EVLİLİKTE MUTLULUĞU YAKALAMAK

Somuncu Baba

"En mutlu ve en sağlam beraberliklerde¸ eşler hem sevgili ve
ortaktır¸ hem de iyi bir dostturlar. Gerçekten karşılıklı sevgi
ve saygıya dayanan evliliklerde arkadaşlıklar derinleşir ve
çiftler sadece ruhî olarak değil fizikî olarak da birbirlerine
benzemeye başlarlar."

 Mes­le­ğim ica­bı ev­li çift­le­ri din­ler¸ prob­lem­le­ri­ne çö­züm yo­lu bul­ma­ya ça­lı­şı­rım. Mut­suz ev­li­lik fe­la­ket¸ mut­lu ev­li­lik ise tam an­la­mıy­la bir ni­met­tir.


Mut­suz ev­li­lik fe­lâ­ket­tir¸ çün­kü ai­le¸ er­ke­ği de ka­dı­nı da dış dün­ya­nın zor­luk ve teh­li­ke­le­ri­ne kar­şı ko­ru­yan bir zırh­tır. İş­te bu zırh de­li­nmişse ve­ya çü­rük­se¸ hat­ta ba­zen ol­du­ğu gi­bi çift­ler için teh­li­ke­ler­den ko­ru­ma ye­ri­ne ken­di­si bir teh­li­ke kay­na­ğı ise ne ka­dar zor bir du­rum­dur! Özel­lik­le dış stres­le­rin art­tı­ğı¸ re­ka­be­tin vaz­ge­çil­mez ha­le gel­di­ği¸ in­san­la­rın bir­bi­rine da­ha acı­ma­sız dav­ran­dı­ğı gü­nü­müz­de ai­le­nin fert­le­ri­nin bir­bi­ri­ne bağ­lı­lık ve da­ya­nış­ma gös­ter­me­si­nin öne­mi da­ha da art­mış­tır.


Ko­nu­yu bir de ço­cuk­lar açı­sın­dan ele alır­sak¸ ço­cuk­la­rın sağ­lık­lı ve den­ge­li ge­liş­me­le­ri için ai­le or­ta­mı şart­tır. Ai­le­de ge­çim­siz­lik var­sa¸ en bü­yük za­ra­rı ço­cuk­lar gö­re­cek­tir.


Ta­bii hep ge­çim­siz çift­le­ri de­ğer­len­dir­mek yet­mez. Mut­lu ve uyum­lu ev­li­lik­le­ri olan ve çev­re­le­ri­ne sev­gi¸ say­gı da­ğı­tan bir­çok ka­rı­ko­ca­yı da din­le­dim¸ mut­lu­luk­la­rı­nın sır­rı­na er­me­ye ça­lış­tım. Kar­şı­lık­lı fe­da­kâr­ca ha­re­ket eden¸ bir­bir­le­ri­ne mut­lu­luk ve­ren çift­le­ri in­ce­le­di­ğim­de şu te­mel bir­lik­te­lik­le­ri tes­pit et­tim:


– Eş­ler bir­bir­le­ri­ni ol­duk­la­rı gi­bi ka­bul eder­ler. Uzun yıl­lar ev­li olan ve ev­li­lik­le­rin­den çok mem­nun olan ki­şi­ler¸ eş­le­ri­ni iyi ve­ya kö­tü yön­le­riy­le de­ğil¸ na­sıl­sa öy­le ka­bul­len­miş­ler­di. Eş­le­ri­nin iyi yön­le­ri­ni öne çı­ka­rır¸ kö­tü yön­le­ri­ni gör­mez­lik­ten ge­lir ve­ya önem­se­mez­ler­di. On­la­rı de­ğiş­tir­mek ye­ri­ne ken­di­le­ri­ni de­ğiş­tir­me­ye ça­lı­şır­lar­dı.


Ay­sel Ha­nı­m'ın ai­le­si bun­lar­dan bi­riy­di. "Ön­ce­le­ri va­r o­lan ko­ca­mın kah­vehane alış­kan­lı­ğı be­ni çok üzü­yor­du. Onu dış­la­ma­dım¸ red­det­me­dim. Ak­si­ne üze­ri­ne da­ha çok düş­tüm¸ gü­zel ye­mek­ler yap­tım. Gü­ler­ yüz­le kar­şı­la­dım. So­nun­da onu evi­mi­ze bağ­la­dım. İş­te 30 yıl­lık mut­lu ev­li­li­ği­mi­zin sır­rı." de­miş­ti.


Bir baş­ka ha­nım şöy­le ifa­de et­miş­ti: "Ko­ca­mın ku­sur­la­rını ve tu­haf­lık­la­rı­nı gö­rün­ce gö­zü­mü ya­rı ka­pa­tı­rım. Ta­bi iyi yön­le­ri­ne ve her tür­lü şef­kat ve sev­gi gös­te­ri­si­ne ise göz­le­ri­mi tam aça­rım."


