BESLENME YETERSİZLİĞİNE VE İKİ HASTALIK

Somuncu Baba

Herhangi bir besin öğesi veya öğelerinin vücudun gereksinim düzeyinden az alınması sonucu yeterli enerjinin alınamaması ve vücut dokularının yapılanamaması durumuna "Yetersiz Beslenme" denir.

Herhangi bir besin öğesi veya öğelerinin vücudun gereksinim düzeyinden az alınması sonucu yeterli enerjinin alınamaması ve vücut dokularının yapılanamaması durumuna "Yetersiz Beslenme" denir.

Her besin öğesine insan vücudunun gereksinimi vardır. Her besin öğesinin vücudumuzda çok önemli görevleri vardır. Bu öğeler vücudun gereksinimini karşılayacak miktarda alınması gereklidir. Vücudun gereksinimini karşılayacak miktarda alınmaması halinde vücudun gelişmesinde¸ büyümesinde¸ yenilenmesinde¸ çalışmasında aksamalar ve hastalıklar oluşur. Bu durum doğrudan hastalıklara yol açtığı gibi¸ hastalıkların oluşum riskini arttırmakta ve tedavi aşamasının ağır seyretmesine neden olmaktadır. Yetersiz beslenme vücut direncini azaltmakta¸ bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olmaktadır. Bu da hastalıklara davetiye çıkarmaktadır.

İnsanoğlu var olduğu günden bu yana yetersiz beslenme sorunu yaşamaktadır. Bugün de birçok nedene bağlı olarak bu sorunu yaşamaktadır.


Doç. Dr. S. Songül Yalçın¸ beslenme yetersizliğine bağlı görülen bazı hastalıklardan Guatr ve Anemi hastalıkları hakkında bizleri şöyle aydınlatıyor: 


Guatr
Türkiye'de her üç kişiden birinde (%30) iyot eksikliği nedeni ile guatr  görülmektedir. İyod eksikliği dünyada¸ korunulabilir zekâ geriliğinin en sık nedenidir. Fetus¸ yenidoğan ve süt çocukluğu döneminde iyod eksikliği olur ise¸ eksikliğin derecesine göre zekâ geriliği¸ büyümede duraklama¸ sağırlık oluşur. İyod yetersizliği olan kadınlarda düşük¸ ölü doğum görülmektedir. İyod yetersizliğinin olduğu bölgelerde yaşayan insanların öğrenmeleri yavaş ve iş verimleri düşüktür. İnsanlar gibi çiftlik hayvanları da iyod yetersizliğinden etkilenir ve süt¸ et ve yün verimleri azalır. Dolayısı ile iyod eksikliği sosyoekonomik geriliğe neden olur.
İyot eksikliği ülkemizde en fazla Bolu¸ Kastamonu¸ Malatya ve Rize illerinde görülmektedir.  Bu sorunun yıllardır bilinen basit ve ucuz çözüm yolu yiyeceklerin iyot bakımından zenginleştirilmesidir. Bu amaçla tuz ve yağın iyotla zenginleştirilerek olumlu sonuçlar alındığı görülmüştür. Bununla birlikte ülkemizde hala iyotlu tuz kullanımı yaygınlaşmamıştır. Ailelerin iyotlu tuz kullanımı hakkında bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Tuz üreticilerinin iyotlu tuz imal etmesi için teşvik edilmesi gerekmektedir.

Anemi
Süt çocuklarında¸ genç kızlarda¸ hamilelerde anemi (kansızlık) sık görülmektedir. Demir yönünden zengin besin maddelerinin (kırmızı et) alınmaması¸ demir emilimini arttıran yeşil sebze ve meyvaların sınırlı tüketilmesi de kansızlığı arttırır. Besin maddelerinin çay ile beraber tüketilmesi ise demir emilimini azaltmaktadır.
Anemi olan vakalarda iştahsızlık¸ büyümede duraklama¸ mental motor gelişme geriliği görülmektedir.
Süt çocukluğu döneminde¸ anne sütünün en az 6 ay verilmesi (ilk 4-6 ay tek başına)¸ bir yaşından küçüklere inek sütü verilmemesi¸ 6. aydan itibaren diyete meyva suları ve et eklenmesi¸ demirden zengin ek gıdalara başlanması anemiden koruyucudur. Anne sütü almayan bebeklere ilk 6 ay demir yönünden zengin mama verilmelidir. Altıncı aydan itibaren demir desteği (1mg/kg/gün) yapılabiliir. Yiyecekler demir ve askorbik asitle zenginleştirilmelidir. Yemeklerde demir emilimini önleyecek çay¸ kahve¸ sellülozlu tahıllar gibi  tüketimler engellenmelidir. Yiyecekler düşük demir yararlanımına ait besinlerden oluşuyorsa (etten fakir¸ ıspanak¸ yumurta ve tahıllardan zengin) her öğün en az 25 mg vitamin C verilmelidir. Gebeler gebeliklerinin ikinci yarısından başlayarak doğumdan sonraki bir ayın sonuna kadar demir tabletleri almalıdır.

Sayfayı Paylaş