ES-SEYYİD OSMAN HULÛSİ EFENDİ (K.S.) VE VAKIF ANLAYIŞI

Somuncu Baba

"Şeyh Osman Hulûsi Efendi¸ hayatı boyunca insanlara hizmet etmeyi kendisine şiâr ve metot edinmiştir. Nitekim bu fazîletli Şeyh'in hayatını inceleyen bir kimse¸ onun Kur'an ve Nebevî Sünnet ahlâkı ile ahlâklandığını ve Allahu Teâlâ'nın şu kavlini tecellî ettirerek amel ettiğini görür."

İslâm'da vakıf¸ İslâm'ın ortaya çıktığı günden beri İslâm toplumu üzerinde bıraktığı ekonomik ve sosyal etkileri ile seçkin bir yeri teşkil eder. İslâm Dini¸ vakıf sayesinde diğer dinlerden farklılık arz eder ve vakıflar çeşitliliği ile İslâm toplumuna birçok faydalar sağlamıştır.


Vakıf¸ İslâm'ın getirdiği ve Allah'ın rızası için teşvik ettiği şer'î muâmelâttan sayılır. Zira vakıf¸ “iyiliğin¸ hayrın ve ihsanın kapılarından önemli bir kapıdır.” Çünkü vakıf¸ dünyada güzel anılma ve âhirette güzel sevap olmak üzere kişiye iki güzelliği sağlar. Bu da mü'min bir kimsenin arzuladığı en yüksek gayedir.1


Vakıf¸ uzun tarihi boyunca İslâm toplumunun vazgeçilmez bir özelliği sayılır; medenî bir toplumun oluşmasına götüren yardımcı unsurları sağlayarak İslâm toplumunu ilerleme ve gelişmeye doğru iten bir enerji meâbesindedir.


Şeyh Osman Hulûsi Efendi'nin Vakfa İlişkin Görüşü:


Şeyh Osman Hulûsi Efendi (1914-1990) hayırlarla ve hayırlı amellerle dolu bir hayat yaşamıştır. Zira dinî ve mutasavvıfî kimliğiyle¸ 1945 yılında erken biz zamanda Darende'deki Hamîd-i Velî Camii'nin minberine çıkmış¸ 42 yıl boyunca bu caminin imamlığını ve hatipliğini yapmıştır. Şeyh Osman Hulûsi Efendi küçük yaşlarından itibaren davet işleriyle ve insanlara hizmet etmekle meşgul olmuş¸ hayatını insanlara hizmet etmeye adamış ve “İnsanların en hayırlısı insanlara en çok faydalı olanıdır.” ilkesi ile hareket etmiştir.


Şeyh Osman Hulûsi Efendi'nin soyu Hz. Muhammed (s.a.v.)'e dayanmakta olup seçkin ilmî bir ortamda büyümüş¸ Arapçayı ve Farsçayı öğrenmiştir. Mürşidi İhramcızâde İsmail Hakkı Efendi'dir.


Şeyh Osman Hulûsi Efendi sadece âlim¸ mutasavvıf ve imam değildir. Aynı zamanda edebiyatçı ve şairdir. Nitekim Şeyh Osman Hulûsi Efendi'nin edebiyat çalışmaları vardır. Bunlar ise şunlardır:


Dîvân-ı Hulûsî-i Dârendevî.


Mektûbât-ı Hulûsî-i Dârendevî.


Şeyh Hamid-i Velî Camii Minberinden Hutbeler.


Şeyh Osman Hulûsi Efendi¸ hayatı boyunca insanlara hizmet etmeyi kendisine şiâr ve metot edinmiştir. Nitekim bu fazîletli Şeyh'in hayatını inceleyen bir kimse¸ onun Kur'an ve Nebevî Sünnet ahlâkı ile ahlâklandığını ve Allahu Teâlâ'nın şu kavlini tecellî ettirerek amel ettiğini görür:


“İyilik ve (Allah'ın yasaklarından) sakınma üzerinde yardımlaşın¸ günah ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayın.”2


Aynı zamanda Hz. Muhammed (s.a.v.)'in birçok hadisini tecellî ettirmek üzere hizmet aşkı ile çalışmıştır. Bu hadislerden ikisi şunlardır:


“Mü'minler birbirini sevmede¸ birbirlerine acımada ve birbirlerine şefkatte bir vücut gibidirler. Vücûdun bir uzvu rahatsız olunca bütün vücut uykusuz ve huzursuz olur.”3


“Mü'min mü'min için birbirini destekleyen bir binanın tuğlaları gibidir.”4


Bu noktadan hareketle Şeyh Osman Hulûsi Efendi¸ arzuladığı hizmetleri ve faaliyetleri gerçekleştirmek için vakıf fikrini bir hedef olarak gördüğü gibi vefatından sonra da bu hizmetlerin ve faaliyetlerin devamlılığı için de bir hedef olarak gördü.


