ÂSIM B. SÂBİTعاصم بن ثابت

Somuncu Baba

Hz. Peygamber (s.a.v.) tarafından bir grup sahabi ile muallim olarak Adal ve Kare kabileleri­ne gönderildi. Mek­ke ile Usfân arasındaki Recî' Suyu ya­kınlarında Lihyânoğulları onları kuşatıp tes­lim almak istedi. Ancak Âsım teslim olmayı reddederek onlarla çarpıştı. Önce ok¸ sonra mızrak¸ daha sonra da kılıçla vuruşan Âsım müşrik­lerden birkaç kişiyi öldürmüş¸ iki kişiyi de yaralamıştı. Çetin bir mücadele sonunda¸ “Allah’ım! Ben ilk günlerde senin dinini korudum¸ sen de bugün benim cesedimi koru!” dedi ve şehit düştü. Âsım'ın başına konul

Adı: Âsım


Künyesi : Ebû Süleyman


Lakabı : Hamiyyü’d-debr (Arıların koruduğu kişi)


Doğum yılı : Tespit edilemedi.


Doğum yeri  : Medine


Baba adı  : Sâbit b. Ebi’l-Eflah el-Ensârî el-Evsî


Anne adı  : Eş-Şemûs bint Ebî Âmir


Eş(ler)i  : Tespit edilemedi.


Akrabaları : Âsım b. Ömer b. Hattâb'ın dayısıdır. Hz. Peygamber (s.a.v) onu Ab­dullah b. Cahş ile kardeş yaptı.


Oğulları : Süleyman¸ Abdullah¸ Muhammed¸ Abdurrahman.


Kızları  : Cemile


Kabilesi : Evs


İslam’a girişi: Hicret sonrasında


Sohbet süresi: 3 yıl


Rivayeti : Yok.


Yaşadığı yer : Medine


Mesleği  : Ziraat ve askerlik


Hicreti : Yok.


Savaşları : Bedir¸ Uhud ve bazı seriyyeler


Görevleri : Muallimlik¸ gözcülük¸ komutanlık


Fiziki yapı  : Tespit edilemedi.


Mizacı : Cesur¸ kahraman¸ korkusuz ve sadık biriydi. Uhud Savaşı'n­da Müslümanlar dağıldığında Hz. Pey­gamber (s.a.v)'in yanında kaldı.


Ayrıcalığı : Medineli ilk Müslümanlardandı. Çok iyi ok atardı ve “Hz. Peygamber (s.a.v.)'in ok­çusu” olarak tanındı.


Ömrü  : Orta yaşlardaydı.


Ölüm yılı  : H. 3. sene


Ölüm yeri : Mek­ke ile Usfân arasında


Ölüm sebebi : Şehit


Hakkında  : Hz. Peygamber (s.a.v.) tarafından bir grup sahabi ile muallim olarak Adal ve Kare kabileleri­ne gönderildi. Mek­ke ile Usfân arasındaki Recî' Suyu ya­kınlarında Lihyânoğulları onları kuşatıp tes­lim almak istedi. Ancak Âsım teslim olmayı reddederek onlarla çarpıştı. Önce ok¸ sonra mızrak¸ daha sonra da kılıçla vuruşan Âsım müşrik­lerden birkaç kişiyi öldürmüş¸ iki kişiyi de yaralamıştı. Çetin bir mücadele sonunda¸ “Allah’ım! Ben ilk günlerde senin dinini korudum¸ sen de bugün benim cesedimi koru!” dedi ve şehit düştü. Âsım'ın başına konulan yüz deveyi almak isteyen Lihyânlılar aniden üzerlerine saldıran arılar yüzün­den onun naşına yaklaşamadılar. Arı­ların dağılması için geceyi bekleyen Lihyânlılar bu kez de yağan yağmurun meydana getirdiği sellerin Âsım'ın n­aşını sürüklemesiyle emellerine kavuşamadılar. Âsım'ın cesedi daha sonra da bulunamadı. Bu hadise sebebiyle Âsım “Hamiyyü'd-debr” (Arıların koruduğu kişi) lakabıyla meşhur oldu.


 


Kaynaklar: İstîâb¸ I. 235-6; İsâbe¸ III. 569; Üsd¸ I. 552-553; DİA¸ III. 479-480; İbn Sa’d¸ Tabakât¸ VIII. 345.

Sayfayı Paylaş