– Eş­ler bir­bir­le­riy­le dost ve ar­ka­daş­tır. Ol­duk­ça uyum­lu¸ be­ra­ber yü­rü­yen bir ev­li­lik ku­ra­cak­la­rın üze­rin­de du­ra­cak­la­rı en önem­li fak­tör­ler­den bi­ri­si¸ bir­bir­le­ri­nin en iyi dos­tu ve ar­ka­da­şı ol­ma­ları­dır. En mut­lu ve en sağ­lam be­ra­ber­lik­ler­de¸ eş­ler hem sev­gi­li ve or­tak­tır¸ hem de iyi bir dost­tur­lar. Ger­çek­ten kar­şı­lık­lı sev­gi ve say­gı­ya da­ya­nan ev­li­lik­ler­de ar­ka­daş­lık­lar de­rin­le­şir ve çift­ler sa­de­ce ru­hî ola­rak de­ğil fi­zi­kî ola­rak da bir­bir­le­ri­ne ben­ze­me­ye baş­lar­lar.


Bu­nun için eş­le­rin bir­bir­le­rine da­ha çok za­man ayır­ma­la­rı ge­re­kir. Ha­ki­ka­ten de­rin­lik­li ve ka­lı­cı bir ar­ka­daş­lık ku­ru­la­bi­lir ve eş­ler bir­bir­le­ri­nin "en ya­kın dos­tu" ola­bi­lir.


Be­ra­ber va­kit ge­çir­mek sa­de­ce ev­de ol­ma­ma­lı­dır. Bir­lik­te ta­ti­le git­mek¸ se­ya­hat­le­re çık­mak¸ pik­nik yap­mak¸ zi­ya­ret­ler­de bu­lun­mak önem­li fır­sat­lar­dır.


– Eş­ler bir­bir­le­ri­ne mo­ral ve­rir¸ hep des­tek­ler­ler. Mut­lu çift­ler bir­bir­le­ri­ni her fır­sat­ta teş­vik eder­ler. Özel­lik­le sı­kın­tı­lı gün­ler­de hep bir­bir­le­ri­nin ya­nın­da­dır­lar.


Ah­met Bey ba­şa­rı­lı gö­rül­me­di­ği için¸ işin­den çı­ka­rıl­mış­tı. Bir­den iş­siz du­ru­ma ge­len Ah­met Bey çık­ma­za gir­miş¸ tam an­la­mıy­la dep­re­sif tab­lo­ya bü­rün­müş­tü. Ken­di­si­ne gü­ve­ni kay­bol­muş¸ ye­ter­siz fi­kir­le­ri zih­ni­ne hâkim ol­muş­tu. Bu yüz­den mu­aye­ne­ye ge­ti­rilmiş­ti. Kar­şı­ma otur­du­ğun­da ya­nın­da­ki ha­nı­mı atıl­mış ve "Dok­tor Bey¸ evet be­yim Ah­met şu an bu­na­lım­da. Fa­kat ben onun işin­de ba­şa­rı­sız ol­du­ğu­na inan­mı­yo­rum. Pat­ro­nu onu ge­rek­ti­ği gi­bi de­ğer­len­di­re­me­di. O her iş­te ba­şa­rı­lı olur ve ek­me­ği­ni çı­ka­rır. Ah­met Be­y'e gü­ve­nim tam. Yer­siz en­di­şe­ye ka­pı­lı­yor." de­miş­ti.


Eşi­nin bu des­te­ği ve ya­kın­lı­ğı Ah­met Be­y'in iyi­leş­me­sin­de ilaç­lar­dan da­ha çok yar­dım­cı ol­du. So­nun­da düzel­di ve baş­ka bir işe gir­di. Ye­ni işin­de çok ba­şa­rı­lı ol­du.


– Mut­lu çift­ler bir­bir­le­riy­le ile­ti­şim sı­ra­sın­da ki­bar­dır¸ say­gı ve sev­gi do­lu­dur. San­ki sek­re­te­riy­le ve­ya bir ya­ban­cıy­la ko­nu­şu­yor­muş gi­bi ki­bar¸ na­zik ve dü­şün­ce­li­dir­ler. Ko­nu­şur­lar­ken bir­bir­le­riy­le zıt­laş­mak­tan ka­çı­nır­lar. Bi­ri bir fık­ra­ya gül­dü­ğün­de¸ di­ğe­ri "Hiç ko­mik de­ğil" de­mez. Bir­bir­le­ri­nin her ko­nu­da ay­nı fi­kir­de ola­ma­ya­ca­ğı­nı bi­lir ve bu du­ru­mu ka­bul­le­ne­rek tar­tış­mak­tan ka­çı­nır­lar. Ak­si­ne "Bu de­ği­şik bir ba­kış açı­sı" "Ger­çek­ten il­ginç şey­ler söy­lü­yor­sun" di­ye­rek ko­nu­yu ge­çiş­ti­rir­ler. Bir­bir­le­ri­nin ay­rı­lık­la­rı­nı de­ğil¸ bir­lik­te­lik­le­ri­ni ön pla­na çıkarırlar. Veya fark­lı dü­şün­dük­le­ri ko­nu gel­di­ğin­de¸ mev­zu­yu de­ğiş­ti­rir­ler.


