸ etrafı daha çok aydınlatacaktır.


Dua ve himmetlerinizle okulu bitirip¸ emir buyurduğunuz hizmetleri yerine getirmeye amade aciz bir öğrenciyim.


  Bizleri ne kadar çok sevdiğinizi biliyoruz efendim. Bizlere; sizleri sevmeye layık bir kalp güzelliği ihsan eyle.

Sayfayı Paylaş