GAZALİ DÜŞÜNCESİNDE MUTLULUK YOLU

Somuncu Baba

Gazali'ye göre¸ amaç mutluluk ise¸ bunun için çok akıllı olmaya bile gerek yoktur. Akılsızlar bile¸ mutlu olma arzusunda iseler ahirete çalışırlar. Peki¸ böyleyken insanlar neden mutluluk yoluna giremezler? Engel nedir?

Ona göre engel "gaflet"tir. Gaflet¸ bir tür baskılama¸ içe atma¸ üstünü örtme¸ aklileştirme yaşantısıdır. Gazali'ye göre ahiret mutluluğunu reddedip dünya mutluluğunu arzulayanlar bile¸ ilim ve amel olmadan bu mutluluğu gerçek anlamda elde edemezler. Onun "İlahi Saadet" ismiyle dilimize çevrilm

İslâm düşünce geleneğinde mutluluk¸ özü itibarıyla aynı yolu işaret eder. Bu yol¸ geçici hazların yeri olan dünya değil¸ ebedi hazların yeri olan ahiret yoludur. Çünkü asıl mutluluk¸ sonsuz hayat olan ahirette olacağından¸ oradaki mutluluk¸ dünyadaki mutluluktan daha önemlidir. Zaten bu düşünce ve ruh haletine sahip olabilen kimseler¸ dünyada da mutlu olabilenlerdir. Çünkü mutluluk¸ sorunsuz olmak değil¸ sorunları algılamakla ilgili bir konudur. Eğer sorunları¸ sıkıntıları¸ Allah ve ahiret inancı ekseninde görürsek¸ dünyada da en huzurlu ve mutlu kimseler bizler oluruz. Bu noktada İslâm düşünce geleneğinde sufi düşünürlerin mutluluk tezleri oldukça kayda değer gözükmektedir.


Sufi gelenekte mutluluk¸ nihai olarak son hedef gibi görülmekten ziyade¸ sanki mutluluk ötesi bir hedef öngörülmektedir. Bu hedef¸ mutluluk kavramını da tanımlamakta yetersiz kaldığı Allah'ı istemektir. ("Bana seni gerek seni"). Nitekim bu bağlamda Kur'an'daki şu ayet dikkatimizi çekmektedir:


 "Allah¸ mü'min erkeklere ve mü'min kadınlara orada ebedî kalacakları¸ altından ırmaklar akan cennetler vaadetti. Adn cennetlerinde güzel meskenler (vardır). Ve (bunların) en büyüğü¸ Allah'ın rızasıdır. İşte o¸ en büyük mutluluk ve kurtuluştur."  (9/Tevbe¸ 72)


Bu yaklaşımları tasavvufî nosyon ve lirik söylemin zirve isimleri olan Mevlâna ve Yunus'ta bolca görürüz. Gazali'ye göre ise¸ her insanın temel talebi mutluluk olup¸ mutluluk ancak iman ve amelle elde edilir. Gazali'nin "İlahi Saadet" isimli eserinde ortaya koyduğu görüşlerine göre¸ gerçek mutluluk ahirette olup¸ onunla sonsuzluk kastedilir. Çünkü ahiret mutluluğunda;


– Bıkılmayan bir lezzet¸


– Üzüntüsü olmayan bir sevinç¸


– Fakirliği olmayan bir zenginlik¸


– Noksanlığı olmayan bir kemalat¸


– Zilleti olmayan bir şeref vardır.


Bu nedenle akıllı kimseler dünyada haz mutluluğu yerine gayret ve sabrı tercih ederler. Büyük ve asıl sonsuz mutluk için bazı faydaları terk ederler. İki dünyanın mutluluk algılarını Gazali şu şekilde mukayese eder:


 "Dünya mutluluğunun esaslarından biri¸ mal-mülk¸ para sahibi olmaktır. Bu hırsa kapılan kişi daha az değerli olanı daha değerli ve kalıcı olana tercih etmiş demektir. Örnek olarak¸ bakırı bir iksir ile som altına çevirmek için kişinin eline bir aylık fırsat geçse¸ elinde bulunan değeri daha az olan bakırdan vazgeçer. Daha sonraki bir tarihte eline geçecek olan kıymetli madeni bekler. Yine daha büyük nimetlere kavuşacağını bilen kimse¸ daha sonraki vakitte gelecek büyük bir ziyafet için bir süre açlığa katlanabilir."


