AİLEDE MUTLULUĞU ENGELLEYEN HALLERE DİKKAT

Somuncu Baba

Mut­lu ol­mak her­ke­sin hak­kı­dır. Özel­lik­le bir ara­da mut­lu ve hu­zur­lu ol­mak için yu­va kur­muş¸ üs­te­lik ço­cuk­la­rı da olan ka­rı ve ko­ca­nın iyi ge­çin­me­ye¸ bir­bir­le­ri­ne say­gı ve sev­gi gös­ter­me­ye da­ha çok ih­ti­yaç­la­rı var­dır.

Bir er­ke­ğin¸ iş ha­ya­tın­da ba­şa­rı­lı ol­ma­sı­nın eşi­nin ona des­te­ği ile ya­kın­dan il­gi­si bu­lun­mak­ta­dır. İyi bir aş­çı ol­ma­sın­dan çok¸ ha­nı­mın hoş ve gü­zel dav­ra­nış­la­rıy­la ko­ca­sı­na gü­ven duy­gu­su ve­rip ver­me­di­ği önem­li­dir. "Her ba­şa­rı­lı er­ke­ğin ar­ka­sın­da bir ka­dı

Mut­lu ol­mak her­ke­sin hak­kı­dır. Özel­lik­le bir ara­da mut­lu ve hu­zur­lu ol­mak için yu­va kur­muş¸ üs­te­lik ço­cuk­la­rı da olan ka­rı ve ko­ca­nın iyi ge­çin­me­ye¸ bir­bir­le­ri­ne say­gı ve sev­gi gös­ter­me­ye da­ha çok ih­ti­yaç­la­rı var­dır.


Bir er­ke­ğin¸ iş ha­ya­tın­da ba­şa­rı­lı ol­ma­sı­nın eşi­nin ona des­te­ği ile ya­kın­dan il­gi­si bu­lun­mak­ta­dır. İyi bir aş­çı ol­ma­sın­dan çok¸ ha­nı­mın hoş ve gü­zel dav­ra­nış­la­rıy­la ko­ca­sı­na gü­ven duy­gu­su ve­rip ver­me­di­ği önem­li­dir. "Her ba­şa­rı­lı er­ke­ğin ar­ka­sın­da bir ka­dın var­dır." sö­zü bu ma­na­da­dır.


Evin ha­nı­mı¸ be­yi­ne kar­şı mem­nu­ni­ye­ti­ni be­lir­ti­yor­sa er­ke­ğe gü­ven ge­lir. Er­kek¸ ken­din­ce şöy­le bir inanca sahip olacaktır: "Eğer be­ni be­ğe­ni­yor­sa¸ ger­çek­ten iyi bir ki­şi­yim."


Ka­dın¸ er­ke­ği­ni tak­dir edi­yor ve ona ina­nı­yor­sa¸ ko­ca­nın içi gü­ven duy­gu­suy­la do­lup ta­şar ve önü­ne han­gi me­se­le çı­kar­sa çık­sın¸ onun­la ba­şa çı­ka­bi­le­ce­ği­ni dü­şü­ne­rek ev­den ay­rı­lır ve dün­ya­ya mey­dan oku­ma­ya ha­zır­la­nır.


An­cak adam eve dön­dü­ğün­de dır­dır eden¸ sü­rek­li şi­kâ­yet­çi olan ve azar­la­yan bir eş­le kar­şı­laş­tı­ğın­da bü­tün müc­ade­le he­ve­si kay­bo­la­cak­tır. Ka­dı­nın eşin­den duy­du­ğu de­vam­lı tat­min­siz­lik ada­mı et­ki­le­ye­cek ve ken­din­den şüp­he­len­me­ye¸ gü­ve­ni azal­ma­ya baş­la­ya­cak­tır.


Hâlbuki eşi­ni yü­cel­ti­ci dav­ra­nan ka­dın ona ken­di­ne gü­ven duy­gu­su aşı­la­mak­la kal­maz¸ ay­nı za­man­da onun in­san­la­ra kar­şı ne­za­ket do­lu ve iyi ge­çim­li ol­ma­sı­nı sağ­lar. Da­ha dü­şün­ce­li ve an­la­yış­lı ha­le gel­me­si­ni teş­vik et­miş olur.


Ta­bii bu­ra­da er­ke­ğin de in­ci­ti­ci dav­ra­nış­lar­dan ka­çın­ma­sı şart­tır. Baş­ka­la­rı­nı kı­ran in­san­lar¸ as­lın­da ken­di­le­ri­ne de­ğer ver­mi­yor­lar­dır. Ken­di gö­zün­de ken­di öne­mi­ni ar­tı­ra­bil­mek için ka­rı­sı­nı ez­mek­te­dir. Ken­di­ne say­gı­sı o ka­dar düş­müş­tür ki en ufak eleş­ti­ri­ye bi­le ta­ham­mü­lü yok­tur. Bu du­rum­da ka­dın¸ ko­ca­sıy­la tar­tış­ma­ya gir­me­me­li¸ alay­cı ve kam­çı­la­yı­cı söz­ler­den ka­çın­ma­lı­dır. Bil­me­li­dir ki¸ eşi­nin ke­ndi­ne say­gı­sı kay­bol­muş­tur ve bu tip ha­re­ket­ler so­ru­nu bü­yüt­mek­ten baş­ka işe ya­ra­ma­ya­cak­tır.


Şa­ka­ya dik­kat!


