VÜCUT DİLİNDE YALAN İŞARETLERİ

Somuncu Baba

"İnsanlar yalan işaretlerini; heyecanlandıklarında¸

korktuklarında¸ stresli ve sıkıcı ortamlara

girdiklerinde¸ iş görüşmelerinde¸ haksızlığa

uğradıklarını düşündüklerinde de yapabilmektedir."


İnsan konuşurken kendini denetleme yeteneğinden yoksun olduğu için vücut dili kişinin yalan söyleyip söylemediğini gösterir.


İnsanın¸ yalan söyleyip söylemediğini anlamanın en kolay yolu onun beden diline bakmaktır.  İnsanoğlu her ne kadar ağzıyla yalan söylemeye çalışsa da vücut diliyle yalan söyleyemez. Bunu anlamak için de konuşan kişinin el ve kol hareketlerine bakmak yeterlidir.


Cenab-ı Allah¸ vücut dilinin yalan söylemeyeceğini Kur'an-ı Kerim'de bize şöyle bildirmektedir:


"O gün onların ağızlarına kilit vururuz da bizlere elleri konuşur¸ ayakları da şahitlik eder." (36/Yasin¸ 65)


İnsanların Yalanlarını Ortaya Çıkaran Vücut Dillerinden Bazıları:


Yalan söyleyen insanların el ve kol hareketlerinde abartılı ve dengesiz bir kullanım vardır. Çünkü insanlar yalan söyledikleri zaman beden dilini kontrol etmekte zorlanırlar.


Yalan söyleyen insanın el hareketlerinde bir artış olur. Yalan söyleyen insan karşısındaki ile konuşurken elini ağzına fazlaca götürebilir. Çünkü yalan söyleyenler konuşurken (sarımsak¸ soğan gibi şeyler yemediyse) eliyle ağzını kapatma çabası içerisine girerler. Yalanı kişinin vicdanı kabul etmediği için yalanını eliyle kapatma çabası içerisine girerler. Bununla birlikte psikolojik kaşıntıya bağlı olarak hem burnu kaşıma hem de ağza yakınlığından dolayı elin buruna gitme hareketlerinde de bir artış olur.


Yalan söylerken insan¸ ellerini yumruk şeklinde tutmaya çalışır. Söylediği yalanın kendisini kurtardığını düşündüğü zaman¸  bir şeyi hatırlamış gibi hareket eder¸ elini yumruk şeklinden aşağıya doğru açarak ya da elini göğsünden aşağıya sıvazlayarak açar. Bu hareketle tuttuğu yalanı bırakmanın rahatlığı içine girer.


İnsanlar yalan söylerken¸ beden¸ el ve kol hareketleriyle yalanı atma ya da bastırma çabası içerisine girerler. Kişinin yalanı kabullenmeyen benliği¸ ellerini sallayarak rahatlama içine girmeye çalışır. Bunun yanında insan yalanını kapatmak çabası içinde olduğu zaman da ellerini saklamaya çalışır. Eğer otururken yalan söylüyorsa ellerini bacaklar arasında birleştirme ya da kalçaların altına saklamaya çalışır. Yok¸ eğer ayakta ise eller yine önde ya da arkada birbirine birleştirecektir.


Kişinin bu hareketlerinde¸ çocukken zor durumlarda kaldığı zamanlarda annesinin eline veya eteğine yapışarak kendini güvende hissetme psikolojisine girerek rahatlama çabası vardır.


Yalan söyleyen insan¸ konuşurken kelimeleri ve kelime aralarını uzatır. Konuşmaları kesik kesiktir. Amaç yalan için zaman kazanmaktır. Bu şekilde konuşma¸ heyecan ve korku zamanlarında da olmaktadır. Yalan durumuyla¸ korku ve heyecan durumlarını karıştırmamak gerekir.


 Yalan konuşan insanın rahat konuşamamasının nedeni tükürük bezlerinin dengesiz ve düzensiz çalışmasıdır. Tükürük bezleri düzensiz çalışan insanın ağzı kuru kalacağından konuşması zorlaşacaktır. Bunun içindir ki eskiden Çinliler mahkemede sanığın yalan söyleyip söylemediğini anlamak için sanığa kuru pirinç tanesi yuttururlarmış.


