KİŞİLİK ÖZELLİKLERİYLE KÂFİR

Somuncu Baba

"Kâfirlerle ilgili olarak Kur'an¸ daha çok inanç ilkelerine aykırı olumsuz tutum ve davranışlarından ve bu davranışlarının sürekliliği sebebiyle şartlanarak¸ artık doğru ve güzel davranışları yapamayacak durumda olma özelliği kazanmalarından bahseder."

Kur'an-ı Kerim¸ insanların kişilik özelliklerinden söz ederken¸ inanç ve inanca dayalı davranışlar açısından gruplama ve değerlendirmeler yapar. Buna göre¸ birçok inanç ve inanca dayalı davranış grupları arasında üç kimlik öne çıkmaktadır. Bunlardan biri kâfir kimliğidir. Kur'an-ı Kerim birçok âyette kâfirlere işaretle onların tutum ve davranış özellikleri üzerinde durur. Bu özellikleriyle onları tanıma ve anlama noktasında mü'minlere uyarılarda bulunur. Bu bağlamda kâfirlerle ilgili olarak Kur'an¸ daha çok inanç ilkelerine aykırı olumsuz tutum ve davranışlarından ve bu davranışlarının sürekliliği sebebiyle şartlanarak¸ artık doğru ve güzel davranışları yapamayacak durumda olma özelliği kazanmalarından bahseder: "Allah¸ onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir¸ gözlerine de perde inmiştir." (2/Bakara¸ 7).


Kâfirlerin kişiliklerini şekillendiren temel kimlik özelliklerini Kur'an bağlamında psikolog Prof. Dr. Osman Necati yedi maddede özetler. Şimdi bu maddeleri psikolojik çözümlemeler yaparak sırayla ele almak istiyoruz:


1. İnançla İlintili Kimlik:  Tevhîde¸ resullere¸ âhiret gününe¸ dirilişe ve hesap gününe inanmamayı içeren kişilik özelliğidir. Bilindiği gibi kâfirlerin temel özellikleri inkârcılıklarıdır. Onlar özellikle gaybı inkâr ederek¸ Allah'ın sayısız âyetlerini görmezden gelip nankörlükte ısrarcı olurlar. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de şu âyet-i kerîmelerde ifade edildiği gibi: "Nefse kötülüğü (fücur) ve korunmayı (takvâ) ilham edene and olsun ki¸ onu tezkiye eden kurtuluşa ermiştir¸ kirletip örten ise kaybetmiştir." (91/Şems¸ 8-10.). Bunu yaparak varoluşsal özlerindeki Allah'a iman ve buna bağlı diğer olumlu yönelimlerin üstünü örterek¸ kötülüklere yönelirler.


2. İbadetlerle İlintili Kimlik: Allah'tan başka¸ kendilerine herhangi bir fayda ve zarar vermeyen varlıklara ibadet etmek de kâfir kişiliğin özelliklerindendir. Çünkü her ne kadar Allah'ı inkâr etseler de¸ varoluşsal özlerinde diğer bir ifadeyle fıtratlarında var olan bir kutsal varlığa inanma ve yönelme eğilimi ihtiyacı sonucu¸ bu ihtiyacı böylece giderme yolunu tercih etmektedirler. 


3. Sosyal İlişkilerle İlintili Kimlik: Zulm etme¸ mü'minlere karşı olan tasarruflarında düşmanlık gütme ve onlarla alay etme¸ haklarında sınırı aşma¸ kötülüğü emretme ve iyilikten alıkoyma gibi kişilik özellikleri bu kategoridedir.


4. Aile İlişkileriyle İlintili Kimlik: Sıla-i rahimi kesme bu bağlamdadır. Bu nedenle mü'minler sıkça uyarılarak akrabalarıyla ilişkilerini güçlendirmeye teşvik edilmektedirler. Nitekim her Cuma namazı sonrası okunan âyet-i kerimede "akrabalarla yardımlaşma" emri cemaate hatırlatılarak¸ kâfirlere benzememek için uyarılmaktadırlar.


5. Yaratılış/Tabiatla İlintili Kimlik: Ahdi bozma¸ ahlaksızlık¸ hevâ ve şehvetlere tabi olma¸ gurur ve büyüklük taslama gibi özellikle yaratılışla ilgili davranışlar bu çerçevededir. Dolayısıyla Kur'an ekseninden bakıldığında¸ ahlakî özellikler olarak nitelenen bu hususların kâfir kişiliğine ait oldukları ve dolayısıyla Allah'a inanma ile ahlakî davranışlar arasında bağ kurduğu belirtilmektedir.


6. Tepkisellik ve Duygusallıkla İlintili Kimlik: Mü'minleri sevmeme¸ onlara karşı kin besleme¸ Allah'ın kendilerine verdiği nimeti çekememe ve haset etme hususları bu sınıfta sayılabilir.

Akılsal ve Bilgisel Kimlik: Bu kimlik özellikleri arasında babaları taklit ve nefsin aldatması¸ düşüncelerin anlayış ve akletmekten donması¸ kalplerin mühürlenmesi¸ inançlara karşı basiretlerin körelmesi¸ sayılabilir. Bu süreçler¸ aslında birbirinden tümüyle kopuk değildir. Babaları taklit ve nefsin isteklerine uyarak davranışlar gerçekleştirme olayı süreklilik kazandığı sürece yerleşecek ve bireyin benlik ve kişiliğini kuşatacaktır. Zamanla birey¸ kendi yaptıklarını iyi ve doğru olarak algılamayı daha güçlü bir inançla başarabilecektir. Yaşadığı süreç bir tür şartlanma ve yapageldiği davranışları pekiştirmedir. Bu nedenle kalpleri mühürlenmiş¸ yani artık iyi ve güzel işleri algılamaktan uzaklaşmış olacaktır. Anlayış ve idrakleri de bu çerçevede işlev görecektir.

Sayfayı Paylaş