Yi­ne mut­lu­lu­ğu en­gel­le­yen hu­sus­lar­dan bi­ri de¸ şa­ka yap­ma ve ta­kıl­ma­da do­zun kaç­ma­sı­dır. Alay­cı­lı­ğın bün­ye­sin­de her zaman acı­ma­sız bir yan bu­lu­nur ve di­ğer in­sa­na ken­di­si­ni kü­çül­müş his­set­tir­me­yi he­def­ler. He­pi­miz bi­li­riz ki¸ in­san­lar ya­kın ar­ka­daş­la­rı ta­ra­fın­dan bi­le ya­pıl­sa şa­ka­la­ra ma­ruz kal­mak­tan hoş­lan­ma­mak­ta­dır.


Emi­ne Ha­nım¸ mu­aye­ne için gel­di­ğin­de eşin­den ya­kındı­ğı ko­nu­la­rın ba­şın­da bu ge­li­yor­du: "Sık sık be­nim ki­lo­lu ol­du­ğu­mu söy­lü­yor. Çok üzü­lü­yo­rum ve be­ğe­nil­me­di­ği­mi dü­şü­nü­yo­rum."


Ger­çek­ten Emi­ne Ha­nım¸ şiş­man­lık komp­lek­si­ne gir­miş­ti. Eşi Ha­san ­Bey ise ra­hat­tı: "Olur mu öy­le şey" di­yor­du. "Ben sa­de­ce şa­ka ol­sun di­ye söy­lü­yo­rum. Be­nim se­nin ki­lon­dan bir şi­kâ­ye­tim yok. Za­ten faz­la ki­lo­lu da sa­yıl­maz­sın." Fa­kat Emi­ne Ha­nım¸ bu şa­ka­yı cid­di­ye alı­yor ve faz­la­sıy­la üzü­lü­yor­du. Ha­san Be­yin¸ bu şe­kil şa­ka­la­rı yap­ma­ma­sı ge­re­ki­yor­du.


As­lı Ha­nım ise ko­ca­sı­nın ikin­ci ha­nım şa­ka­sın­dan bu­na­lı­yor ve ka­fa­sı­na ta­kı­yor­du. Ko­ca­sı de­fa­lar­ca bu­nun sa­de­ce bir esp­ri ol­du­ğu­nu söy­le­diy­se de yi­ne kız­gın­lı­ğı de­vam edi­yor­du.


Hâlbuki böy­le so­ğuk şa­ka­lar ye­ri­ne ne­za­ket­te cö­mert dav­ra­nıl­say­dı ne gü­zel olur­du! Öv­gü­ler­de eli açık olun­ma­lı­dır. Sa­bah kah­ve­si iyi ol­muş­sa¸ bu­nu eşe söy­le­me­li­dir. Ke­yif­len­mek­le kal­ma­ya­cak¸ muh­te­me­len er­te­si sa­bah kah­ve­yi da­ha iyi pi­şir­me­ye gay­ret ede­cek­tir.


Eş­ler eş­le­ri­ne te­şek­kür ede­bi­le­cek­le­ri şey­ler ara­ma­lı­dır­lar. "Al­lah ra­zı ol­sun." sö­zü­nü sık kul­lan­ma­lı­dır. Gü­zel söz­ler söy­len­di­ğin­de¸ bu on­la­rı si­zin için da­ha faz­la şey yap­ma­ya ite­cek­tir.


Bir­ gün ya­zar bir ağa­bey­le lo­kan­ta­da ye­mek ye­miş­tik. Ye­mek­ten son­ra ağa­bey ayağa kalk­tı ve aş­çı­yı bu­la­rak ye­mek­le­rin lez­ze­ti için te­şek­kür et­ti. Aş­çı­nın bu jest­ten çok mem­nun olduğu tebessümünden an­la­şı­lı­yor­du. Ağa­be­yi­mi­zin dı­şa­rı çık­tı­ğı­mız­da bi­ze söy­le­di­ği şu söz­le­ri­ni unu­ta­mı­yo­rum: "Bu aşçı­yı eme­ğin­den do­la­yı kut­la­mak hem onu mutlu edecek¸ hem de da­ha gay­ret gös­te­re­rek müş­te­ri­le­re da­ha lez­zet­li ye­mek­ler yap­ma­ya ça­lı­şa­cak­tır." Ger­çek­ten hak­lıy­dı.


Ta­bii öv­gü ve ne­za­ket­te de baş­ta ge­len şart¸ yi­ne iç­ten­lik ve sa­mi­mi­yet­tir.


 Tebes­süm önem­li


As­lın­da karı-koca iletişiminin temeli erkek eve girer­ken atılır. Er­kek¸ muhak­kak tebes­süm­le içeri adımını at­malı ve selâm vererek hal hatır sor­malıdır. Kadın da onu yine tebes­süm­le kapıda kar­şılamalı ve gününün nasıl geç­tiğini merak et­melidir.


Tebes­sümün ifade et­tiği şey­ler­den birisi "Sen­den hoş­lan­dım¸ sana dost­luk­la yak­laşıyorum." mesajıdır. Diğer mesaj ise "Sen gülüm­sen­meye değer­sin."dir. Dost­ça duy­gular taşın­dığı ve eşe iyi his­ler­le bakıl­dığı gös­teril­miş olacak­tır. Fakat tebes­sümün iç­ten ol­ması şart­tır.


Bir baş­ka nok­ta il­gidir. Özel­lik­le hanım­lar bey­lerinin il­gisiz­liğin­den çok sık yakınır­lar. Ev­de yapılan bir değişik­liği veya kıyafetin­deki bir yeniliği er­keğin fark et­mesi gerekir. Yok­sa hanım kırılacak­tır. Er­kek¸ özel bir dik­kat ver­miş ol­say­dı fark edecek­ti.

Sayfayı Paylaş