ALTIN SİLSİLE'DEN ALTIN HALKALAR

Somuncu Baba

"Örnek hayatlarıyla insanlığa yön veren başta Sevgili Peygamberimiz (s.a.v)
olmak üzere O'nun izini takip eden büyüklerimizin hayatlarından altın tablolar
bu güzide eserde sizlere sunulmuştur."

Tasavvuf dünyamızı aydınlatan ‘Altın Yıldızlar'ın hayatlarını anlatan bir kitap… Titiz bir çalışmanın ürünü olarak Nasihat Yayınları arasında çıktı. Cildi altın varaklı¸ şömizli¸ kuşe kâğıda yapılmış baskısı¸ içindeki büyük zatlara verilen değerin bir göstergesi… Hz. Muhammed (s.a.v)'den başlayıp günümüze kadar devam eden bu ‘Berekâtüh Silsile'nin altın halkaları tek tek incelenmiş ve hayatlarıyla¸ menkıbeleriyle¸ anlatılmış. Tasavvufî çalışmalarıyla akademik alanda hizmetler veren Doç. Dr. Kadir Özköse ve Doç. Dr. Halil İbrahim Şimşek'in ortak çalışması… Kitabın son kısmında¸ ekler bölümünde bulunan silsile-i şerife ve bu büyük zatların kabirlerinin resimleri esere ayrı bir renk katmış…


Altın Silsile'nin takdim yazısını Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı H. Hamidettin Ateş Efendi kaleme almış. Takdim bölümünden bazı pasajları birlikte okuyalım:


"Sahabe-i kiram efendilerimiz Sevgili Peygamberimizin sohbetiyle¸  gönüllerini¸ maddî-mânevî kirlerden arındırıp güzel ahlâk ve vasıflar kazanmışlardır. Onlar başta olmak üzere büyüklerimiz tasavvuf sayesinde beden karanlıklarına hapsedilmiş ruhlarını¸ nefsânî temâyüllerinden kurtarmak için gayret göstermişlerdir.  Hz. Ebû Bekir (r.a) Efendimizden itibaren pirlerimiz¸  Peygamber Efendimiz (s.a.v)'in mübârek hayatıyla zâhiren ve bâtınen bütünleşen bir çizgiyle¸ muhabbet numûnesi olmuşlardır.


Manevî dünyamızı aydınlatan¸ tasavvuf âleminin parlak yıldızları Allah Dostları¸ Peygamberlik müessesesinin vârisleri sayılan ve yaşadığı topluma emredildiği şekilde intizam veren zamanın önderleridir. Misyon ve görevleri gereği hep güzelin¸ güzelliğin yanında bulunup¸ gördükleri ve karşılaştıkları kötülükleri de düzeltmeye çalışan örnek ve önder şahsiyetlerdir.


Altın Silsilenin 16. halkası olan¸ Tarikat-ı âliyyenin büyüklerinden Muhammed Bahâeddîn Nakşbend Hazretleri (k.s) bu yolun sohbet ve hizmetten geçtiğine işaret buyurmuşlardır.


Manevî feyz aldığı Abdülhâlik Gucdevânî (k.s) Hazretleri ona âlem-i mânâda şu nasihatte bulunmuştur:


"Oğlum Bahâeddin¸ zikr-i ilâhi'den fariğ olma! Mahlûkata hâlisâne hizmet et. Çünkü Hakk'a giden yol¸ hizmetten geçer. Ayağını şeriat seccadesine koy¸ emir ve nehiyde istikamet üzere ol. Daima azimetle amel et¸ sünnete ittibâ et¸ ruhsatları bırak¸ bid'atlardan kaç¸ insanlar¸ hayvanlar ve bitkiler senden hizmet bekliyor. Hafî zikre sarıl. Allah (c.c) yâr ve yardımcın olsun."


Bu vasiyetin tesiri ve yaratılışındaki inceliğin eserinden olsa gerek¸ Şah-ı Nakşbend Hazretleri (k.s)'nin¸ yaralı hayvanlara baktığı; yaralarını tedavi ettiği hattâ sokakların temizliğiyle bile meşgul olarak halka hizmet ettiği rivayet edilmektedir. Biz buradan¸ gönüllere gül tohumları eken bu büyük pîrimizin insana verdiği değer ve hizmet anlayışının nasıl olduğunu anlayabiliriz.


…


Örnek hayatlarıyla insanlığa yön veren başta Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) olmak üzere O'nun izini takip eden büyüklerimizin hayatlarından altın tablolar bu güzide eserde sizlere sunulmuştur."


H. Hamidettin Ateş Efendi takdim bölümünü şu cümlelerle tamamlıyor:


"Bu vesile ile Altın Silsile'den Altın Halkalar kitabını kıymetli okuyucularımız için hazırlayan Doç. Dr. Kadir Özköse ve Doç. Dr. Halil İbrahim Şimşek Beylere teşekkür eder¸ siz değerli okuyucularımızı gönülden selâmlarım.  Cenab-ı Allah yâr ve yardımcınız olsun. Kendine dost ettiklerini sizlere de dost eylesin…"


Doç. Dr. Kadir Özköse ve Doç. Dr. H. İbrahim Şimşek ise Önsöz'de okuyucuyu şöyle bilgilendiriyor:


"Nakşbendiyye¸ teşekkülünden günümüze kadar hem meşâyıh hem de fikirleriyle dikkat çeken tasavvufî ekollerden biridir. Sohbet¸ zikir ve hizmet prensipleri ile tüm toplum kesimlerine ulaşmış¸ özellikle Orta Asya¸ Hindistan¸ Kafkasya ve Anadolu'da İslâm düşünce ve yaşantısının önemli adresi konumuna gelmiştir. Nakşbendiyye silsilesini oluşturan halkalardan her biri manevî kişilikleri¸ tasavvufî söylemleri¸ ilmî kimlikleri ve sosyal konumlarıyla halk içinde Hak ile beraber olmayı yeğlemişlerdir. Onlar elleri kârda gönülleri Yâr'da olarak manevî olgunlaşmayı öğütlerler. Müntesiplerinin olgunlaşmalarını sağladıkları kadar¸ farklı coğrafyalardaki toplumsal sorunların üstesinden gelmeyi kendilerine şiar edindikleri görülmektedir.


Nakşbendî-Hâlidî yolunun önemli hizmet halkalarından biri de Abdullah Mekkî'den Darendeli Es-Seyyid Osman Hulûsi Ateş Efendi (k.s)'ye kadar uzanan silsiledir. Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Vakfı'nın bir proje kapsamında ortaya çıkan talebi doğrultusunda hazırlanan bu çalışmadaki silsilenin Hz. Peygamber (s.a.v) Efendimizden Ubeydullah Ahrar (k.s)'a kadar olan kısmı Doç. Dr. Kadir Özköse¸ Muhammed Zâhid Vahşuvarî (k.s)'den günümüze kadar ulaşan halkaları ise Doç. Dr. Halil İbrahim Şimşek tarafından yazılmıştır. Silsileyi teşkil eden halkalardan her bir zâtın hayatı¸ manevî şahsiyeti¸ tasavvufî hizmetleri¸ etkileri¸ ilmî kişiliği¸ sohbet ve eserleri gibi konular bir bütün hâlinde incelenmiştir."


Altın Silsileden Altın Halkalar/ Doç. Dr. Kadir Özköse¸ Doç. Dr. Halil İbrahim Şimşek


Nasihat Yayınları¸ 544 Sayfa¸ Kasım¸ 2009¸ Ankara.

Sayfayı Paylaş