SEMPOZYUM BİLDİRİLERİ

Somuncu Baba

2012 yılında gerçekleştirilen Uluslararası Somuncu Baba ve Hulûsi Efendi Sempozyumunda sunulan tebliğler kitap haline getirilerek okuyucuların istifadesine sunuldu.

Gül ve Gönül Medeniyeti başlıklı sempozyumun Takdim bölümünde şu ifadeler yer aldı: "Gül¸ bizim anlayışımızda güzellikleri ifade eder. Bizim "Gül Medeniyeti" olarak inkişaf eden tasavvuf anlayışımız¸ gülün Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in remzi olmasındandır. Edebiyatımızda ve tasavvuf muhitinde Hz. Peygamber (s.a.v.)¸ gül olarak tasvir edilmiş¸ gül olarak anlatılmıştır. Gül¸ m

2012 yılında gerçekleştirilen Uluslararası Somuncu Baba ve Hulûsi Efendi Sempozyumunda sunulan tebliğler kitap haline getirilerek okuyucuların istifadesine sunuldu.


Gül ve Gönül Medeniyeti başlıklı sempozyumun Takdim bölümünde şu ifadeler yer aldı: "Gül¸ bizim anlayışımızda güzellikleri ifade eder. Bizim "Gül Medeniyeti" olarak inkişaf eden tasavvuf anlayışımız¸ gülün Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in remzi olmasındandır. Edebiyatımızda ve tasavvuf muhitinde Hz. Peygamber (s.a.v.)¸ gül olarak tasvir edilmiş¸ gül olarak anlatılmıştır. Gül¸ muhabbeti¸ Hak ile beraber olma halini¸ candan sevmeyi dillendirir."


Sempozyum'um açılış konuşmasını yapan Yönetim Kurulu üyesi Av. Mustafa Yağcı şunları söyledi:


"Darende'mizdeki manevî değerleri sözle anlatmak mümkün değildir. Altı asır önce Darende'yi yurt tutan¸ bu diyarı maneviyat ışıklarıyla aydınlatan Somuncu Baba Hazretleri; gül diyarı Darende'nin medar-ı iftiharıdır. Hulûsi Efendi; asrımızdan gelecek asırlara bir sel gibi çağlayıp coşan¸ insana sevgiyi maya maya yoğuran bir büyük yakarışın gönül yazgısı¸ erdemin gökçeği¸ sözün en gerçeğidir."


Sempozyum'da tebliğ sunan akademisyenlerin sunumlarından bir kaç paragraf örnek verelim vermek gerekirse:


İngiltere'den Şeyh Ruzvan Muhammed


"Osman Hulûsi Efendi (k.s.) 1990 senesinde vefat ettiğinde Osmanlı sonrası Türkiye'sinin en büyük rehberi olarak tanınıyordu. 400'den fazla kaside¸ rubailer¸ beyitlerden oluşan; hakiki Sevgili'ye olan hasret¸ seyr-i süluk yolundaki engeller¸ kalbin tabiatı ve yüksek manevî hallere erişmek için öğütlerden oluşan Dîvân'ı modern çağ Türkiye'sinde yazılmış¸ Yunus Emre (1240-1321) ve Şeyh Galip (1757-1799) gibi Osmanlı klasik tasavvuf şairlerini hatırlatan en zengin tasavvuf şiiri kabul edilmektedir."


Prof. Dr. Sinan Yalçın


"Tarihte¸ kültürlerin ve medeniyetlerin mihenk taşları olan bazı insanlar¸ yüzyıllar ötesine uzanırlar. Geçen asırlar¸ onları parlayan yıldız haline getirir. Hayatımızın sırlarını keşfetme özelliği olan böyle önderlere insanlığın ihtiyacı vardır. Somuncu Baba Hazretleri bu ululardan biridir. Anadolu'nun manevî mimarıdır. Sırları anlaşılınca her zaman oralardan uzaklaşmıştır. Sonunda Darende'de yerleşerek¸ buraya manevî ve ekonomik zenginlikler kazandırmıştır. Bu gün dünyanın her yerinden gelip¸ bu manevî havayı teneffüs eden binlerce inançlı insan bir daha buradan ayrılamamaktadırlar."


