GÜLMENİN PSİKOLOJİK DİLİ

Somuncu Baba

Tebessüm: Daha çok peygamber gülüşü olarak da bilinir. Bunlar daha çok ağızlarını kapatarak gülerler. Yani baktığın zaman dişleri görülmez. Bu kişiler kendilerine güvenen¸ karşısındakini olduğu gibi kabul eden¸ anlayışlı¸ yardım sever olmakla beraber kendisiyle ve toplumla barışık¸ hayatın tadını çıkarmasını bilen kişilerdir.

Doğal gülüşlerin en iyi örneğini çocuklarda görürüz. Her şeyleri doğal olduğu gibi gülüşleri de doğaldır. İçlerinden geldikleri gibi gülerler. Eleştirme huyları ya da eleştirilme korkuları yoktur. Hatır için gülmezler. İçlerinden geliyorsa gülerler yoksa gülmezler. Bir

Hz. Aişe (r.anha):“Allah Rasûlü'nün küçük dili görünecek şekilde kahkahayla güldüğünü hiç görmedim. O (ekseriyetle) tebessüm ederdi.”[1] buyurmuşlardır.


İmam-ı Gazali bu gülüş için dişler gözükür¸ fakat ses işitilmez¸ işte bu¸ Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in gülüş tarzı demiştir.


Cerîr bin Abdullah (r.a.) şöyle anlatır:“Fahr-i Kâinât Efendimiz¸ Müslüman olduğum günden beri beni huzuruna girmekten alıkoymaz ve her gördüğünde gülümserdi.”[2]


Gülme;  genelde mutluluğun ifadesidir.


Gülme¸ kişinin karşısındaki kişiyle olumlu duygular içinde olduğunu¸ sevindiğini¸ içten içe mutlu olduğunu¸ ortak bir şeylerin paylaşıldığını gösterir.


Gülme¸ karşımızdaki kişiyle kısmen de olsa mesafenin kalktığını gösterir.


Gülme¸ normal zamanlarda söylemekten korktuğumuz şeyleri söyleyebileceğimiz mesajını verir.


Gülmek¸ ne kadar güzel bir duygu. Ah keşke herkes gülebilse! Keşke herkesi güldürebilsek! Herkesin kendine göre bir derdi vardır. Yine buna rağmen gülebiliyorsak herhalde bu insan olduğumuzu gösterir.


“Beni güldürdüğün gibi Allah da seni güldürsün.” deriz bizi güldüren ve mutlu edenlere karşı. Güldürdükçe de mutlu oluruz karşımızdaki kişileri.


Gülme¸ insanların duygusal olarak kendilerini ifade etme şeklidir.


Gülme¸ insanın duygusal olarak mutlu olduğunu gösterir. Nasıl ki sıkıntılarımızı¸ dertlerimizi¸ üzüntülerimizi¸ kızgınlıklarımızı¸ acılarımızı ağlayarak ifade ediyorsak sevinçlerimizi¸ mutluluklarımızı da gülerek ifade etmekteyiz.


İnsanların doğal ortamlarda gösterdikleri gülüşleri onların kişiliğini tanımamızı sağlar. Gülmenin doğal ortamlarda ve doğal yollarla olması gerekir. Çünkü samimi bir arkadaş ortamında kişinin gülmesi ile amirinin ya da patronun yanında gülmesinin arasında dağlar kadar fark vardır.


Hatır ve saygı için gülmenin dışında kişinin doğal olarak alışkanlık sonucu gülmesi onun kişiliğini ortaya koyar.


Kişiden kişiye değiştiği gibi ortamdan ortama değişen gülme¸ sesli harflerle yapılan bir duygusal durumun göstergesidir.


Kişiden Kişiye Değişen Gülme Şekilleri Hangi Kişilikleri Yansıtmaktadır?


Hi-Hi Diye Gülenler: Bunlar kendilerine fazla güvenemedikleri için çok rahat gülemezler. Bununla birlikte kendi kararlarını veremeyen¸ kısmen bağımlı ve olgunlaşmamış kişilerin gülüşüdür. Ayrıca çocuksu duygulara sahip olmakla beraber kıskançtırlar. Eleştirilmekten korkmalarına rağmen başkalarını kolayca eleştirmek isterler. Başkalarının başlarına gelebilecek olumsuzluklara içten içe sevinebilen bir kişilikleri vardır.


Ho-Ho Diye Gülenler: Bu şekilde gülenler karşıdaki insanlara güvenmediklerini¸ anlattıklarını kuşkuyla karşıladıklarını anlatmaya çalışan kişilerdir. Bunlar insanın karşısındaki kişinin söylediklerine inanmadığının ve onunla iletişim kurmak istemediğinin ifadesidir. Kuşkucu ve kaba bir kişiliğe sahip olmakla beraber karşısındakini küçümser bir kişilikleri vardır.


