YAŞLI KİMDİR

Somuncu Baba

"Başkalarının ihtiyaç duyduğu bir kişi olmak ve kişinin kendi ailesine veya
topluma katkısı olması kişinin kendini değerli hissetmesi için önemlidir.
Yaşlıları fiziksel ya da zihinsel melekelerindeki değişikliklere rağmen
hayata bağlayacak önemli yolların belirlenmesi konusunda onlara yardım
etmek¸ artık yapamadıkları şeylerin ya da kaybettikleri sosyal rollerin
yasını tutmamaları için onlara fırsat tanımak kadar önemlidir."

Yaşlanma;  kronolojik¸ biyolojik¸ fizyolojik¸ sosyal ve psikolojik boyutları olan¸ doğumdan başlayarak ölüme kadar süren ve kaçınılmaz olan bir büyüme ve gelişme sürecidir.  Organizmanın molekül¸ hücre¸ doku¸ organ ve sistemler düzeyinde¸ zamanın ilerlemesiyle ortaya çıkan¸ geriye dönüşü olmayan¸ yapısal ve fonksiyonel değişikliklerin tümü olarak tanımlanmaktadır. Ölümle sonuçlanacak şekilde canlılık faaliyetlerinde giderek azalma söz konusudur. Yaşın ilerlemesiyle birlikte kalp¸ dolaşım¸ boşaltım¸ solunum ve bağışıklık sistemlerinin işlevlerinde sürekli bir gerileme olmaktadır. Fakat bu durumda çok önemli bireysel faktörler geçerlidir.  Bazı kişiler ileri yaşa ulaşmasına rağmen yaşlılık belirtileri göstermeyebilir veya kronolojik yaşının genç olmasına rağmen ileri derecede bireysel yaşlılık belirtileri ortaya çıkmış olabilir.


 


Yaşlanma süreci beslenmeden egzersize¸ zihinsel faaliyetlerden genel sağlık kurallarına uymaya kadar hayatın her alanında gerekli çabanın gösterilmesiyle yavaşlatılabilir.


 


Yaşlanmanın getirdiği biyolojik ve psikolojik değişiklikler¸ yıllar veya on yıllar içinde yavaşça ortaya çıkar¸ dolayısıyla insanların genel olarak yaşlı kabul edilebileceği tek bir yaş yoktur. Günümüzde genel olarak 65 yaş ve üstü kişiler yaşlı kabul edilmekteyse de ABD'de 1960 ve sonrasında doğmuş kişiler için bu sınır 67'ye yükseltilmiştir. Bu değişiklik öncelikle maddî sebeplere dayansa da¸ yaş sınırının yükseltilmesi yaşlı nüfusun üretkenlik ve yaşayabilirliğindeki artışı da göstermektedir.


 


Yaşlılık Sürecinde Oluşan Bedensel Değişiklikler


 


Yaşlı insanlar homojen bir grup oluşturmazlar¸ hem fizyolojik hem de psiko-sosyal özellikleri çok değişik olabilir. 


 


Bedensel değişiklikler yaşlanma sürecinde devam eden psikolojik¸ sosyal¸ biyolojik ve çevresel olayların biriken etkisiyle vuku bulur.  Bu değişiklikler tüm insanlarda aynı şekilde oluşursa da bireylerin yaşam tarzlarına ve onların hayatlarındaki çevresel özelliklerine bağlı olarak değişik hızlarda gerçekleşir.


 


Deri: Saçlar zayıflar ve beyazlar. Saç çizgileri çekilir. Tırnaklar zayıflar¸ ter bezlerinde atrofi (küçülme) meydana gelir ve terleme azalır. Deri buruşur¸ zayıflar¸ kurur¸ kolayca incinir.


 


Görüş:  Gözyaşı azalır¸ göz kapakları sarkar. Yakın nesneler üzerine odaklanmada yetersizlik¸ ışığa uyumda azalma meydana gelir.


 


İşitme: İşitme refleksi azalır¸ özellikle yüksek tonlarda işitmede zorluklar olur.


 


Dokunma: Soğuk¸ ısı ve dokunma duyuları ile ağrı eşiğinde azalma ortaya çıkar.


 


Koku:  Koku duyusu azalır.


 


Tad: Tad duyusu azalır. Tükürük salgıları azalır¸ ağız kuru olur.


 


Kas iskelet sistemi: Kas hacmi ve uzunluğunda azalma¸ kaslarda gevşeme¸ daha az enerji ve daha çabuk yorulma¸ adımlarda kısalma ve yavaşlama¸ sarkık postür¸ boyun kısalması söz konusudur.


 


Kalp dolaşım ve solunum sistemi: Vital kapasite ve göğüs genişlemesinde azalma¸ nabızda yavaşlama olur.  Damarlarda aterosklerotik değişiklikler görülür.