Prof. Dr. Mehmet AKKUŞ


"Daha hayatta iken Somuncu Baba'nın nâmının yayıldığını biliyoruz. Bunlar arasında özellikle Bursa Ulucami'deki Cuma va'zı ve hutbesinden etkilenen Osmanlı'nın ilk şeyhülislâmı Molla Şemseddin Fenârî'nin de olduğu ve hattâ Aynu'l-A'yân ismini verdiği Fâtiha tefsirini bundan sonra kaleme aldığı bilinmektedir. Somuncu Baba'nın Yıldırım Bâyezid'in damadı Emir Sultan üzerindeki etkisi¸ onun saray çevresinde de itibar görmesini sağlamıştır. Ancak bu şekilde kadrinin fâş olmasından rahatsız olduğundan başta Hacı Bayram olmak üzere müridlerinden birçoğu ile Bursa'dan ayrılmıştır."


Mısır'dan Dr. Ahmed Sami el-Ayidi


"Şeyh Osman Hulûsi Efendi (1914 – 1990) hayırlarla ve hayırlı amellerle dolu bir hayat yaşamıştır. Zira dinî ve mutasavvıf kimliğiyle¸ 1945 yılında erken biz zamanda Darende'deki Hamid Velî camisinin minberine çıkmış¸ 42 yıl boyunca bu caminin imamlığını ve hatipliğini yapmıştır. Şeyh Osman Hulûsi Efendi küçük yaşlarından itibaren davet işleri ve insanlara hizmet etmekle meşgul olmuş¸ hayatını insanlara hizmet etme sevgisine adamış ve "İnsanların en hayırlısı insanlara en çok faydalı olanıdır." ilkesi ile hareket etmiştir."


Mısır'dan Dr. Ahmed Abdullah Necm


"Şeyh Osman Hulûsi Efendi¸ gece gündüz kendi toplumunu ıslah etmeye çalışan¸ her an ümmetinin hayrını isteyen¸ ömrünü davetine adayan¸ insanların dünyasına tamah etmek için değil dinine hizmet etmek üzere bu durumun sonuçlarını halkına miras bırakan kişilerden biri olmayı tercih etmiştir."


Prof. Dr. Kadir Özköse


"Osman Hulûsi Efendi en yakınlarından başlamak üzere¸ müritlerine ve dostlarına gönderdiği mektuplarında beklentilere cevap vermiş¸ birtakım sorunlara çözüm önerilerinde bulunmuş¸ ufuklar açmış¸ birtakım hayır hizmetlerinin yerine getirilmesine öncülük etmiş¸ bir şerrin men edilmesine yönelik telkinlerde bulunmuştur. Mektuplarında manzum ve mensur ibareleri başarılı bir şekilde kullanarak edebî bir üslubu şiar edinmiştir. Nesir olarak kaleme aldığı ifadeleri¸ ağdalı olmakla birlikte manzum ibareleri oldukça sadedir."


Sempozyumun kapanış bölümündeki cümlelerle kitap tanıtımını bitirelim:


"İstanbul¸ Bursa ve Darende deki sempozyumlarımızda Somuncu Baba ve Hulûsi Efendi Hazretlerinin ruhaniyetinin tesirleri¸ tasarrufları net bir şekilde görülmektedir. Bu ruhaniyet tesiri içerisinde silsilenin evlatları tüm alanları/coğrafyayı önce manen¸ sonra da madden mamur etmişler her köşeyi muhteşem bir sanat ve estetik anlayışıyla nakış nakış işlemişlerdir. Sempozyumlarda Somuncu Baba ve Hulûsi Efendi birçok yönüyle anlatılmıştır. İngiltere¸ Bosna-Hersek¸ Azerbaycan¸ Mısır¸ Pakistan¸ İran¸ Özbekistan¸ Suudi Arabistan ve ülkemizin değişik üniversitelerinden katılan 40 akademisyen tebliğlerini Türkçe¸ İngilizce ve Arapça olarak sunmuşlardır."

Sayfayı Paylaş