"MİLLETİN EFENDİSİ GİRİŞİMCİ"

Somuncu Baba

Yalnız tepki ile yetinmeyin. Problemin değil¸ çözümün bir parçası olun. Hedefinizi ve öncelikleri belirleyin. Sorunun "dışına" çıkın. Sorunu analiz edin. Soruna yol açan etkenleri bulun. Dünyadaki çözümleri tarayın. Hareket noktanız gerçeklik olsun. Çözüm için en az üç yol geliştirin. Çözümü bir "proje" olarak düşünün. Uygulamayı denetleyin.

Ülkemizde yıllardır yenilenmek bilmeyen kurumlar ve yönetim anlayışı¸ kurumları hantallaştırmış¸ bunun neticesinde ise hem insanlar hem de devlet¸ büyük ölçüde zarar görmüştür. Geç de olsa buna bir çare bulunması gerektiğini düşünen devlet¸ tedbir olarak genellikle özelleştirme yolunu tercih etmiştir. Bugün hâlâ zarar eden kuruluşlar devletin kamburu olmaya devam ederken kâr eden kuruluşlar birer birer özel şahısların¸ şirketlerin eline geçmektedir.


Gördüğümüz kadarıyla Batı'da her türlü kurum ve kuruluş yönetimi ile ilgili gerek okullarda gerekse eğitim kurumları dışında dersler¸ seminerler verilmek suretiyle çağın gereklerine uygun yöneticiler/liderler yetiştirilmektedir. Özel anlamda Türkiye'de de bu türlü kurslara önem verilmeye başlandı; fakat devletin bu konuyla ilgili millî bir politikası yok. Hizmet içi eğitim faaliyetleri adıyla yapılan çalışmalarınsa genellikle yasak savma bâbından geçiştirildiğini ya da bu faaliyetlerin bir tatil fırsatı gibi değerlendirildiğini görüyoruz¸ duyuyoruz. Millî ekonominin güçlü bir hâle getirilmesi için bu tür faaliyetlerin gerçek anlamda değerlendirilmesine bunun için de güçlü ve kaliteli yöneticiler¸ idareciler¸ liderler yetiştirilmesine ihtiyaç vardır. Yöneticiler¸ idareciler¸ liderler kendilerini sadece bir koltuğu doldurmak için değil; bulundukları yerde mekanizmanın bir parçası olduklarını anladıkları zaman herhalde hem çalışanlar hem de ülke hakiki manada huzura ve refaha kavuşacaktır.


Türkiye'deki ekonomik geriliğin sebepleri ve çözüm yolları ile ilgili Faruk Türkoğlu¸ güzel bir eser meydana getirmiş. Kitabın ismi: "Milletin Efendisi Girişimci". Kayseri Ticaret Odası Yayınları arasında (2007) çıkan eseri yayına hazırlayan ve kapak kompozisyonunu düzenleyen Mehmet Çelebi.


476 sayfalık kitapta yazar¸ okuyucuyu ekonomik terimlerle boğmuyor. Hatta kitapta ilginç menkıbeler¸ hikâyeler¸ şiirler de var. Faruk Türkoğlu¸ gelişmemizin önündeki en büyük engel olarak girişimcilik ruhunun eksikliğini gördüğü kitabında gelişmemizi engelleyen diğer faktörleri de saydıktan sonra Türkiye'nin ileri devletler seviyesine ulaşabilmesi için gereken tedbirleri de sıralıyor.


"Türkiye'de çözüm kültürünün gelişmesi¸ ekonominin büyüme potansiyelini serbest bırakacak ve uyuyan dev uyanacak.  Mazeret ve sızlanma kültürü zayıfladıkça¸ çözüm üretiminin itibarı yükselecek. Çözüm üretiminin aşağıdaki adımlarını¸ kişisel hayatımızda¸ işimizde ve ülke sorunlarında uyguladığımızda¸ üretmenin¸ sorun çözmenin ve başarının verdiği güzel duyguları hep birlikte yaşayacağız" (s. 93) diyen Faruk Türkoğlu¸ önerilerini şu başlıklarda topladıktan sonra açıklamalara geçiyor:


Yalnız tepki ile yetinmeyin. Problemin değil¸ çözümün bir parçası olun. Hedefinizi ve öncelikleri belirleyin. Sorunun "dışına" çıkın. Sorunu analiz edin. Soruna yol açan etkenleri bulun. Dünyadaki çözümleri tarayın. Hareket noktanız gerçeklik olsun. Çözüm için en az üç yol geliştirin. Çözümü bir "proje" olarak düşünün. Uygulamayı denetleyin.


Yazar¸ çözüm üretimini engelleyen boş sözlerin de insanları etkileyebileceğini düşündüğü için bu olumsuz düşünceleri ve etkilerini de sıralamış. Bunlardan birkaç örnek: (s. 95-98)


Ben Tek Başıma Ne Yapabilirim ki?  Herkes böyle düşündüğünde hiç kimse bir şey yapmaz.


