ÇOCUKLARDA KİMLİK DUYGUSUNA KARŞILIK ROL KARIŞIKLIĞI

Somuncu Baba

"Ergenin çok yönlü gelişimine bağlı olarak; davranışlarında tutarsızlık¸
ders çalışmaya karşı isteksizlik¸ çabuk sinirlenme¸ çabuk ağlama¸
küsme¸ duygusal yoğunluğa bağlı olarak öfke patlamaları¸ olmadık
şeyler hakkında tartışma¸ yalnız kalmayı ve hayal kurmayı çok sevme¸
sosyal etkinliklere katılmada isteksizlik gibi özellikleri bulunur."

12 yaşında başlayıp 21 yaşına kadar devam eden süreç¸ çocukların çocukluktan çıkıp yetişkinliğe geçiş süreci olarak tanımlanmaktadır.


Bu dönemde gelişim için tek bir bölge yoktur. Gelişim fizyolojik ve duygusal olmak üzere çok yönlü bir şekilde olmaktadır.


Bu dönemde çocukların fizyolojik olarak boyları uzar¸ vücudunda kılları çıkar ve cinsellikleri belirginleşir. Çocukların vücudu fiziksel olarak yetişkinliğe doğru gelişirken diğer taraftan da çocuklar kimlik arayışı içine girerler.


Bu dönemin en belirgin özelliği ergenin benlik duygusunu kazanmaya çalışmasıdır. Ergen¸ benlik duygusunu kazanırken sosyal ortamlarda da rolünü belirlemek için kimlik arayışı içine girer.


Ergen¸ bu dönemde kimlik arayışı adı altında¸ benliğini geliştirmek için toplum içinde seçtiği kişileri kendisine model almaya çalışır. Ergen¸ model alacağı kişiyi aklî olarak değil de duygusal yakınlığa göre seçer. Bu alanda ergen¸ kendi zevklerine uygun¸ kendi görüşlerine daha yakın bulduğu kişileri model alır. Bunun için ergen¸ model aldığı kişiyle kendisini özdeşleştirmeye çalışır. Ergen¸ model aldığı ve özdeşim kurduğu kişileri¸ duygularının değişkenliğine bağlı olarak değişebilmektedir.


Ergenin¸ fiziksel olarak yetişkinliğe doğru değişime uğraması sonucu toplum içindeki rolü ve toplumun ondan beklentileri de değişmektedir. Ergen bu dönemde bir taraftan çocukluktan kurtulmaya çalışırken diğer taraftan da yetişkin gibi davranmaya çalışır.


Ergenin duygusal gelişimi fiziksel gelişimi kadar hızlı olmamaktadır. Ergenin fiziksel görünümü¸ yetişkin gibi olmasına rağmen ergen duygusal olarak çocuksu kalır.  Fiziksel büyümeye karşı duygusal olarak çocuksu kalmak ergeni sıkıntıya sokar. Ergen bir taraftan duygu yoğunluğu yaşarken bir taraftan da toplumun beklentilerini gerçekleştirememe kaygısı yaşar.


Ergen bu duygu yoğunluğu içinde kendisine uygun bir model arayışıyla birlikte öncelikle anne babanın etkisinden kurtulmaya çalışır. Kendi kimliğini oluşturmak adına önce onları örtülü sonraları ise açıktan eleştirme davranışları içine girer. Ergen bir taraftan anne babasını eleştirirken diğer taraftan da büyüdüğünün ifadesi olarak bağımsız bir kimlik geliştirmeye çalışır.


Ergen bu dönemde kendisinin varlığını hissettirme amacıyla büyükleriyle tartışmaya¸ olaylar hakkında görüşlerini bildirmeye çalışır.


Ergenin fiziksel gelişimi baştan aşağıya doğru olduğu için sakarlıklarının arttığı bir dönemdir. Ergen¸ gelişimine bağlı olarak bazı küçük hatalar yapabilir. Bu da ailenin ergene karşı olumsuz tepkisine neden olur.


Ergenin fiziksel ve duygusal gelişiminin aynı oranda olmamasına bağlı olarak davranışlarında da tutarsızlıklar olur.  Ergenin bu şekildeki davranışları anne baba tarafından yerine göre "Kocaman kız/adam oldun." yerine göre de "Sen daha çocuksun." söylemleri ergenin farklı duygular yaşamasına neden olur.


Ergen¸ daha önceleri toplumun içine karışmaktan zevk alırken bu dönemde fiziksel ve duygusal gelişimine bağlı olarak yalnız kalmayı tercih eder. Ergenin çok yönlü gelişimine bağlı olarak; davranışlarında tutarsızlık¸ ders çalışmaya karşı isteksizlik¸ çabuk sinirlenme¸ çabuk ağlama¸ küsme¸  duygusal yoğunluğa bağlı olarak öfke patlamaları¸ olmadık şeyler hakkında tartışma¸ yalnız kalmayı ve hayal kurmayı çok sevme¸ sosyal etkinliklere katılmada isteksizlik gibi özellikleri bulunur.


Ergenlik dönemini her çocuk değişik şekilde atlatırken; ailelerin çocuklara yaklaşımı farklı olmaktadır.


Ergenlikte de çocuk kalan ergenler


Anne babaları¸ bu çocuklara gerekli desteği vermedikleri gibi bu dönemin özelliklerini yaşamaya çalışan çocuklara aileleri¸ gerekli anlayış ve sabrı da göstermezler.


Anne babalar¸ bu çocukların büyüdüklerini kabul etmek bir yana¸ onların kişilik gelişimleri adına yaptıkları hal ve hareketlere tepki verirler. Anne babaların ergenle konuşmaları genelde "Sen daha çocuksun senin aklın ermez" şeklinde olur.


Ergenlikte yetişkin olan ergenler


Bu çocukların anne babaları ergene duygusal olarak olduğundan fazla görev ve sorumluk verirler. Bu çocuklardan yaşlarının üstünde bir olgunluk beklenir. En küçük çocuksu hareketleri tepkiyle karşılanır. Bu çocuklar¸ ergenliği yaşamadan yetişkin gibi davranmak zorunda kalırlar. Bu da ergenin yetersizlik duygusuna sebebiyet verir.


Bu ve benzer ergenin kimlik karmaşası içine girmesine ve benlik saygısını geliştirememesine neden olur. Bu nedenle ergen kendi benliğini geliştiremeyecektir. Kimlik duygusunu geliştiremeyen ergen¸ bağımlı bir kişilik geliştirecektir. Bu durumda çocuğun ileride kendi kararlarını veremeyen bağımlı¸ başarısız¸ kendisiyle ve toplumla barışık olmayan¸ yalnız kalmayı ve yalnızları oynamayı seven bir kişi olmasına sebep olacaktır.


Bu dönemde çocukların sağlıklı kimlik geliştirebilmeleri için başta anne babalar¸ ergenlere uygun bir model olmalı¸ Çocukların bir geçiş süreci yaşadığı unutulmamalı¸ onlara gerekli anlayış ve sabır gösterilerek gerekli destek verilmelidir.

Sayfayı Paylaş