HER ŞEYLERİNE KARIŞILAN ÇOCUKLAR

Somuncu Baba

"Bir anlık da olsa çocuğun yerine kendimizi koyduğumuz zaman bu insanı
bunaltmaktadır. Peki¸ bu süreci her gün yaşayan çocuklar ne yapsın. Bu çocukla
aklıselim bir şekilde düşündüğümüz zaman sizce de bu çocukların
söz dinlememesi normal değil midir?"

Hakan adında bir öğrencimiz okul dönüşünü ve sonrasını şöyle anlatır:


"Okuldan eve her gelişimde annemin kapıda hoş geldin deyip beni kucaklaması ve günümün nasıl geçtiğini sorması hayaliyle gelirim. Fakat daha eve adımımı atar atmaz annem: "Üstünü çıkar askıya as¸ çantanı ortalık yere atma¸ ellerini yıka." Sonrasında ise; "Televizyonu açma¸ git dersine çalış¸ dışarıya çıktığın zaman üstünü kirletme¸ beni bağırtma eve zamanında gel¸ geldiğin zamanda ellerini yıka…" ardı arkası gelmeyen cümleler kurar.


 Yine bir konu hakkında görüş söylediğimde ise; "Çok konuşma¸ kapat çeneni¸ kocaman oldun¸ senin aklın ermez¸ sen daha çocuksun¸ sabah erken kalkacaksın git yat…" gibi ardı arkası kesilmeyen buyruklar gelmeye başlar.


Bir anlık da olsa çocuğun yerine kendimizi koyduğumuz zaman bu insanı bunaltmaktadır. Peki¸ bu süreci her gün yaşayan çocuklara ne yapsın. Bu çocukla aklıselim bir şekilde düşündüğümüz zaman sizce de bu çocukların söz dinlememesi normal değil midir?


Her Şeyi Görmemeli


Her şeye karışmak hem çocuğun hem de anne babaların günlük yaşamını olumsuz etkileyeceği bir gerçektir. Küçük şeyler dediğimiz çocukların çocuksu davranışları fazla dikkate alınmamalıdır. Her şeylerine karışılan ve sürekli kontrol edilmeye çalışılan çocuklar¸ zamanla pasifleşmesine ve söz dinlememelerine neden olacaktır.


Çocuklar¸ birçok davranışı çevrenin geri bildirimleriyle öğrenmektedir. Anne babanın sabahtan akşama anlatamadığı olumsuz bir tavrı¸ okuldaki arkadaşları ya da öğretmenleri tek cümle ile anlatabilirler. Bu amaçla çocukların yapmış oldukları her olumsuz hareketi görmeye çalışılmamalıdır. Çocuklar¸  özellikle ilk defa yaptıkları hataların görülmesini pek istemezler; çünkü bu¸ onlarında gereken dersi alabilecek kapasitesi olduğunu göstermektedir.


Yine çocuklar deneme yanılma yöntemleriyle öğrenmektedirler. Çocuklar bir taraftan öğrenirken bir taraftan da hatalar yapacaklardır. Çocukların sadece olumsuz davranışları için geri bildirim verildiği zaman çocukta ister istemez anne babaların sözlerini dinlemeyeceklerdir. Oysa çocukların öncelikle olumlu davranışları görülüp pekiştirilirse çocuklara zamanla olumsuz davranışlarını bırakacaklardır. Çocuklar sevgi dolu cümlelerle hitap eden¸ onlara zaman ayırıp ilgilenen¸ onlara değer veren kimselerin sözlerini daha çok dinlediklerini çok iyi biliyoruz. Buna karşılık emirler yağdıran yapılanları beğenmeyen¸ dinlenilmeyen çocuklar haşin olma adına karşısındaki kişinin sözlerini dinlemeyeceklerdir.


Özel Hayatına Saygı Göstermeli


Çocuklar¸ büyüdüklerinin bir ifadesi olarak kendi kararlarını vermek isterler. Karar verme konusunda da anne babalarından gerekli cesaret ve güven beklerler. Bağımsızlık ve karar verme konusunda anne babalarından geri bildirim alan çocuklar¸ yerine göre söz dinleme adına anne babalarının fikirlerini soracağından iletişimin olumlu olmasını sağlayacaktır.


Çocukların kendi adlarına vereceği kararlar¸ ailesi tarafından desteklenmek ve saygı duyulmak bir yana¸ izin verilmeyip eleştirilirse¸ çocukta anne babasına (söz dinlememe adına) olumsuz tepkiler vereceklerdir. Çocuğun ne giyeceğinden tutunda¸ kiminle arkadaşlık kuracağına varıncaya kadar her şeylerine karışılması iletişimin kopmasına neden olacaktır. 


Çocukların kararlarına saygı duymakla beraber neler yapmaması gerekenler yerine bu konuda ben dili aracılığıyla neler yapabileceği konusunda seçenekler sunulabilir. Yani çocuğun bakış açısını olumsuz göstermek yerine değişik bakış açılarla olumlu bakması sağlanmalıdır.


Psikolojik Halleri Göz Önünde Bulundurulmalı


Yetişkinlerde olduğu gibi çocuklarda stres ya da sinirli oldukları zaman uygunsuz tepkiler verebilirler. Çocuklar bu psikoloji içinde iken ya iletişime kapalı ya da asabi olacaklarından söz dinlemeyeceklerdir. Çocuğun vereceği tepkilere anne babalar¸  kendilerince yorumlayarak yangına körükle gitmemeleri gerekir.


