STRES VE PANİK ATAK

Somuncu Baba

"Hiçbir etnik grupta
bir diğerinden
daha fazla panik
atak görülmez.
Ancak bazı gruplar
diğerlerinden daha
sık panik atak
bildirmekte ve
diğer gruplar panik
atakların önemini
inkâr etmekte ya
da görmezden
gelmektedir."

Çocukken yaşanan travmalar panik atak geçirme sebebi olabilir mi?


Erken dönemde yaşanan her türlü travma panik bozukluğunun gelişiminde etkili olabilir. Çünkü biz bu tür travmaların beyinde epinefrin ve serotonin üretimini kontrol eden merkezlerin aşırı uyarılmasına sebep olarak beyin kimyasını değiştirdiğine inanıyoruz.


Geçmişinde erken dönemde yaşanmış bir travma olan hastalar çoğunlukla panik atak geçirerek hekimlerine baş vurmaktadır. Panik atakları kontrol altına aldıktan sonra taciz veya başka türden erken dönemde yaşanmış travmalar gibi asıl sorunlar üzerinde çalışmaya başlayabiliriz. Atakların pençesindeyken panik atak hastalarıyla psikoterapi uygulaması çok zordur. Panik atakları kontrol altına almak ve çoğu durumda tamamen ortadan kaldırmak için pek çok ilaç ve başka teknikler olduğundan şanslıyız.


Panik atakların tedavisinde kullandığımız SSRI'ler ve diğer antidepresanların beynin travmadan zarar gören noradrenerjik ve serotonerjik sistemlerini değiştirebileceğine inanılmaktadır. Bu değişiklikler bazen kalıcı olur ve panik atak hastalarına faydalı olur. Beyni travma öncesi durumuna getirebildiğimizi iddia etmiyoruz¸ zaten buna da gerek yoktur.


Pek çok durumda psikoterapi ve davranışsal tedavi de beyin kimyasını olumlu yönde değiştirebilir. Taciz gibi erken dönemde yaşanan bir travmayı saklamak zorunda kalmak¸ kişiyi sürekli bir vijilans (teyakkuz) ve anksiyete hâlinde tutabilir. Bu daimi stres durumu sinir sistemini gererek panik bozukluğuna ve başka rahatsızlıklara sebep olur. Psikoterapi ise hastayı bu duygusal esaretten kurtararak sorunu çözüme kavuşturur. Çoğu panik atak hastası sürekli korku içinde yaşamaktadır. En sonunda bu sorunları çözmek onları rahatlatır.


Panik atak hastası anne olabilir mi?


Panik bozukluğu hastalarının birinci dereceden biyolojik akrabalarında (çocuklar gibi) bu hastalığın ortaya çıkma riski popülasyonun geri kalanından dört ila yedi kat daha fazladır. Ancak panik atak hastalığı yaşayan bireylerin %50 ila %70'inin hastalıktan etkilenen birinci dereceden bir biyolojik akrabası yoktur. Çocuk sahibi olup olmamak her zaman için kişisel bir tercihtir.


Çoğu panik bozukluk hastası soy ağacına geriye doğru baktığında panik bozukluğu olan bir anne¸  büyük anne ya da teyze görebilmektedir. İnsanlar bu hastalıkta çoğunlukla kadın akrabalarını hatırlar¸ çünkü görünüşe göre kadınlar bu hastalıktan erkeklere göre daha fazla etkilenmektedir.


Panik atağın sebepleri nelerdir?


Panik atağın¸ erken yaşlarda anneden ayrılık gibi travmatik yaşam olayları ile ilgili olabileceği ileri sürülmüştür. Panik bozukluk hastalarının¸ çocukluk ve ergenlikte anne veya baba ölümü¸ aileden uzamış ayrılık¸ anne-babanın boşanması gibi travmatik yaşam olaylarını sağlıklı bireylere göre daha fazla yaşadıkları belirlenmiştir.


Yine stres ve gerginliğin yoğun yaşanması da panik atağı ortaya çıkarabilmektedir.


 


Kahve içmek panik atak'a yol açar mı?


Kahve ve diğer uyarıcılar panik atağa sebep olan merkezi sinir sistemi yollarını harekete geçirir. Hastalar ilaç aldıkları zaman kahve içmeye yeniden başlayabilir¸ ama teşhis ve tedavinin başlangıcında kola ve çay da dâhil tüm kafeinli içeceklerden uzak durmak daha iyidir. 


Bitkisel çaylar kafeinsizdir; fakat bazen efedra gibi panik atakları tetikleyebilecek başka kimyasalları içerebilir. Her zaman ne tüketildiğini anlamak için etiketler dikkatlice okunmalıdır.


Bir süredir panik atak geçirmiyorsanız ve bir şeyi yedikten ya da içtikten sonra yeniden ataklar gelişiyorsa¸ içerdiği zararlı maddeyi anlamanızda size yardımcı olması için o ürünü psikiyatristinize götürmelisiniz.