Seyyid Osman Hulûsi Efendi Vakfı'nın Başarıları


Genel olarak vakfın İslâm'daki çizgisi¸ birinci derecede toplumsal eylemle bağlantılıdır. Zira vakfın bütün amacı¸ insana hizmet etme¸ insanın hayatını kolaylaştırma ve sıkıntılarını hafifletme odaklıdır. Bu nedenle vakıf¸ İslâm toplumunun ihtiyaçlarını gidermede önemli bir rol oynamaktadır.


“Seyyid Osman Hulûsi Efendi Vakfı”¸ başarı ve hizmet alanlarının çeşitliliği ile diğer vakıflardan farklılık arz eder. Zira bizler¸ Türkiye'de bazı vakıfların ilme mahsus bazılarının maddî yardımlara mahsus¸ bazılarının aynî yardımlara ve benzeri alanlara mahsus olduğunu görmekteyiz. Fakat “Seyyid Osman Hulûsi Efendi Vakfı”¸ bunların hepsini ve fazlasını bünyesinde barındırmaktadır.


Şeyh Osman Hulûsi Efendi nezdinde vakfa ilişkin görüşünü ve vakfın gerçekleştirdiği başarıları sunduktan sonra¸ -Allah rahmet eylesin- bu fazîletli Şeyh'in hayatını hayır işleri sevgisine¸ insanlara yardım etmeye adadığı sonucuna varmaktayız. Bunu ise Allahu Teâlâ'nın şu kavlini tecellî ettirmek için yapmıştır:


“Rabbinizin bağışına ve takvâ sahipleri için hazırlanmış olup genişliği gökler ve yer kadar olan cennete koşun!”5


Bu görüşü arz ettikten sonra bir kez daha Rasûlullah (s.a.v.)'in şu hadisini hatırlatmak isterim:


“Âdemoğlu ölünce ameli kesilir ancak üç şey devam eder: Sadaka-ı câriye¸ kendisinden faydalanılan ilim ve (ölümünden sonra) kendisine duada bulunan evlat.”6


Şeyh Osman Hulûsi Efendi'nin hayatının¸ üç unsuru ile bu hadîs-i şerîfi kapsadığını görmekteyiz; Sadaka-ı câriye¸ Kur'an-ı Kerim ve hadîs-i şerîflerin teşvik ettiği bütün hayır kapılarında dallanan bu azim hayır vakfında tecellî etmektedir.


Aynı şekilde “faydalı ilim” olan hadîsin ikinci unsuru da böyledir. Zira Şeyh Osman Hulûsi Efendi¸ ölümünden sonra arkasında insanlara faydalı olacak dinî kitaplar¸ hutbeler ve şiirler bırakmıştır.


Hadîsin üçüncü unsuru olan sâlih evlada gelince; Şeyh Osman Hulûsi Efendi'nin oğlu Seyyid Hamid Hamidüddin Ateş'in bu vakıf emânetini taşımasından ve insanlara ve topluma hizmet uğrunda babasının amellerini devam ettirmesinden dolayı hayırlı bir kişi olduğunu görmekteyiz.


Son olarak bu hayırlı vakfın topluma ve tolumun tüm kesimine hizmet eden başarılarını ve faaliyetlerini artırmasını temennî ediyoruz.


 


Dipnot



1 Berket Muhammed Murat¸ Vakıf İslâmî Bir Fazilettir ve Toplumsal Bir Gerekliliktir¸ http://islâmselect. net/mat/31537


2 5/Mâide¸ 2.


3 Buhârî ve Müslim Rivayet Etti.


4 Buhârî¸ Salât¸ 88¸ Mezâlim¸ 5.


5 3/Âl-i İmrân¸ 133.


6 Muslim Rivayet Etti.

Sayfayı Paylaş