PANİKATAK VE İNANÇ

Somuncu Baba

Panik atağın inanç zayıflığıyla kesinlikle ilgisi yoktur. Gereksiz yere kendinizi suçlamayın. Çok dindar insanların da panik atağa yakalandıklarını görüyoruz. Panik atağı aynı gastrit veya hipertansiyon gibi değerlendirmelisiniz.

Aksine dinimizde hastalıklar bize dünyanın faniliğini ve geçici olduğunu¸ ölüm gerçeğini hatırlatırlar. Sonra rahatsızlıkların günahları döktüğünü¸ Allah'ın sevdiği kullarına bu dünyada zorluk ve meşakkatleri daha çok verdiğini biliyoruz. Bu yüzden rahat olun ve tedavinizi sürdürün.

İnancım zayıf olduğundan mı panik atak geçiriyorum?


  Panik atağın inanç zayıflığıyla kesinlikle ilgisi yoktur. Gereksiz yere kendinizi suçlamayın. Çok dindar insanların da panik atağa yakalandıklarını görüyoruz. Panik atağı aynı gastrit veya hipertansiyon gibi değerlendirmelisiniz.


Aksine dinimizde hastalıklar bize dünyanın faniliğini ve geçici olduğunu¸ ölüm gerçeğini hatırlatırlar. Sonra rahatsızlıkların günahları döktüğünü¸ Allah'ın sevdiği kullarına bu dünyada zorluk ve meşakkatleri daha çok verdiğini biliyoruz. Bu yüzden rahat olun ve tedavinizi sürdürün.


Namazın ve duanın paniğe faydası olur mu?


Tabii olur. Yabancı kitaplarda tavsiye edilen meditasyon tekniği yerine dünyanın gaile ve dertlerinden uzaklaşarak Rabbimizin huzurunda namaza durmak ve O'na el açıp dua etmek elbette koruyucu ve rahatlatıcıdır.  Üstelik dinî görevini yapmanın mutluluğu da buna eklenir.


Camide ön saflara geçemiyorum. Neden?


Panik rahatsızlığı olanlar¸ panik geçirdiğimde dışarı çıkamam ve çevreye mahcup olurum¸ diye kapıya yakın yerlerde namazlarını kılmaktadırlar. Özellikle Cuma namazındaki kalabalık onları ürkütür ve en son safta yer alırlar.


Bizim tavsiyemiz¸ bu korkunun üzerine gitmeleridir. Zaten panik gelse bile kişiye zararı olmayacaktır.


Araba kullanırken panik atak geçiriyorum. Ne yapmalıyım?


Birçok hasta özellikle anayolda araba kullanırken panik atak geçirmektedir. Bunun sebebi hastaların belki de arabada kapana kısıldıklarını ve arabayı kolaylıkla yol kenarına çekemeyeceklerini hissetmeleridir. Baygınlık hissi oluyorsa mümkün olduğunda yol kenarında durmalı ve derin nefes alma uygulaması yapmalısınız. Panik atakların çoğu çabuk geçer¸ ancak işin en kötü kısmı arkalarında bıraktıkları korkudur.


Kişi durumunun panik bozukluğu olduğunu anladığında kalp krizi geçireceğine veya delireceğine inanmaktan vazgeçer. Problemi tanıma¸ genellikle panik atak hastasına yararlı olan zaman bakımından sınırlıdır. Hastalar sadece atağın geçmesini bekler ve ardından yola devam ederler. Temel fikir¸ durumun yol ve araç kullanma fobisine dönüşmesine izin vermemektir.


Bir hastam atak geçirecek olursa arabayı yolun kenarına çekmeye hazır olmak için anayolda daima sağ şeritten giderdi. Araç kullanma sırasında panik atak geçirme ihtimali onu oldukça kaygılandırıyordu. İlaçlar ve psikoterapi kendisine iyi geldi ve panik ataklardan kurtuldu¸ ancak hâlâ sağ şeritte araç kullanmayı ve kaygılanmayı sürdürüyordu. Bu alışkanlığını değiştirebilmesi için sorun üzerinde yoğunlaşmamız uzun zaman aldı.


Uçakta panik atak geçirdim. Şimdi her seferinde uçağa binmekten endişe ediyorum. Ne yapabilirim?


Uçakta panik atak geçirmek yaygındır. Bir hastam¸ bir akşam¸ çarpacağından emin olduğu bir uçağa binmekten nasıl kaçtığını anlatmıştı. Uçağa hiçbir şey olmamıştı. Hastam daha sonra ilk panik atağını geçirdiğini anlamıştı. Şimdi her uçağa binişinde 0.25 mg xanax alıyor ve bu¸ sakin kalmasına yardım ediyor. Benzer korkularınız varsa doktorunuzdan¸ uçuş sırasında size yardım edecek düşük dozda bir trankilizan (yatıştırıcı) yazmasını isteyebilirsiniz. Buna alternatif olarak bazı kimseler bilişsel (kognitiv) davranış terapisinde öğrendikleri teknikleri veya gevşeme egzersizini tercih etmektedir.


Hissettiklerinize olumsuz şartlanma denmektedir. Uçarken panik atak geçirme korkunuz olduğundan¸ iki olay arasında bir bağlantı olmasa bile zihniniz uçmayı panik atakla birleştirmiş.