Panik bozukluk alkol kullanımı ile ilgili midir?


Bazen hastalar alkolün panik atakları tetiklediğini fark etmektedir. Öte yandan bazı insanlar da alkolün panik atakları önlemede yardımı olduğunu görmektedir. Önemli olan¸ olabildiğince sağlıklı bir yaşam sürmektir.


Alkolik bir hastam¸ alkollüyken araç kullanmaktan dolayı pek çok ceza aldıktan sonra alkolü bırakmaya karar vermişti. Birkaç ay alkol kullanmadıktan sonra kendisinde panik bozukluğu ortaya çıktı. Pek çok kişinin yapacağı gibi yeniden alkole başlamak yerine bana başvurdu. Ona bir SSRI¸ fluoksetin verdim ve haftalık psikoterapi seansları düzenledim. Beş hafta sonra¸ her gün olan panik atakları geçti. Alkol¸ xanax ve ativan gibi panik bozukluğunun tedavisinde kullanılan benzodiazepin ilaçlarıyla aynı GABA reseptör bölgelerinden alınır. Belki de hastamın panik ataklarının nedeni¸ bu reseptörlerin yıllar boyunca alkolle aşırı uyarılması ve ardından alkolün aniden kesilmesiydi. Ya da belki önceden de panik bozukluğu vardı ama alkol kullanımı sırasında maskelenmişti. Her halükarda hastam¸ fluoksetin ve psikoterapi ile panik ataklarından tamamen kurtuldu; bu iki yol da onun için kronik alkol kullanımından daha iyiydi. Bir antidepresana başlayınca alkole karşı isteği de azaldı.


Panik bozukluğunda en sık kullanılan ilaç türü olan antidepresanların çoğu alkolle birlikte alınmamalıdır.


Panik atak kimlerde daha sıktır?


Kadınların erkeklere oranı¸ agorafobisiz panik bozukluğunda 2'ye 1¸ agorafobili panik bozukluğunda ise 3'e 1'dir¸ ama bunun sebebi bilinmemektedir. Bu durum¸ beyindeki farklı hormonal etkilerden kaynaklanıyor olabilir. Elbette bu durumdaki erkekler azınlıkta olsa da¸ yine de bu hastalığı yaşayan pek çok erkek vardır.


Hiçbir etnik grupta bir diğerinden daha fazla panik atak görülmez. Ancak bazı gruplar diğerlerinden daha sık panik atak bildirmekte ve diğer gruplar panik atakların önemini inkâr etmekte ya da görmezden gelmektedir.


Yine dul¸ bekâr ve ayrılmışlarda evlilere nazaran 2 kat daha fazla panik atağa rastlanır. Şehirlerde yaşayanlarda¸ kırsal kesimdekilere oranla daha sık görülür.


Panik atakta kişinin yaşı etkili midir?


Yaş gerçekten de bir etkendir. İnsanlar genellikle ergenliğin sonundan 30'lu yaşların ortalarına kadarki dönemde panik atak geçirir. Yaşı daha ileri olanlarda sebep¸ hipertiroidizm veya hipoglisemi gibi tıbbi bir faktör olabilir. Geç başlayan panik atakların çeşitli sebepleri vardır.


Bir hastam ilk panik atağını 50'li yaşlarının ortalarında geçirmişti. Genelde olduğu gibi herkes¸ onun yaşındaki bir adamın kalp krizi geçirdiğinden endişelenmişti. Hastam kardiyologuna giderek tam bir check-up'tan geçmiş; ayrıca elektrokardiyogram (EKG)¸ ekokardiyogram çektirmiş ve kan testleri ile başka birçok test yaptırmıştı. Testlerin tamamı normaldi. Panik atak hastasıydı ve günde bir kez aldığı 10 mg Citolex ile başarıyla tedavi oldu ve ilacı bir yıl boyunca kullandı. Bu hasta¸ bir yıl sonra ilacını bırakıp bir daha panik atak geçirmeyen şanslı hastalardan biriydi; en azından benim kendisini takip ettiğim iki yıllık dönemde panik atak geçirmedi.


Başka bir hastam da tanı konduğu sırada 70 yaşındaydı. Kendisinde majör depresyon ve dışarı çıkma korkusu vardı. Kendisiyle görüşüp tam geçmişini öğrenince¸ panik atakları da olduğunu anladım. Sabahın erken saatlerinde panik ataklarla uykusundan uyanıyordu. Hastam bu atakları kalp çarpıntısı¸ nefessiz kalma ve dehşet verici bir korku olarak nitelendiriyordu. Ona panik atak hastası olduğunu söyledim ve tek bir ilaçla¸ yani Lustral'la bunlardan ve depresyonundan kurtulabileceğini vaat ettim. Günde 50 mg ile dört hafta sonra iki sorunundan da kurtuldu.

Sayfayı Paylaş