SAHABENİN VARLIKLA İMTİHANI

Somuncu Baba

Zenginlik¸ Peygamberimiz (s.a.v.) tarafından hoş karşılanmamış olsaydı hiçbir sahabi¸ maddî yönden güçlü olmaya teşebbüs etmezdi diye düşünerek¸ varlıklı sahabilerin zenginliklerini sosyal hayata nasıl yansıttıklarını merakla çıkılan yolda bugünün zenginleşen Müslümanlarına¸ zenginliğin birtakım manevî riskler de içerdiği gösterilmek istenmiş. Bunun yanında zengin sahabilerin örnek hayatlarını baz alarak¸ zenginliğin ancak sosyal ve manevî sorumluluk bilinciyle birlikte Allah katında bir anlam taşıyabileceğini yansıtma hedefi güdülmüş.

Sakarya Üniversitesi¸ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Seyyar'ın” Zengin Sahabiler: Sahabenin Varlıkla İmtihanı” adlı eseri raflardaki yerini aldı. Kitapta¸ Peygamberimiz (s.a.v.)'in dostlarından olan sahabiler arasında¸ varlıklı ve servet sahibi olan bazı zengin şahsiyetlerin sosyal ve manevî hayatlarından örnekler verilmekte.


Zenginlik ve Müslümanlık arasındaki ilişki¸ bugün bile tartışılan konuların başında gelmektedir. Kitapta¸ İslâm'ın sosyal ve manevî sorumluluklarıyla birlikte zenginliği teşvik ettiği tezinden hareketle¸ örnek olarak¸ Hz. Peygamber (s.a.v.)'in en yakın arkadaşları olan sahabiler arasında hayli zengin sayılabilecek varlıklı şahsiyetleri göstermekle yetinilmiş.


Zenginlik¸ Peygamberimiz (s.a.v.) tarafından hoş karşılanmamış olsaydı hiçbir sahabi¸ maddî yönden güçlü olmaya teşebbüs etmezdi diye düşünerek¸ varlıklı sahabilerin zenginliklerini sosyal hayata nasıl yansıttıklarını merakla çıkılan yolda bugünün zenginleşen Müslümanlarına¸ zenginliğin birtakım manevî riskler de içerdiği gösterilmek istenmiş. Bunun yanında zengin sahabilerin örnek hayatlarını baz alarak¸ zenginliğin ancak sosyal ve manevî sorumluluk bilinciyle birlikte Allah katında bir anlam taşıyabileceğini yansıtma hedefi güdülmüş.


Zengin sahabiler denildiği zaman akla ilk olarak¸ Peygamberimiz (s.a.v.)'in ilk eşi Hz. Hatice validemiz gelir. Onun için kitapta yer alan kırk bir zengin sahabenin başında tek kadın olarak Hz. Hatice validemiz yer almaktadır. Kitapta zengin sahabiler¸ özelliklerine göre yedi bölüme ayrılmış. Giriş kısmında sahabilerin zenginleşme sürecine dair tarihî gelişme¸ çerçevesinde yoksulluğun had safhada yaşandığı Mekke dönemi ile sosyo-ekonomik gelişmenin sağlandığı Medine dönemi kısaca ele alınmış ve zenginleşen sahabilerin ortak sosyal özelliklerine yer verilmiş. Bu bölümde ayrıca¸ sahabilerin yoksulluk ve zenginlik dönemlerine ait ortak tutum ve davranışları incelenmiş.


Kitabın Birinci Bölüm'ünde Ehl-i Beyt'in zenginlerinden olan üç önemli şahsiyetin hayatı incelenmiş. İkinci Bölüm'ünde Aşere-i Mübeşşere'den yani cennetle müjdelenmiş on sahabeden dokuzunun biyografisi zenginlik ve cömertlik bağlamında ele alınmış. Üçüncü Bölüm'ünde ise Aşere-i Mübeşşere'nin evlatlarından olan üç zengin sahabeye yer verilmiş.


Dördüncü Bölüm'ünde hem babası hem de evladı zengin olan altı sahabenin örnek hayatı incelenmiş. Beşinci Bölüm'ünde Ashab-ı Suffa'da tahsil görmüş¸ yoksulluktan zenginliğe kavuşmuş beş yıldızın parlak hayatı anlatılmış. Altıncı Bölüm'ünde Muhacirleri büyük fedakârlıkla ağırlamış beş zengin Ensar'ın sosyal duyarlılıklarından bahsedilmiş. Yedinci Bölüm'ünde ise sahabenin önde gelen¸ varlıklı¸ fakat israf ve gururdan uzak bir hayat yaşayan on bir kişinin ortak özelliklerine dair çarpıcı bilgiler verilmiş.


Kitap¸ birçoğu yoksulluğu ve açlığı da tatmış olmakla beraber Allah'ın lütfuyla zamanla varlıklı hale gelmiş olan zengin sahabilerin günümüze ışık tutacak sosyal ve manevî hayatlarını ortaya koymaktadır. Kitapta yer alan sahabilerin sosyal hayatlarına dair bilgiler¸ daha çok zenginleştikten sonraki dönemlere aittir. Bu dönem¸ refah içinde yaşayan bugünün Müslümanlarının¸ zenginliklerini nasıl algılamaları gerektiğini göstermesi açısından önemlidir.


Tanıtımımızı kitabın 15. sayfasında geçen Peygamberimizin şu ifadeleri ile tamamlayalım:


“Ben ve arkadaşım (Ebu Bekir) on küsur gün yol yürüdük. Misvak ağacının acı meyvesinden başka yiyeceğimiz yoktu. Ondan sonra Ensar olan kardeşlerimize geldik. Onların da yi­yeceklerinin çoğu hurmadır. Allah razı olsun ki¸ bizleri ken­dilerine ortak yaptılar. Allah'a yemin ederim ki¸ eğer ben ek­mekle et bulsaydım¸ kendim yemez size yedirirdim. Fakat az daha sabredin. Öyle bir gün gelecek ki¸ siz veya kiminiz Kâbe perdeleri gibi kıymetli elbiseler giyeceksiniz ve içinizde sağ kalacak olanların önüne sabah akşam büyük tepsilerde çeşitli yemekler konacaktır.”


Ali Seyyar¸ Zengin Sahabiler: Sahabenin Varlıkla İmtihanı¸ Nesil Yayınları¸ Tel: (0212) 551 32 25.

Sayfayı Paylaş