SEVGİ AÇLIĞI

Somuncu Baba

"Öğretmenim ben annemden¸ babamdan bayramlık istemiyorum. Et yemeği¸ bal baklava da istemiyorum. Beni sevdiklerini sözleriyle¸ davranışlarıyla bana göstermelerini istiyorum. Beni birileriyle kıyaslamamalarını istiyorum. Çünkü kıyaslanmak reddetmek olduğu için bu da beni sevmemek anlamına geliyor.

Ben onları sevdiğim için hiçbir zaman başkalarının anne ve babalarıyla kıyaslamadım. Sevdim¸ çünkü onların çocukları olmaktan mutluyum¸ dünyaya tekrar gelsem yine onların çocukları olarak gelmek isterim. Ben paralarını değil sevgilerini istiyorum. Hocam¸ ac

"Öğretmenim ben annemden¸ babamdan bayramlık istemiyorum. Et yemeği¸ bal baklava da istemiyorum. Beni sevdiklerini sözleriyle¸ davranışlarıyla bana göstermelerini istiyorum. Beni birileriyle kıyaslamamalarını istiyorum. Çünkü kıyaslanmak reddetmek olduğu için bu da beni sevmemek anlamına geliyor.


 Ben onları sevdiğim için hiçbir zaman başkalarının anne ve babalarıyla kıyaslamadım. Sevdim¸ çünkü onların çocukları olmaktan mutluyum¸ dünyaya tekrar gelsem yine onların çocukları olarak gelmek isterim. Ben paralarını değil sevgilerini istiyorum. Hocam¸ acaba sizce ben çok şey mi istiyorum?"


Gerçekten bu çocuklar çok şey mi istiyor? Hiçbir anne baba çocuğunu sevmezlik etmez; ancak çocuklara gösterilen sevgide bir yetersizlik olabilir.


– Çocuklara gösterilen sevgi genelde eksi uçtadır. Anne babaların çocuklara göstereceği ilgi ve sevgi ya azdır ya da hiç yoktur. Çocuklar¸ bunlar için bir ayak bağıdır¸ bir yüktür. Bu gruba genelde kalabalık kardeşli çocuk¸ erkek çocuğu beklerken doğan kız çocuğu¸  istenmeyen hamilelik sonucu doğan çocuk¸ üvey evlat vb girer.


– Çocuğa gösterilen ilgi ve sevgi yapmacıktır. Çocuk anne babaya yaklaşmak istedikçe¸ anne baba da ona itici davranır. Böyle anne babalar¸ çocukları şımarmasın diye onları kalbinden sevdiklerini söylerler. Bu anne babalar¸ görevlerinin sadece çocuklarının karnını doyurmak olduğunu zannederler. Oysa bu çocuklar sevgi ister¸ ilgi ister¸ sıcak yuva ister.


Psikoloji kitaplarında bir deney vardır. Araştırmacılar¸ yavru maymunların bulunduğu kafese iki anne maymun postu koyarlar. Birinci maymunun tüyleri sivri; fakat yavru maymunlara süt verecek şekilde ayarlanır. Diğer maymun ise süt vermeyen; fakat tüyleri pamuk gibi yumuşak olarak ayarlanır.


Gözlem sonucunda yavru maymunların süt içtikleri fakat tüyleri batan maymun postuna sadece karınlarını doyurmak için yaklaştığı¸ geri kalan zamanlarını ise tüyleri pamuk gibi yumuşak olan maymun postunun yanında geçirdikleri görülür.


Çocuklarına karşı buzdolabı gibi olan bu anne babalar¸ çocuklarının olumlu davranışlarını da görmezlikten gelirler. Bu çocuklar çok iyi bir iş yapsalar da o senin görevindir derler. Çocukların hatalarını o kadar büyütürler ki; "Allah'ım¸ neydi günahım da bu çocuğu bana verdin!" diye söylenirler.


Anne babaların çocuklarına karşı ilgisiz ve umursamaz tavırları¸ onların ileriki hayatlarında diğer insanlarla sıkıntı yaşamalarına ve başkalarına sevgilerini aktarmada zorluk çekecektirler.


Sevgisiz büyüyen bu çocuklar¸ çevrelerine karşı soğuk davranacakları için arkadaş kurmada sıkıntı yaşayacaklardır. Bunlar¸ iletişim kurmak ister; ancak çocukluk döneminde anne babası tarafından reddedildiği için reddedilmekten korkarlar.


Hiçbir şeye ihtiyaçları olmadığı halde¸ misafirlikte iken komşu çocuğunun oyuncağını¸ okulda arkadaşının kalemini¸ silgisini… çalarlar.


Büyüdükleri zaman hırsızlık¸ kapkaççılık¸ dolandırıcılık vs. yaparak hem kendilerine gösterilmeyen sevginin intikamını alma hem de kendilerini ispatlama gayreti içine gireceklerdir.


Sonuç olarak çocuğu sevmek demek¸ onunla abartılı ilgilenmek¸ her dediğini yapmak ve onu sürekli kucaklayıp öpmek demek değildir. Çocuklara yerinde ve zamanında gösterilecek tatlı bir bakış¸ samimi bir gülüş ve içten bir sarılıştır sevmek. Sevmek demek; ona güven vermek¸ onu yüreklendirmek ve desteklemektir.

Sayfayı Paylaş