DUVARDAKİ MESAJ: "ANNEMİ ÇOK SEVİYORUM"

Somuncu Baba

Anne-babalar otoritesini çocuklar üzerinde olumlu bir şekilde kullanmalıdır. Her olumsuz davranış çocuk ruhunda derin yaralar açar¸ çocuklarımızla aramıza kara kedi girmesine sebep olur. Kuşak çatışması anne-baba ile çocuğun yanlış davranışları sonucunda oluşmaktadır. Birbirini anlayan ve dinleyenler için çatışmanın olması mümkün değildir. Yeter ki birbirimize saygı ve sevgimizi eksik etmeden¸ birbirimizin gözüyle hayata bakmasını bilelim.

"Anne yorgun olarak alış-verişten yeni dönmüştü. Büyük çocuk kardeşinin yaptığını şikâyet etmek için annesinin yanına koştu ve:


—Anneciğim¸ kardeşim yeni boyadığınız duvara renkli kalemlerle yazı yazdı. Bu haberi duyan anne sinirlendi. Küçük çocuğu yanına çağırdı. Yavrucak korkudan titriyordu. Anne öfke içinde oğluna ağzına gelen her sözü söylüyor öfkesi bir türlü dinmiyordu.


 Çocuğun yazı yazdığı odaya girdi. Duvara baktığında gözleri yaşla doluverdi. Duvarda okuduğu yazı kalbini delip geçmişti. Duvarda kocaman bir kalp içinde şu cümle yazılıydı. "Annemi çok seviyorum." Anne duvarda yazılı olan yeri silmedi¸ boyamadı. Güzel boş bir çerçeveyi bu yazının üzerine koydu. Odaya her girdiğinde bu yazıyı okuyor ve çocuğunun sevgisini bütün sıcaklığıyla kalbinde hissediyordu.


Çocuklar anne-babalarının¸ anne-babalar da çocuklarının değerini bilsinler¸ Rabbimizce anne-baba çocuklar için¸ çocuklarda anne-babalar için sunulmuş bir hediyedir. Büyükler bir ayna¸ küçüklerde ayna önünde duran bir mumdur. Anne-babaya itaat Allah'a itaat gibidir. Anne-babasını seven Allah'ı sevmiş¸ anne-babasını üzen de Allah'ı üzmüş olur." (Anne-Baba-Çocuk Öyküleri¸ Murat ÇİFTKAYA¸ Timaş Yayınları. İstanbul¸ 2004)


 


Anne-Baba Otoritesinin Çocuklar Üzerindeki Etkileri


Anne-babalar otoritesini çocuklar üzerinde olumlu bir şekilde kullanmalıdır. Her olumsuz davranış çocuk ruhunda derin yaralar açar¸ çocuklarımızla aramıza kara kedi girmesine sebep olur. Kuşak çatışması anne-baba ile çocuğun yanlış davranışları sonucunda oluşmaktadır. Birbirini anlayan ve dinleyenler için çatışmanın olması mümkün değildir. Yeter ki birbirimize saygı ve sevgimizi eksik etmeden¸ birbirimizin gözüyle hayata bakmasını bilelim.


 


Çocuğun Başarısı İçin Anne-Babalar Neler Yapabilir?


Başarının anahtarı sevgi¸ ilgi ve iyiliktir. Sevgiyle büyüyen ve çevresindekilere iyilik yapması tavsiye edilen çocuklar daha başarılı oluyorlar. Anne-babalar çocuklarının yanlışlarını yüzlerine vurmadan¸ iyilik ve sabırla¸ onların her zaman ve her yerde yanlarında olduklarını hissettirirlerse¸ çocuklar kendilerine güven duyuyor ve başarıları da artıyor.


Çocuğunuzu özellikleriyle çok iyi tanıyarak yaşlarına uygun görev ve sorumluluklar verin. Kendilerine güven duymalarını sağlayın. Başarılı kişileri örnek gösterin. Başarılarını ödüllendirin. Öğretmenleriyle sıkça görüşün. Aile içi huzura¸ sevgiye¸ saygıya önem verin. Çocuğunuzun anlattıklarını dikkatle dinleyin. Okul ihtiyaçlarını mümkün olduğu kadar almaya çalışın. Çocuğunuzun beslenme¸ uyku düzenine özen gösterin. Sağlığıyla ilgili sorunlarda hiç gecikmeden gerekli tedbirleri alın. Her işin başının sevgi ve iyilik olduğunu unutmayalım. Sevginin açamayacağı hiçbir kapı yoktur.


 


Anne-Babalar Çocuklarına Nasıl Yaklaşmalıdır?


Çocuğumuzun davranışları ailenin tutum ve davranışlarına bağlıdır. Uyumlu bir ailede yetişen çocuklar problem yaşamaz. İmamı GAZALİ: "Çocuk anne-baba elinde bir emanettir. Mum gibi her şekli alır. İyi tohum ekilirse din ve dünya mutluluğuna ulaşır." diyor.


Kendi davranışlarını değerlendiremeyen anne ve babaların çocuğunun davranışlarını değerlendirmesi yanlış olur. Baskı uygulanan çocuğun kendine olan güveni ve kişiliği zedelenmiş olur. Çocuğumuz uslu¸ sessiz¸ sakin¸ nazik¸ dürüst ve dikkatli olur ama kişiliksiz¸ çekingen¸ küskün¸ etki altında kalabilen hassas bir yapıda olur. Eğer suçlama¸ azar¸ korkutma¸ yıldırma¸ ayıplama ve dayak olursa çocuğun ruh ve beden sağlığı bozulur.


Çocuğumuzun her yaptığına karışırsak¸ ufak bir hatasında cezalandırırsak kolayca ağlayan bir çocuğa sahip oluruz. Aşırı baskı altında yetişen çocuk hem isyankâr olur¸ hem de aşağılık duygusundan kendini kurtaramaz.

Çocuğa karşı rahat¸ ilgisiz ve vurdumduymaz bir tavrımız olursa¸ bu sefer de çocuğumuz sevgisiz¸ güvensiz¸ öfkeli ve olumsuz davranışlı bir kişiliğe sahip olur. Bu sorumluluk ve gerekli olgunluğa sahip olmayan ailelerde daha sık görülür¸ daha çok da çok genç evlilerde belirgindir.

Sayfayı Paylaş