İnsanın kulaklarının¸ gözlerinin ve derilerinin de yalan söyleyemeyeceğini yine Cenab-ı Hak Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurmaktadır:


"Siz kulaklarınızın¸ gözlerinizin ve derilerinizin aleyhinizde şahitlik edeceğinden sakınmazdınız; fakat Allah'ın yaptıklarınızdan birçoğunu bilmeyeceğini zannetmiş idiniz." (41/Fussulet¸ 20)


"Hatta oraya vardıklarında neler yapıyor idiyseler aleyhlerine kulakları¸ gözleri ve derileri şahitlik edecektir." (41/Fussulet¸ 22)


Yalan söyleyen insan¸ konuştuğu kimseyle göz göze gelmemeye çalışır. Göz göze gelmemek için gözler daha çok sağa ve sola kayar. Kirpikler daha fazla açılıp kapanır. Yalanının anlaşılmaması için konuştuğu insanın yüzüne ve gözlerinin içine bakmamaya çalışır.


  Çocukların yalan söylediklerini düşündüğümüz zaman "Yüzüme ve gözlerimin içine bak!" dememiz bundan dolayıdır.


Yalan söyleyen kişi konuşurken gözlerini belli bir noktaya diker. Eğer gözler yere doğru belli bir noktaya bakıyorsa geçmişle¸ gözleri tavana doğru bir noktaya bakıyorsa gelecekle ilgili yalan söyleme eğilimindedir.


Bu işaretler hatırlama işaretleri olarak da kullanıldığı için yalan işareti ile karıştırmamak gerekir. Eğer gözler yere doğru belli bir noktaya bakıyorsa geçmişle ilgili¸ eğer gözler yukarıya doğru bir yere odaklanmışsa insanın gelecekle ilgili bir şeyi hatırlama çabası içerisine girdiği de unutulmamalıdır.


Yalan söyleyen insanın yanaklarında ve kulaklarında hafif hafif kızarmalar oluşur. Nasıl ki utanan ve üşüyen insanın yanak ve kulakları kızarırsa yalan söyleyen insanın da yalan söylediği zaman da vücudun en hassas noktası olan yanak ve kulaklarında da kan dolaşımına bağlı kızarmalar olacaktır.


Yalan söyleyen kişi sorulara kısa ve kestirme cevaplar verir. Daha çok "Evet¸ hayır¸ herhalde¸ bilmiyorum…" gibi cümleler kurar. Bu şekilde kestirme cevap vermelerindeki amaç fazla konuşarak yalanının ortaya çıkmasını engellemektir. Bu tür konuşmalar genellikle çocukla anne arasında ve çocuğun sırtı anneye dönük olarak geçer.


  Bu hareketlerin herhangi birini yapan kişinin yalan söylediği düşünülmemelidir. Konuşmalar; yer¸ zaman ve kişilere göre değişmektedir.


Bazı meslek grupları ve bazı insanlar yalanı alışkanlık haline getirdiklerinden¸ yalanla iç içe olduklarından bu hareketlerin çoğunu yapmazlar. Bu hareketler yok diye de bu insanların doğru söylediklerine inanılmamalıdır. Dikkatli ve uyanık olunmalıdır.


 İnsanların bulunduğu ortam da dikkate alınarak beden dili ona göre değerlendirilmelidir. Kaş yapalım derken göz çıkarılmamalıdır. Buradaki amaç karşıdaki insanın yalanını ortaya çıkarmaktan daha doğruları öğrenmek olmalıdır.


İnsanlar yalan işaretlerini; heyecanlandıklarında¸ korktuklarında¸ stresli ve sıkıcı ortamlara girdiklerinde¸ iş görüşmelerinde¸ haksızlığa uğradıklarını düşündüklerinde de yapabilmektedir.


Sonuç olarak konuşmalar yer¸ zaman ve kişilere göre değişeceğinden vücut dilini buna göre yorumlamak gerekir.

Sayfayı Paylaş