Gazali'ye göre¸ amaç mutluluk ise¸ bunun için çok akıllı olmaya bile gerek yoktur. Akılsızlar bile¸ mutlu olma arzusunda iseler ahirete çalışırlar. Peki¸ böyleyken insanlar neden mutluluk yoluna giremezler? Engel nedir?


Ona göre engel "gaflet"tir. Gaflet¸ bir tür baskılama¸ içe atma¸ üstünü örtme¸ aklileştirme yaşantısıdır. Gazali'ye göre ahiret mutluluğunu reddedip dünya mutluluğunu arzulayanlar bile¸ ilim ve amel olmadan bu mutluluğu gerçek anlamda elde edemezler. Onun "İlahi Saadet" ismiyle dilimize çevrilmiş olan bir kitabında naklettiği şu hikâye tam da bunu anlatır:


"Zahidlerden biri hükümdarın birine şöyle demiş: "Benim mülküm¸ senin mülkünden daha büyüktür!"


Hükümdar: "Bu nasıl olur?" diye sordu.


Zahid şu cevabı verdi: "Senin kul olduğun varlık¸ benim kölemdir!"


Hükümdar¸ nefsinin isteklerinin kulu iken¸ zahid onları kendine köle eylemiştir. Köle¸ nefsinin isteklerinin önünde çaresizdir¸ daima ona hizmet etmekten yorgun ve bitkindir. Bazen ihtiyacını giderir¸ bazen aciz kalır. İhtiyacını giderirken de sayısız tehlikeler yaşar. İşte ona göre¸ bu nedenle nefsinin isteklerini azaltmak¸ gam ve kederleri azaltmaktır. Bunun yolu da nefs mücahedesi ve riyazat'tır.


Ama bunlar olmazsa¸ ilim ve amel de olmazsa bireyin fıtratının¸ özünün ortaya çıkması¸ bu arızalı durumdan dolayı zorlaşır. Birey¸ gerçek mutluk yolu olan bu özü gerçekleştirmeyi beceremez ve mutluluk lezzetinin gerçek tadını alamaz.


Örnek olarak¸ bir şeyin tadına bakan kimsenin tad almasında bir engel ve arıza varsa kişinin tad alması imkânsızlaşır. O halde tad almaya mani engel ve arıza giderilmedikçe¸ gerçek lezzet yerine acı tadlar gerçek lezzet gibi algılanır.


Gazali'ye göre ölüm de¸ ahiret zevkine engel bir perde olup kaldırılmadıkça mutluluk gerçek anlamda elde edilemez.


Modern filozoflarda ise¸ ölüm düşüncesinden kaçış önerilir. Veya ölüme intiharla meydan okuma psikotikliği… Ölümü düşünmeme en yumuşak halidir.


Peki¸ Gazali'ye göre dünya hayatında mutluluk için neler gerekir? Bunları sıralayarak yazımızı noktalayalım:


1.  Az yemek¸


2.  Gayeye götürecek kadar alete sahip olmak (zenginlik)¸


3.  Dünya işlerine çok dalmamak için¸ ona yardımcı olacak iyi bir eşi¸ Salih çocukları¸ akraba ve dostlarının olması¸


4.  Onurlu ve cömert olmak¸


5.  Sağlık¸ kuvvet ve uzun ömür¸


6.  Sempatik ve güler yüzlü olmak¸


7.  İnsanlara iyilik yapmak¸


8.  Şeytanın kullandığı en büyük alet olan içkiyi içmemek¸


9.  Evlenerek zinadan kurtulmak ve salih çocuklar yetiştirmek¸


10. Öfkeyi kontrol etmek¸


11. İlim öğrenmek. (Ancak ömür sınırlı olduğundan¸ her ilimden bir miktar alıp¸ ağırlığı mutluluk ve kurtuluş sebebi olan ilme ayırmalıdır.)

Sayfayı Paylaş