Rus psikolog Dr. Ivan Pavlov 1800'lerde olumlu ve olumsuz şartlanmayı inceledi. Pavlov bir zil çalıyor ve sonra bir köpeğe et veriyordu. Köpek yiyeceğiyle zil sesini birleştirene kadar bunu birkaç kez yaptı. Sonunda köpeğe yemek vermeden zil çalmaya başladı. Hayvan yine de salya salgılıyordu; et verilmese de zihni iki olayı birleştirmişti.


Her seferinde xanax alarak ve panik ataklardan kaçınarak uçağa binen hasta¸ uçmak ve panik atak arasındaki bağı kırar. Sonunda iki olay arasındaki çağrışım ortadan kaybolur.


Bilişsel davranış terapisi hastaya¸ uçmanın panik ataklara sebep olacağına ilişkin  korkularının akıl dışı olduğunu  öğretir ve uçağa binerken kullanmayı deneyeceği uçuşa ilişkin daha gerçekçi görüşler sağlar.


Gevşeme egzersizini kullanarak derin ve yavaş nefes alabilir ve hayatınız veya hayalinizdeki olumlu bir şeyi hayal edebilirsiniz. Bu olumlu hayal herhangi bir şey olabilir; bir deniz kenarında güneş batımını hayal edin ve kendinizi orada¸ gökteki renklerin değişimini izlerken¸ sahilde dalgaların sesini dinlerken ve deniz kuşlarını başınızın üzerinde öterken ve yosunlu oksijeni bol havayı içinize çekerken görün. Bu hayalle ağır ve derin nefes çalışması gevşeme yeteneğinizi arttırır. Bedeniniz gevşerken panik atağı tetikleyebilecek olan anksiyete azalır.


Kız kardeşimde şizofreni ve panik atak birlikte var. Bu mümkün mü?


Panik atak birçok başka psikiyatrik tanıyla bir arada olabilir. Bazı şizofreni hastaları da panik atak geçirebilir. Dünya nüfusunun % 1'inin şizofreni hastası olduğu düşünülmektedir. Biz tıp camiasında bu bozukluğun beyindeki organik değişikliklere bağlı olduğunu gittikçe daha iyi anlıyoruz.


Şizofreni hastalarında genellikle hezeyanlar (sabit¸ yanlış inançlar) ve/veya halüsinasyonlar (görüntüler¸ bu tür bir uyaran veya durum mevcut değilken bir nesne veya olaya ilişkin çoğu zaman güçlü sübjektif algılamalar; bunlar görsel¸ işitsel¸ dokunsal olabilir veya koku ya da tat duyumlarını içerebilir) görülür. Hezeyanlar paranoid türde olabilir yani kişi hezeyanlardaki kişiler tarafından izlendiği veya kendisine kötülük yapılacağı duygularına sahip olabilir. Halüsinasyonlar ise genellikle işitseldir; yani hastalar kendileriyle konuşan sesler duyar. Bu sesler diğer insanlardan¸ genel olarak evrenden veya kişinin kafasının içinden geliyormuş gibi görülebilir. Şizofreni hastaları da donuk emosyonel duruma (DSM-IV'te affektif donukluk denir) düzensiz davranışa (çocuksu veya tuhaf davranışlar) ve avolisyon (bir amaca yönelik faaliyetleri başlatıp sürdürememek) sahip olabilirler.


Şizofrenik bir kişi panik atakları durdurmak için diğer hastaların kullandığı ilaçları kullanabilir. Bu ilaçlar SSRI antidepresanlar veya minor trankilizanlar olabilir. Bu hastalar antidepresan kullanırsa hezeyan ve halüsinasyonların tetiklenmesi riski ortaya çıkabilir; bu yüzden bazen bu hastaların rivotril veya xanax gibi minör trankilizanlar kullanmaları daha iyi olabilir. Birçok şizofreni hastası zaten zyprexa ve risperdal gibi major trankilizanları kullanacaktır. Minör bir trankilizan eklenmesi majör trankilizan kullanan bir hastayı daha da yorgun veya uykulu yapabilir¸ bu yüzden bunların antidepresan almaları tercih edilebilir.


Panik bozukluktaki kusma ile bulimia arasındaki fark nedir?


Bulimia'da hastalar aşırı yemekten sonra aldıkları kiloları kusarak veya laksatifler (müshil) kullanarak ya da bir süre yemeyerek veya aşırı egzersiz yaparak kontrol ederler. Kusma genellikle istemlidir. Panik atak hastaları ise çok sık kusmaz¸ mide bulantısı hissedebilir veya karın ağrıları olabilir. Panik atak hastalarında kendilerini sakinleştirmek maksadıyla aşırı yemek ortaya çıkabilir.


Panik atak hastalarımdan birinde gerçekten kusma fobisi vardı. Kusan birini gördüğünde panik atak geçiriyordu; bu yüzden hasta veya kusan herkesten kaçmak için elinden geleni yapıyordu.


Bazı hastalarda hem panik atak¸ hem bulimia olabilir. Çoğu psikiyatrik bozukluklar komorbid olarak (aynı anda) ortaya çıkma eğilimindedir.

Bir hastamda panik atak ve bulimia birlikte bulunuyordu ve Lustral'la tedavi olmuştu. Bu yolla iki sorununu da çözebilmişti. Lustral (100 mg) panik atak sorununu çözmüş ve birkaç ay süren ilaç ve psikoterapiden sonra bulimia epizotlarını günde üçten haftada bire düşürebilmişti. Nihayet aylar süren tedavi ile bulimiadan kurtulmuştu ve yılda sadece birkaç panik atak geçiriyordu.

Sayfayı Paylaş