 


Mide-bağırsak: Salgı azalır¸ alkali derecesi artar. Diş sayısında azalma olur. Çiğneme fonksiyonları bozulur. Midenin boşalması yavaşlar¸ susuzluğa duyarlık azalır.


 


Genitoüriner sistem: Prostat bezlerinde genişleme¸ mesane hacminde azalma vardır. Seksüel fonksiyonlar düşer.


 


Sinir sistemi: Beyin ağırlığında ve belli bölgelerdeki hücrelerin sayısında azalma¸ uyku tarzında değişiklik¸ rüya görmede azalma ve uyanıklık periyotlarında artma¸ reflekslerde zayıflama olur. 


 


Bilişsel Yaşlanmayı Etkileyen Faktörler


 


Yeterli eğitim görmek gibi kişilerin daha önceki yıllarda kazandığı avantajlara ek olarak sağlıklı ve kişiyi zinde tutan yaşam şekilleri faydalı olmaktadır. Fiziksel ve zihinsel egzersizin¸ sağlıklı beslenmenin ve sosyal desteğin iyi olması çabuk yaşlanmaya karşı koruyucu faktörlerdir.


 


Yaşlılık ve Stres


 


Zihinsel açıdan sağlıklı yaşlılar duygularını gençlerden daha iyi kontrol ederler¸ duygu yüklü ikilemlerde daha esnek düşünürler ve duygusal olayları tarafsız olaylardan daha iyi hatırlarlar.


Yaşlılar strese yol açan olaylarla gençlerden daha farklı şekillerde baş edebilmektedir; yaşlılar sorunları eylemci¸ mücadeleci bir tavırla çözmek yerine; duygu odaklı bir yaklaşımla çözebileceklerine daha çok güvenirler. Bu yumuşak ve hoşgörülü bir yol demektir.


 


Yaşlılar depresyona veya anksiyete bozukluklarına gençler ya da orta yaşlılardan daha yatkın değildir ve yaşlıların özgüvenlerinin düşük olması genel bir kural değildir.


 


 


 


Yaşlanmanın Sosyal Yönü


 


Yaşlılıkta rol değişikliği ve sıklıkla da¸ rol kaybı olur. İnsanların çoğu aile¸ toplum ve meslek hayatı içindeki rollerinde değişiklik olmasını bekleyebilir ve çoğu kişi için¸ üstlenilen farklı rollerin sayısı ilerleyen yaşlarda azalır.


 


İş yaşamının bitişi toplumsal ilişkileri ve arkadaşlık bağlarını zayıflatarak kişiyi yalnızlığa sürükleyebilir. Emekli olan kişiler kazançlarını kaybettiklerini ve çalışmanın sağladığı her gün insanlarla temas etme fırsatını kaçırdıklarını söyleseler de¸ çoğu emekliliği kabullenip işinin yerini dolduracak yeni meşguliyetler edinirler. Emeklilik¸ beklenen zamandaysa veya kişinin kendi isteğiyle olmuşsa ve emekli olduktan sonra kişinin yeterli bir geliri  varsa kişiler emekliliğe bu tip bir uyum sağlayabilirler.


 


Az da olsa emekli maaşı alan yaşlıların yakınları tarafından daha çok sahip çıkıldığını görüyoruz. Bir belediye başkanı kasabalarındaki yalnız ve kimsesiz kadına maaş bağlattıktan sonra 3 ailenin birden uzaktan akrabası olduğunu söyleyerek bakmak istediklerini anlatmıştı.


 


Arkadaşlık ve Grup İlişkisi


 


Gençlerle karşılaştırıldığında¸ yaşlıların insanlarla iletişimi¸ teması daha azdır. Yaşlılar önemli konularda aile bireylerine ve uzun sürmüş dostluklara gençlerden daha çok güvenirler. Güvenli¸ yakın ilişkiler yaşlılıkta kendini iyi hissetmesi ve ruh sağlığı için son derece değerlidir. Sosyal bir hayatı olan ve aranan bir kişi olmak yaşlanma sürecinin başarılı geçmesi için önemlidir.


 


Amerikalı yaşlıların yaklaşık yarısı düzenli olarak kiliseye gitmektedir ve altı ABD'liden yaklaşık biri kilisede gönüllü olarak çalışmaktadır.  Dini inançlar yaşlılığa uyum sağlamada önemli bir rol oynamaktadır. Ülkemizde de düzenli camiye giden yaşlılar sosyalleşmektedirler.


 

Başkalarının ihtiyaç duyduğu bir kişi olmak ve kişinin kendi ailesine veya topluma katkısı olması kişinin kendini değerli hissetmesi için önemlidir.  Yaşlıları fiziksel ya da zihinsel melekelerindeki değişikliklere rağmen hayata bağlayacak önemli yolların belirlenmesi konusunda onlara yardım etmek¸ artık yapamadıkları şeylerin ya da kaybettikleri sosyal rollerin yasını tutmamaları için onlara fırsat tanımak kadar önemlidir.

Sayfayı Paylaş