– Yi­ne uyum­lu çift­ler ço­cuk eği­ti­min­de bir­lik­te ha­re­ket eder¸ bir­bi­riy­le çe­liş­ki­ye düş­mek­ten ka­çı­nır­lar. Di­sip­lin ko­nu­sun­da tu­tar­lı ha­re­ket eder­ler. Her iki­si­nin de uya­ca­ğı ku­ral­lar var­dır. Önem­li bir ko­nu­da ço­cuk­la­ra "An­ne­ni­ze ve­ya ba­ba­nı­za so­ra­ca­ğım¸ ona gö­re ka­rar ve­re­ce­ğim." der­ler. Bir­bir­le­ri­nin yap­tık­la­rı­nı kü­çüm­se­mez­ler. Ço­cuk­lar ba­ba­la­rın­dan bir şey is­te­di­ğin­de ba­ba¸ an­ne­ye dö­nüp "Sen ne di­yor­sun?" di­ye so­rar. Bu şe­kil­de¸ ço­cuk­lar ba­ba­la­rı­nın an­ne­le­ri­ne de­ğer ver­di­ği­ni¸ ka­rar­la­rı be­ra­ber al­dık­la­rı­nı an­lar. Ay­rı­ca an­ne­le­ri de ko­ca­sı­nın ken­di­si­ne gös­ter­di­ği kıy­me­ti his­se­der¸ öz­gü­ve­ni ar­tar.


– Mut­lu eş­ler bir­bir­le­ri­ni üzen dav­ra­nış­lar­dan ka­çı­nır­lar. Me­se­l⸠ka­dın faz­la ko­nu­şu­yor¸ de­vam­lı is­tek­ler­de bu­lu­nu­yor ve dır­dı­rıy­la ko­ca­sı­nı ra­hat­sız edi­yor­sa bu ev­li­li­ğin mut­lu ol­ma­sı zor­dur. İş­te bu gi­bi uy­gun­suz ha­re­ket­ler­den ka­çın­mak ge­re­kir. Mut­lu çift­ler bu­na dik­kat eder­ler.


Eşiy­le ömür bo­yu sev­gi ve say­gı do­lu ya­şa­mak is­te­yen­ler şu nok­ta­la­rı göz önü­ne alır­lar:


· Eşi­ne sev­gi¸ an­la­yış ve say­gı­da ku­sur et­me­me­ye ça­lı­şır­lar.


· Ay­rı­lık­lar­da uz­laş­ma­ya is­tek­li­dir­ler ve eşi­nin ih­ti­yaç­la­rı­nı kar­şı­la­ma­ya ha­zır­dır­lar.


· Bir­bir­le­ri­nin fe­da­kâr­lık­la­rı­na min­net­tar­dır­lar ve duy­duk­la­rı gü­ve­ne sa­dık ka­lır­lar.


Ai­le fert­le­ri bir­bir­le­rin­den ne bek­ler?


· Ye­me­ği ai­le­ce bir­lik­te ye­mek


· Ses­le­nil­di­ği za­man ya­tak­tan kalk­mak


· Te­miz­li­ğe ri­ayet et­mek


· Ye­mek yer­ken ağ­zı­nı şa­pır­dat­ma­mak¸ önün­den ve ya­vaş ye­mek


· Sof­ra­dan ani­den de­ğil¸ izin­le kalk­mak


· Say­gı­lı bir ile­ti­şim için­de ol­mak


· Baş­ka­la­rı­nın eş­ya­la­rı­na say­gı­lı ve özen­li dav­ran­mak¸ izin istemeden kullanmamak


· Tu­va­le­ti ve la­va­bo­yu te­miz bı­rak­mak


· Ba­ğı­ra­rak de­ğil ka­bul edi­lir bir ses to­nuy­la ko­nuş­mak


· Ma­kul is­tek­le­re olum­lu kar­şı­lık ver­mek


· Si­nir­li ve öf­ke­liy­ken yal­nız kal­ma­yı ter­cih et­mek


· Teh­li­ke­li ve in­ci­ti­ci şa­ka­lar yap­ma­mak


· Or­tak kul­la­nı­lan oda­la­rı ve ken­di­ne ait oda­yı dü­zen­li ve te­miz tut­mak


· Ev iş­le­riy­le il­gi­li so­rum­lu­luk­la­rı adil pay­laş­mak¸ üs­tü­ne dü­şen gö­re­vi yap­mak


· Fark­lı­lık­la­rı sa­kin ve kar­şı­sın­da­ki­ne de­ğer ve­re­rek tar­tış­mak


· Kan­dil­le­ri¸ bay­ram­la­rı kut­la­mak¸ ufak he­di­ye­ler al­mak.

Sayfayı Paylaş