SINAVLARA HAZIRLIK

Somuncu Baba

"Azim¸ hırs ile karıştırılmamalıdır.
Hırslı insan kendine zarar verir¸
aceleci davranır ve en ufak aksilikte
endişeye kapılır. Bu yüzden hırslı
olmak yerine azimli olalım."

Kendimize gerçekçi bir hedef çizmeli ve bu başarıyı yakalayacağımıza inanmalıyız. Hedefimizi seçerken ulaşılabilir olmasına dikkat etmeliyiz. Diyelim 200 puan bizim için mantıklı bir başarıysa¸ 300 puana odaklanmamız doğru olmaz. Ancak¸ aylar ilerledikçe orantılı olarak hedefimize yaklaşıyorsak¸ o zaman hedefimizi büyütmeliyiz.


ÖSS'ye hazırlanan öğrencilere verdiğim bir konferanstan sonra dinleyenlerden biri yaklaştı ve "benim hedefim ülke çapında ilk 100'e girmek" dedi. Bu yüksek hedeften dolayı strese girdiğini¸ sınav endişesi çektiğini de ekledi.


Kendisine hedefi küçültmesini ısrarla tavsiye ettim. Amacımız dereceye girmekten ziyade istediğimiz bölümde okumak olmalıdır.


Program ve plan için tutacağımız defterimizin girişine ve çalışma masamızın görünür bir yerine "başarılı olmalıyım" diye yazmalı¸ sık sık bu cümleyi okuyarak motive olmalıyız.


Tıbbiyeye girmek istedik¸ buna karar verdik diyelim. Çalışma odamıza ve yatağımızın yanına "Ben doktor olacağım¸ tıp fakültesini kazanacağım" diye yazıp asalım. Sık sık bu yazıyı okuyarak kendimizi şartlandıralım.


Elbette başarılı olmak için de çok ve planlı çalışmanın gerekli olduğunu bilmeliyiz. Ayrıca istikrarlı¸ düzenli ve sürekli çalışmalıyız.


Başarıya kendimizi kitledikçe ve başarılı olacağımıza inandıkça çalışacağımızı¸ çalıştıkça da başarıya olan inancımızın artacağını bilmeliyiz.


Programlı ve istikrarlı bir çalışma ile  bilgimiz artıkça kafa karışıklığımız azalacaktır.


 


Azim Şart


Çalışmak¸ başarılı olmanın olmazsa olmaz şartı ve başarıya giden yolun en önemli etabıdır. Bu yüzden çalışmaya azimli ve istekli olmalıyız. Üstelik bu azim ve isteğimiz¸ sınav gününe kadar azalmadan sürmeli¸ her güne yeni bir heyecanla başlamalıyız.


Azim¸ bir işteki engelleri yenmeye kararlı olmak anlamına gelir. Başarılı öğrenci başarıyı arzuyla ister¸ başarıyı elde etmek için azimle çalışır.


Azim¸ istekli ve kararlı olmak demektir. Her türlü engeli¸ akla gelen her çeşit bahaneyi aşmak için arzulu olmaktır. Azmetmiş bir öğrencinin başarılı olması kolaydır.


Azim¸ hırs ile karıştırılmamalıdır. Hırslı insan kendine zarar verir¸ aceleci davranır ve en ufak aksilikte endişeye kapılır. Bu yüzden hırslı olmak yerine azimli olalım.


Kısacası ÖSS'yi başarma arzusu ve ders çalışma isteğimiz hep olsun¸ bu konuda kesin kararlı olalım. Azmimiz¸ bizim için hiç bitmeyen enerji kaynağıdır.


  


Eşref Saatimize Dikkat!


Öğrenciler genellikle en iyi ne zaman çalıştıklarını ve en verimli oldukları zamanı bilirler. Bazı insanların çalışma açısından en verimli dönemleri sabah olduğu halde¸ bazıları akşam veya gece geç saatlerde çok daha iyi çalışır ve verimli olabilirler. Sınavdan önceki son haftalarda mümkün olan her zaman çalışmak zorundayızdır. Bu yüzden verimimizin yüksek ve düşük olduğu zamanlar bilmeli ve hangi konuları çalışacağımız hususunda karar verirken dikkat edilmesinde fayda vardır.


Ama genellikle sabah gün aydınlığıyla kalkıp¸ sessiz ve sakin ortamda bir yandan çayımızı yudumlarken derse oturmak çoğu öğrenci için en uygun çalışma zamanıdır.


Güneşin doğuşundan gün ortasına kadar olan vakit çalışmaya en uygun olan zamandır. Daha sonra da 17.00-22.00 saatleri arasındaki akşam vakti gelir. Ancak psikolojik halimizin en iyi ve dinamizmimizin zirvede olduğu sürece çalışalım.


Eşref saatimizi kaçırmayalım¸ onu iple çekelim ve bu zaman dilimini mutlaka ders çalışarak değerlendirelim.


  


Soruyu İyi Anlamalıyız


Sınavlara hazırlanırken bol soru çözmenin gerekli olduğunu belirtmiştik. Karşımıza çıkabilecek soru tiplerini tanımak ve problem çözme hızımızı artırmak¸ nerelerde takıldığımızı ve eksiklerimizin ne olduğunu anlamak için kendimizi bol bol deneme testine tabi tutmalıyız.


Öncelikle dersin konusunu iyice çalışmalı¸ sonra soru çözerek öğrendiklerimizi test etmeliyiz.


Soruları çözerken problemde verilenleri iyice okumalıyız. Soruda verilen hiçbir bilginin gereksiz verilmediğini bilmeliyiz. Verilen bilgiler mutlaka çözümün bir parçasıdır. Sorunun cevabı ile ilgili ipuçları parçanın içindedir.


Sorulardaki olumsuz ifadelere¸ parantez içi bilgilere dikkat etmeliyiz. Sorudaki tüm ayrıntıların işe yaradığını bilmeliyiz. Bilhassa altı çizili kelime ve ifadeleri özenle okumalıyız.


Özellikle sözel sorulara dikkat etmeli¸ problemin çözümüne geçmeden seçenekler de okunmalıdır. Bazen tek doğrunun değil¸ en doğru veya en uygun cevabın istenebileceği hatırdan çıkarılmamalıdır.


Sorular çözüldükten sonra da sağlamasını yapmalıyız. Bazen farkında olmadan şaşırabiliriz. Sağlama sırasında bunu görürüz.


Unutmayalım ki soruyu anlamakla¸ istenilenin ne olduğunu bilmekle problemin yarısını çözmüşüz demektir. Öğretmen olan babam¸ bu gerçeği sık söyleyerek zihnime kazımıştı.

Sayfayı Paylaş