ADDÂS عداس

Somuncu Baba

Efendileri¸ Addâs’la Hz. Peygamber’e bir salkım üzüm göndermişlerdi. Allah Rasûlü “Bismillah” diyerek yemeye başlayınca Addâs hayretle onun yüzüne bakarak: “Vallahi bu bölge halkı bu sözü söylemez!” dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber¸ “Ey Addâs¸ sen nerelisin ve hangi dine mensupsun?” diye sordu. Addâs¸ “Ninova şehrindenim ve Hıristiyanım.” dedi.

Adı  : Addâs


Doğum yılı : Tesbit edilemedi


Doğum yeri  : Mekke


Baba adı  : Tesbit edilemedi


Anne adı  : Tesbit edilemedi


Eş(ler)i  : Tesbit edilemedi


Akrabaları : Mekke müşriklerinden Şeybe b. Rebîa ve kardeşi Utbe b. Rebîa’nın kölesiydi.


Oğulları : Kinâne¸ Rabîa


Kızları  : Tesbit edilemedi


Kabîlesi : Aslen Musul civarındaki Ninova şehrindendi.


İslâm’a girişi: Risâletin 10. senesi


Sohbet süresi: Üzüm bağındaki görüşmesinden ibaret


Rivâyeti : Yok


Yaşadığı yer : Mekke¸ Tâif


Mesleği  : Kölelik


Hicreti : Yok


Savaşları : Efendileriyle birlikte Bedir’e katıldığı rivayet edilmektedir.


Görevleri : Köle


Fizikî yapı  : Tesbit edilemedi


Mizâcı : Dinî duyarlılığı olan duygusal¸ merhametli ve dikkatli birisi.


Ayrıcalığı : Tâif yolculuğunda Hz. Peygamber'e üzüm ikram etmişti.


Ömrü  : Orta yaş olmalı.


Ölüm yılı  : H. 2. senesi.


Ölüm yeri : Bir rivâyete göre Bedir Savaşı’nda efendileriyle beraber Bedir’de.


Ölüm sebebi : Müşriklerin arasında gizli bir Müslüman olarak öldü.


Hakkında  : Efendileri¸ Addâs’la Hz. Peygamber’e bir salkım üzüm göndermişlerdi. Allah Rasûlü “Bismillah” diyerek yemeye başlayınca Addâs hayretle onun yüzüne bakarak: “Vallahi bu bölge halkı bu sözü söylemez!” dedi. Bunun üzerine Hz. Peygamber¸ “Ey Addâs¸ sen nerelisin ve hangi dine mensupsun?” diye sordu. Addâs¸ “Ninova şehrindenim ve Hıristiyanım.” dedi. Allah Rasûlü¸ “Şu salih insan Yûnus b. Matta’nın kentindensin demek!” dedi. Duyduğuna şaşıran Addâs¸ “Sen Yûnus b. Matta’yı nereden biliyorsun?” diye sordu. “O benim kardeşimdir¸ o da peygamber idi¸ ben de peygamberim.” diye cevapladı Allah Rasûlü. Bu sözleri duyan Addâs¸ “Ben şahitlik ederim ki¸ sen Allah’ın kulu ve Rasûlüsün.” diyerek Hz. Peygambere sarıldı¸ onun başını¸ ellerini ve ayaklarını öpmeye başladı. Addâs’ın efendileri olan Rabîa’nın iki oğlu birbirlerine¸ “Bu adam¸ uşağımızı ifsad etti!” dediler. Addâs yanlarına gelince¸ “Yazıklar olsun sana! Ne diye bu adamın ellerini ayaklarını öpüyorsun?” diye çıkıştılar. Addâs¸ “Efendim! Yeryüzünde bundan daha hayırlısı yoktur!” dedi.


Sözleri : Utbe ve Şeybe çıkardıkları zırhlarını ve savaş aletlerini tamir etmeye başlamışlardı. Onların bu halini gören Addâs¸ “Ne yapmak istiyorsunuz?” diye sordu. Onlar: “Hani bizim üzüm bağında kendisine üzüm ikram ettiğin adam var ya¸ işte çıkıp onunla savaşacağız.” dediler. Bunu duyan Addâs hemen ağlamaya başladı ve “Ne olur¸ onunla savaşa çıkmayın! Vallahi o bir peygamberdir.” diye yalvarıp yakardı. Efendilerine şöyle dedi: “Ömrüm üzerine yemin ederim ki¸ şayet Muhammed bir yalancıysa¸ Araplar içerisinde ona karşı bize yetecek kadar insan var. Fakat eğer doğru söylüyor da biz ona tabi olursak¸ işte o zaman Arapların en bahtiyarları oluruz!” Onun bu sözleri üzerine efendileri geri dönmeyi düşünmüşlerse de¸ Ebu Cehil ve Ebu Süfyan onların dönmelerini engellemişlerdir.


 


Kaynaklar: İsâbe¸ II¸ 466-7; Üsd¸ IV. 4; DİA¸ I. 355-6; Vakıdî¸ Meğâzî¸ I. 42; İbn Hişâm¸ Sîre¸ I. 421.



Bir sonraki sahabî: Adiy b. Hâtim عدي بن حاتم

Sayfayı Paylaş