Hu-Hu Diye Gülenler: Bunlar daha kişiliği oturmamış kişilerin gülüşüdür. Bunlar güven ve korku arasındadırlar. Bir yandan gülmek isterler¸ öbür taraftan da başlarına bir şey geleceğinden korkarlar. En çok kullandıkları cümle de: “Bugün çok güldük¸ Allah'tan başımıza bir şey gelmese.”


Kahkaha ile Gülenler: Karşısındaki kişinin duygularına fazla önem vermezler. Kendilerine güvenleri oldukça fazladır. Bazı durumlarda çekingenliklerini örtmek için bu şekilde de gülebilirler.


Ha-Ha Diye Gülenler: Bunlar toplun tarafından karnı geniş diye tarif edilir. Eleştiriden fazla korkmayan¸ rahat kişilerdir. Başkalarının duygularına ve düşündüklerine pek aldırış etmezler. Kendilerine güvenleri fazla olduğu için kendisiyle ve toplumla barışık kimselerdir. Kolay kolay incinmedikleri için herkesle barışıktırlar.


He-He Diye Gülenler: Bu gülüş şekli kısmen hi-hi diye gülenlere benzer. Bunların gülüşleri daha çok koyun ya da keçi meleyişine benzer. Kuşkucu ve şüpheci oldukları için insanlarla fazla samimi olmazlar veya olamazlar. Mesafe koyarlar. Daha çok kendini düşünen bencil kişilerdir. Başkalarının başına gelecek olumsuzluklara içten içe sevinebilen kişilikleri vardır.


Yarı Sesli ve Yarı Sessiz Gülenler: Bu şekilde gülenler süper egosu gelişmiş kişilerdir. Yaşlarından daha olgundurlar ve toplumsal kurallara fazla dikkat ederler. Arkadaşlık ilişkilerinde saygıyı elden bırakmayan bu kişiler kendine güvenir ve ne yaptığını bilir. Bunlar doğal olmaktan kısmen korkarlar. Ne başkalarını eleştirmeyi ne de eleştirilmeyi severler. İyi insan olmaya çalışırlar.


Kıs-Kıs Gülenler: Bunlar da kuşkucu ve şüpheci bir kişiliğe sahiptirler. Bencil olmakla beraber alaycıdırlar ve başkalarının başına gelebilecek olumsuzluklara içten içe sevinirler. Eleştirmeyi çok sevmelerine karşın kendilerine yapılacak eleştirilere karşı saldırganlaşırlar. Çelişkili duygulara sahiptirler ve eleştirilme ya da komik duruma düşme korkusu yaşarlar. Kuralcı¸ aşırı disiplinli ve kendisiyle fazla barışık olmayan kişilerdir.


Sırıtmak: Ortamına göre değişmesine rağmen sıradan ve bayağı bir gülüş şeklidir. Kuşkucu¸ insanlara tepeden bakan¸ kıskanç¸ bencil ve insanların hoşnutsuzluğunu isteyen kişilerin gülüşleridir. Bazı durumlarda ise hatır ve zoraki gülüşün ifadesidir. Yapmacık mutluluğu gösterir.


Gülümseme: Genellikle mutluluk¸ neşe ve huzurun göstergesidir. Bazı durumlarda ise kuşkucu¸ egoist olduğunu gösterir. Bu gibi durumlarda kişi kendisini karşısındakinden üstün görür. Tabi bunu anlamak için kişinin bulunduğu ortam¸ konuşma şekli ve karşısındakiler de çok önemlidir. Gözleriyle de verdiği bu mesajı anlatmaya çalışır.


Tebessüm: Daha çok peygamber gülüşü olarak da bilinir. Bunlar daha çok ağızlarını kapatarak gülerler. Yani baktığın zaman dişleri görülmez. Bu kişiler kendilerine güvenen¸ karşısındakini olduğu gibi kabul eden¸ anlayışlı¸ yardım sever olmakla beraber kendisiyle ve toplumla barışık¸ hayatın tadını çıkarmasını bilen kişilerdir.


Doğal gülüşlerin en iyi örneğini çocuklarda görürüz. Her şeyleri doğal olduğu gibi gülüşleri de doğaldır. İçlerinden geldikleri gibi gülerler. Eleştirme huyları ya da eleştirilme korkuları yoktur. Hatır için gülmezler. İçlerinden geliyorsa gülerler yoksa gülmezler. Birilerini güldürmek için de bir çabaları olmaz.


Kişinin gülme biçimi bizim onu tanımamızı sağlar. Kişiyi tanımak amacında kullanılan gülmenin doğal olmasına dikkat edilmesi gerekir. Kişi bazen ortama uygun olsun diye gerçek gülmesini bastırabilir. Alışkanlık sonucu doğal ortamlarda gülme¸ kişiyi tanımada en iyi yardımcı olabilir.


Sonuç olarak her şeyde olduğu gibi kişilikleri tanıma da doğal ortam ve doğal gülüşle olmaktadır. Amaç insanları yargılama ve damgalamak olmamalı; amaç sadece insanları tanımak olmalıdır.






[1] Buhârî¸ Tefsîr¸ 46/2



[2] Buhârî¸ Edeb¸ 68

Sayfayı Paylaş