SEVGİ VE MUTLULUK

Somuncu Baba

Bizler her şeyden önce insanız ve insan olmamız¸ gerçekte özümüzde taşıdığımız sevgi ile bir anlam ifade eder. Yüce Yaradan'ın özümüze yerleştirdiği bu sevgi¸ diğer tüm yaratıkları¸ tek tek insanı kuşatmazsa bilimsel ve teknolojik gelişmelerin bizim insani gelişimimize ne katabilir ki?

Henüz modern bilim ve teknoloji günümüzdeki durumuna ulaşmadan önce¸ bu kadar rahat bir yaşam düzeyine sahip değildik. Günümüzde son derece gelişmiş vasıtalarla bir şehirden¸ başka bir şehre¸ hatta bir ülkeden çok uzaktaki bir ülkeye ulaşmak sadece saatler alırken¸ bu ulaşım araçlarının henüz bulunmadığı geçmiş dönemlerde bu yolculuk¸ günler¸ hatta aylar alabilmekteydi. O dönemlerde henüz hayatımızı son derece kolaylaştıran¸ çamaşır makinesi¸ buzdolabı gibi ev eşyaları da mevcut değildi. Dünyanın herhangi bir yerindeki bir olayı¸ anında bize ulaştıran kitle-iletişim araçları¸ televizyonlar¸ radyolar¸ gazeteler ve günümüzde de gittikçe yaygınlaşan internet imkânı da yoktu. Bütün bu teknolojik imkânların varlığı¸ bugün yaşamı bizler için daha kolay yaşanır hale getirmektedir. Bu yüzden¸ bizlere bu imkânları sağlayan bilimsel ve teknolojik gelişmelerde payı bulunan her insana müteşekkir olmak bir insanlık vefa borcudur. 


Bütün bu olumlu gelişmelere karşılık¸ insanların her geçen gün daha mutsuz¸ sıkıntılı ve yaşamdan daha az zevk alır hale geldikleri görülmektedir. Ne yazık ki¸ insanlar¸ geçmişe oranla sevmeyi ve paylaşmayı daha az gerçekleştirmektedir. Zaman zaman bencillik ve ihtiras davranışlarımızda belirleyici rol oynayabilmektedir. Artık¸ birbirimizi sevmeyi bile çıkarlarımız için yapar duruma gelebilmekteyiz. Oysa sevmek gönüllerin birbirine bağlanmasıdır. Dostluk ve kardeşliğin temelidir sevgi. Sevgi gerçek anlamıyla var olmadığında saygı ve başkalarına güven de olmaz. Kavga¸ huzursuzluk ve kırgınlıklar onun yerini doldurur. Nitekim zaman zaman radyo ve gazetelerden basit bir maddi değer için¸ birbiriyle kavga eden¸ anne-babasına bile sevgi ve ilgisini esirgeyene insanlara ilişkin sayısız haberler görüyoruz.


Bizler her şeyden önce insanız ve insan olmamız¸ gerçekte özümüzde taşıdığımız sevgi ile bir anlam ifade eder. Yüce Yaradan'ın özümüze yerleştirdiği bu sevgi¸ diğer tüm yaratıkları¸ tek tek insanı kuşatmazsa bilimsel ve teknolojik gelişmelerin bizim insani gelişimimize ne katabilir ki? Sevgi tüm hayatını kuşatan ozanımız Yunus Emre : "Yaratılanı severim¸ yaratandan ötürü" diyerek¸ günümüzdeki Yaradan'ın yerleştirdiği bu duyguyu anlatır. Yine Yüce Peygamberimiz bizlere; "Birbiriniz sevmedikçe gerçek mümin olamazsınız." buyurur.


Yaratanı ve onun yarattığı her şeyi sevmek¸ ona karşı sorumluluklar taşıyan her müminin temel ödevidir. Yüce Allah: "Ey akıl sahipleri! Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun ki mutluluğa ersiniz." buyurarak¸ sevmek ve gereğini yerine getirmek gibi olumlu davranışlarımızın aynı zamanda mutluluğumuzun kaynağı olduğunu belirtir.

O halde mutlu olmak¸ sadece bilim ve teknolojinin bizlere kazandırdığı imkânları kullanırken¸ insana ait değerleri de koruyarak yaşamımızı sevgiden yoksun bırakmadan mutluluğa ulaşmaktadır.

Sayfayı Paylaş