HİCÂZ NOTLARI II "MEDİNE KÜTÜPHANELERİ VE MÜZELERİ"

Somuncu Baba

Bir önceki yazımızda Medine'de ziyaret ettiğimiz mekânlardan bir kısmına kısaca değinmiştik. Burada ise özellikle kütüphane ve müzelerden bahsetmek istiyoruz. İslâm Tarihi hocalarımızla birlikte Hz. Peygamber (s.a.v)'in mescidinin batısında yer alan Kral Abdülaziz Kütüphanesi'ne gittik. Günümüzde özellikle Arif Hikmet Paşa Kütüphanesi gibi mescit sınırları içerisinde kalmış olan ve yıkılmaktan kurtulamayan birçok kütüphanenin kitaplarının buraya nakledildiği¸ kütüphane gezilirken bize aktarılmış olup¸ en azından kitapların kurtarılmış olduğu haberi bizi bir nebze olsun

Bir önceki yazımızda Medine'de ziyaret ettiğimiz mekânlardan bir kısmına kısaca değinmiştik. Burada ise özellikle kütüphane ve müzelerden bahsetmek istiyoruz. İslâm Tarihi hocalarımızla birlikte Hz. Peygamber (s.a.v)'in mescidinin batısında yer alan Kral Abdülaziz Kütüphanesi'ne gittik. Günümüzde özellikle Arif Hikmet Paşa Kütüphanesi gibi mescit sınırları içerisinde kalmış olan ve yıkılmaktan kurtulamayan birçok kütüphanenin kitaplarının buraya nakledildiği¸ kütüphane gezilirken bize aktarılmış olup¸ en azından kitapların kurtarılmış olduğu haberi bizi bir nebze olsun memnun etmişti. Yetkililerin ifade ettiklerine göre bu kütüphaneye sadece Arif Hikmet Paşa Kütüphanesi'nden değil¸ başka kütüphanelerden de kitap nakilleri olmuştu. Burada İhsâniyye Kütüphanesi¸ İrfaniyye Kütüphanesi¸ es-Sâfî Aile Kütüphanesi¸ Şifâ Kütüphanesi¸ Kîlî Nâzırî Kütüphanesi¸ Abdülkadir ec-Cezâirî Kütüphanesi¸ Sakızlı Kütüphanesi¸ Kurrâbaş (Karabaş olarak kullanımı yaygınlaşmış) Kütüphanesi¸ Şeyh Muhammed Nur Ketbî Kütüphanesi¸ el-Cebert Kütüphanesi gibi 34 vakıf kütüphanesi daha bulunmaktadır.[1]


Kral Abdülaziz Kütüphanesi'nin birinci katında yer alan Kur'an-ı Kerim Kütüphanesi'nde küçük büyük 2000 adet yazma Kur'an-ı Kerim sergilenmektedir. Bu bölümün duvarları ahşap ve sedef işlemeli panellerle süslenmiş ve de Kâbe Örtüleri ile kapatılmıştır. Burada teşhir edilen ve Gulam Muhyiddin'in 1240/1824-1825 yılında yazdığı¸ 446 sayfa¸ her bir sayfada 11 satırın yer aldığı¸ 142 cm. uzunluğunda 80 cm. genişliğinde ve ağırlığı da 154 kg. olan büyük bir Kur'an-ı Kerim ise ayrıca zikredilmeye değerdir. Buradan çıktıktan sonra girişin üzerindeki levhada 1270/1853-1854 tarihinde tesis edildiği belirtilen Arif Hikmet Paşa Kütüphanesi yazan iki katlı bölüme girdik. Duvarlar boydan boya kitaplıklarla çevriliydi. Bu arada eski kütüphane duvarlarından indirildiği anlaşılan Hz. Ebû Bekir¸ Hz. Ömer¸ Hz. Osman ve Hz. Ali (r. anh) yazılı tablolar da bir köşeye asılmıştı. Medine'de ve diğer Suud şehirlerindeki camilerde dört halifenin isimlerin yazılı olduğu bu tarz tablolara artık yer verilmemektedir. Duvarların birinde Arif Hikmet Paşa Kütüphanesi'nin dışarıdan ve içeriden çekilmiş iki eski fotoğrafı ile yine iç mekândan çekilmiş ve kütüphane görevlisi Mahmûd Eğinli'nin de yer aldığı bir fotoğraf bulunmaktaydı. Bir başka duvarda ise surun da görülebildiği çerçevelenmiş halde eski bir Medine fotoğrafı asılıydı.


Kral Abdülaziz Kütüphanesinde yazma Kur'an'lar dışında 15 bin yazma eser¸ 25 bin nadir kitap ve ayrıca 90 bin kitap yer almaktadır. 


Heyetimiz 7 Temmuz 2010 tarihinde şehirdeki Câmiatu'l-İslâmiyye denilen İslâm Üniversitesini ziyaret etti. Kampüs alanı içerisinde ilk ziyaret ettiğimiz yer de yine Üniversite Kütüphanesi oldu. Oldukça büyük bir kütüphane idi¸ tatil dolayısıyla olsa gerek içerisinde pek fazla araştırmacı ve talebenin olmayışı dikkatimizden kaçmamıştı. Görevliler bizleri en iyi şekilde ağırlamaya çalıştılar ve yayınlarından bir miktar kitabı kolilere koyarak otobüsümüze yerleştirdiler.