 Çocuklar stres ya da sinirli iken kendi hallerine bırakılabileceği gibi¸ ben dili veya empati aracılığıyla iletişime devam edilebilir. Çocuğun deşarj olması gerektiğini ve siniri kaba kuvvet yerine öfke kontrolü sahip olması konusunda geri bildirimlere verilebilir. Çocuğun bu aşamada olumlu davranışları ödüllendirmek söz dinleme adına iletişimi güçlendirecektir.


Anlayışlarına Göre Hitap Etmeli


Her çocuğun karakteri ve anlayışı farklıdır. Çünkü kimi çocuk göz işaretinden¸ kimi tatlı bir sözden¸ kimisi de emir kipi sözlerden anlar. Çocukların anlayış ve seviyelerine göre hareket edilmesi söz dinleme adına hem çocuk için hem de anne baba için uygun olacaktır. Çocukların anlamayacağı ya da kaldıramayacağı şekilde cümleler kurulması söz dinlememe adına kişiliğinde tamiri zor yaralara açabilir.


Çocukların anne babaların sözlerini dinleme adına yapacaklarını Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şu hadisi ile çık daha iyi anlamaktayız. "Çocuğu olan kimse onunla çocuklaşsın."[1] Yine Hz. Ali  (r.a.): "Çocuklarınızla yedi yaşına kadar oynayın¸ on beş yaşına kadar onlarla arkadaş olun¸ on beş yaşından sonra da onlarla istişare edin." sözü anne babalar için çocuklarına söz dinletme adına en güzel tavsiyedir.


Yumuşak Söz Söylemeli


 "Kullarıma söyle¸ sözün en güzelini söylesinler…"[2] buyuran Cenabı Hakk; bırakın bir çocukla konuşurken güzel konuşmayı Hz. Musa'nın (a.s.) yaşamasını engellemek için doğacak bütün çocukları öldürtmekle kalmayıp kendini ilah ilan eden Firavun'a karşı dahi Rabbimiz Hz. Musa'ya (a.s.) yumuşak söz söylemesini emretmiştir.


"Ey Musa! Firavun'a karşı yumuşak söz söyle¸ ona yumuşaklık göster!"[3]  ayetinde olduğu gibi hem günahsız hem de anne babaların elinde yetiştirme adına bu dünyada emanet olan çocuklarla iletişim kurarken; "Sözün en güzelini yumuşak bir şekilde"  söylenmesini yukarıdaki iki ayette anne babalara çok güzel açıklamaktadır.


Anne babaların çocuklarıyla iletişim kurma ve iletişimin devamını sağlama ve söylemlerin çocuklar üzerinde daha etkili olmasını ise Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.)'in şu hadisiyle çok daha iyi anlamaktayız.


"Allahu Teâlâ bana farzların ikamesini emrettiği gibi¸ insanlara lütuf ve merhametle muamele edip yumuşak söz söyleyerek¸ onların kalpleri arasında muhabbet filizleri yeşertmemi emretti."[4]


Anne babalar¸ çocukların yetiştirilip eğitilmesi konunda çocuklarla kurulacak iletişim şeklini yine Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in tebliğindeki yaklaşımını başarılı olma adına model almalıdırlar.


Peygamber Efendimiz (s.a.v.)  İslâm'ı tebliğ ederken insanlara karşı hep yumuşak davranmıştır. Müşriklerin kaba davranışlarına ve yüksek sesle konuşmalarına karşı Peygamber Efendimiz (s.a.v.) hep bir rahmet peygamberi edasıyla yaklaşmış ve onların doğru yola girmelerini sağlamıştır


Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in bu davranışını Cenabı Hakk Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurmaktadır:


"Allah'ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba¸ katı yürekli olsaydın¸ onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi…"[5]


Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in İslâm'ı tebliğindeki bu yaklaşımını anne babalarda çocuk terbiyesinde kuracakları iletişimde uygulamalıdırlar. Çünkü çocukların iletişimdeki hassaslıklarının yanında karşısındakini model alma özellikleri de vardır. Eğer anne babalar çocuklarının kendilerini seven sözlerini tutan ve sıkıntılarını her zaman kendileriyle paylaşmasını isteyen bireyler olmalarını istiyorlarsa; yukarıdaki ayetlerde geçen "Yumuşak söz söyleme ile sözün en güzelini söylesinler." ayetindeki manayı çok iyi anlayıp hayata geçirmelidirler.


Yukarıdaki hadis ve ayetler¸ iletişim kurarken nasıl olunması gerektiğini anne babalara çok güzel anlatmaktadır. Eğer anne babaların her konuda olduğu gibi çocuklarıyla da iletişim kurarken rehberleri Kur'an- Kerim ve Peygamber Efendimiz (s.a.v.) olsaydı iletişim noktasında çocuklarıyla yaşadıkları sorunların birçoğunu bugün yaşamayacaklardı.


 


 






[1] Camiüssağir¸ Deylemi



[2] 17/İsra¸ 53



[3] 20/Taha¸44



[4] Camiü's- Sağir¸ I¸ 59/1695



[5] 3/Ali İmran¸159

Sayfayı Paylaş