Medine'de ziyaret ettiğimiz bir diğer kurum ise Kur'an Matbaası'dır. Kapısındaki kalabalıktan Medine'yi ziyarete gelen hemen bütün umrecilerin buraya getirildiği anlaşılmaktaydı. Geniş bir mekân üzerine kurulmuş olan matbaada muhtelif dillerde meallerin olduğu binlerce Kur'an nüshası basılıyordu. Çıkışımızda ziyarete gelen hemen herkese birer Kur'an-ı Kerim hediye edilmişti. 


Medine Araştırma Merkezi ve Müzesi


Medine'de yakın zamanlarda açılmış olan Davudiyye Binasındaki Medine Araştırma Merkezi ve Müzesi'nin burada zikredilmesinin önemli olduğu kanaatindeyim. Bir bölümü binanın bodrum katında diğer bölümü ise 7. kat 708 numarada yer alan müzenin¸ neden müstakil bir mekânda değerlendirilemediği anlaşılır değildir. Yetkililerin gelecekte bu mekânları birleştirme cihetine gideceklerini ümit ediyorum. Burada Hz. Peygamber (s.a.v) sonrasındaki ilave ve değişimlerin yer aldığı Medine Mescidi maketleri ile Osmanlı dönemi Medine'sinden muhtelif fotoğraflar¸ maketler¸ hicret yolu haritaları¸ Uhut Savaşı'nın cereyan ettiği maket¸ hakeza Hendek Savaşı ile ilgili maket¸ harita ve de geniş bir alan üzerine kurulmuş olan sur içerisindeki Medine'nin detaylı olarak yer verildiği büyük bir maket¸ Bakî' Mezarlığını gösteren maket ve Medine'de defnedilmiş sahabeye ait isimlerden başka Medine Tarihi ile ilgili pek çok malzeme bu iki bölümde sergilenmektedir. Özellikle Hendek Savaşı'nda hendeğin kazıldığı yeri¸ Hz. Peygamber (s.a.v)'in çadırını kurduğu Sel' Dağı'nı gösteren maket harita¸ hendeğin kazıldığı yerin dışında Medine'ye başka bir yerden girilemeyeceğini göstermesi bakımından çok açıklayıcı idi ve orada bulunan hocalarımızın da belirttikleri üzere bu harita gayet bilgilendirici idi. Bu arada her zaman olduğu gibi ben bunların fotoğraflarını çekiyordum.


Bu kurumda ayrıca Medine Mescidi'nin ve şehrinin tarihini ihtiva eden birçok yazılı ve görsel yayın bulmak ve uygun fiyatlara almak mümkündü. Ben de satışa sunulan Hz. Peygamber (s.a.v)'in hicret güzergâhını gösteren "Hicret Yolu" haritasını satın aldım.


Osmanlılar¸ şehri bedevî saldırılarına karşı koruyabilmek için çepeçevre bir surla kuşatmıştı. Ne var ki fotoğraflarda detaylıca görebildiğimiz bu sur¸ Medine mescidini genişletme faaliyetleri dâhilinde yıkılmıştır. Özellikle bugün Mescidin çevresindeki yollar hemen hemen sur güzergâhından geçmektedir. Artık bu suru müzede büyük bir mekâna kurulmuş olan Medine Şehir maketi içerisinde görebilmek mümkün. Bu maketle Osmanlı Medine'sini böylece daha iyi görebiliyorsunuz. Amberiye Cami¸ İstasyon Binası¸ Kışla (Bugün valilik binasının olduğu yer)¸ sur güzergâhı¸ Medine Mescidi'nin etrafındaki irili ufaklı camiler ve medreseler¸ Bakî Mezarlığı her şey bu makette en ince ayrıntısına kadar yer almaktaydı.  

Medine Mescidi'nin genişletilmesi faaliyetleri içerisinde tarihin insafsızca yok edildiğini düşünürken -ki yok edilmiştir- bu tür bir müze ve araştırma merkezinin kurulmuş olduğunu öğrenmek ve burasını gezmek gerçekten de beni ve kafiledeki diğer hocalarımızı ziyadesiyle memnun etmişti. Hz. Peygamber (s.a.v)'in mescidini ve şehrini ziyarete gelenler için bu mekân gibi daha başka mekânların hizmete açılması dilek ve temennisiyle sözlerimi bitirirken Diyanet İsleri Başkanlığı yetkililerinin Türkiye'den gelen ziyaretçileri¸ özellikle bu önemli müzeyi mutlaka ziyaret ettirmelerinin çok faydalı olacağını düşünüyorum.




[1] Kıymetli hocamız Prof. Dr. Mustafa Fayda 1969-70 yılında araştırmada bulunmak üzere Hicâz'a gitmiş ve müteakiben de "Hicâz Kütüphaneleri" başlığı altında yazmış olduğu yazısında burada bulunan kütüphanelerden bir kısmına değinmiştir. Bkz. Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi¸ Ankara 1971¸ c. XVII¸ s. 305-308.

Sayfayı Paylaş