Eski Köye Yeni Adet Getirme! Yenilikçiliğin kınanması¸ insanları yeni fikirlerden ve çözüm denemelerinden uzak tutar. 


Bu Millet Adam Olmaz. Ağızlara sakız olmuş bu lafı kullananlar¸ "Herkes yetersizse¸ benim de bir şey yapmama gerek yok" diye düşünüp koltuğuna iyice gömülür.


Onlar Aya Biz Yaya: Aşağılık duygusundan kaynaklanan bu basmakalıp söz¸ özgüveni yaraladığı için çözüm bulmayı zorlaştırır. 


Henüz Zamanı Değil: Bu cümle "Bence bu çözüm iyi ama herkes benim kadar akıllı olmadığı için uygulanamaz" anlamına gelir. 


Benim İçin Hava Hoş: Bu boş söz¸ "Çözüm bulma çabalarına ancak ben zarar gördüğümde katılabilirim" mesajını verir.


Boş Ver Abi Ya… Özellikle bazı gençler arasında yaygın olan bu laf¸ yaşamayı ciddiye alanların şevkini kırar.  


Benden Sonra Tufan… Bazı kurnaz yöneticiler¸ gerçek ve kalıcı çözümü bilir ama kitleleri geçici ve kısmi


çözümlerle oyalar.


Evet Efendim… Olur Efendim. Yöneticilerin her dediğinin onaylanması ve tartışma ile ortaya çıkacak alternatif zenginliğinin yokluğu çözüm girişimlerini verimsizleştirir.


Ne Yapsam Boş… Karamsarlığın yol açtığı çaresizlik ve umutsuzluk¸ çözüm gayretlerini daha işin başında mahkûm eder.


Enkaz Devraldık. Mevcut durumu bilerek göreve gelen yönetici¸ olası başarısızlığına bahane bulmak için geçmişi kötülemekle işe başlar.


Ben Demiştim! "Felaket tellalları" olarak bilinen bazı kişiler¸ riskleri aşırı abartarak¸ bir şeyler başarmak isteyen kişilerin moralini bozar. Kendileri pozitif bir şey yapmayan bu kişiler¸ bozulan moraller nedeniyle sorun çözümsüz kalınca¸ "Ben uyarmıştım" demekten büyük keyif alırlar.


Faruk Türkoğlu¸ girişimcilerin milletin efendisi olduğu tezini savunduğu eserinde Türk milletinin karakteristik özelliklerini göz önüne alarak¸ Türkiye'nin geri kalış sebeplerini iyi teşhis etmiş; fakat sadece geri kalmışlığın sebeplerini sayıp dökmekle kalmamış tabii. Millî birliğimizi ve manevî bütünlüğümüzü bozmadan Türk milletinin ruhuna uygun çözüm yolları ve teklifler sunmuş.


Sadece ekonomistleri değil hepimizi ilgilendiren bir hususta¸ başarılı konuşmanın kuralları konusunda¸ yazarın düşüncelerinden bazı bölümleri iktibas ederek kitabı¸ meraklılarına havale edelim.


Başarılı bir konuşma¸ kitleleri etkilemek için önemli bir araçtır ama iyi konuşmak da kolay bir iş değildir. İnsanları can evinden yakalamazsanız ve onların dikkatini sürekli olarak canlı tutamazsanız konuşmanız kalıcı bir etki yaratmaz. Başarılı konuşmanın ilk adımı topluluğa seslenmeyi ciddiye almak ve gerekli ön hazırlıkları yapmaktır. Başarılı bir konuşma için aşağıdaki noktalara dikkat etmeniz gerekir:


Topluluk önünde konuşmaktan çekinmeyin.  İlk konuşmalarınız belki istediğiniz gibi olmayabilir ama zamanla iyi bir konuşmacı olabilirsiniz. Konuşma öncesi hazırlıklara çok önem verin. Bu hazırlıklar sırasında aldığınız notları ele sığacak boyuttaki kartonlara yazın. Ara sıra bunlara bakmanız hiç de zayıflık belirtisi sayılmaz. Dinleyicilerin kim olduklarını ve onların temel karakteristiklerini belirlemeye çalışın. Onların eğitim düzeyini¸ yaşam koşullarını ve ilgi alanlarını etüt edin. İnsanlar konu dışına taşan ve kendilerini ilgilendirmeyen şeyler anlatan kişileri dinlemez. Soyut ve genel konulardan konuşmak yerine¸ dinleyenlerin ilgisini çekecek spesifik konulara değinirseniz daha etkili olursunuz. Mesajınızı en açık şekilde iletmeye yetecek süre¸ konuya ve hedef kitleye göre değişir. 20–25 dakikayı aşan konuşmalarda dikkatin dağılması kaçınılmaz olur. Geçiyorken uğramış gibi kısa konuşmalar ise dinleyiciyi etkilemez. Mizah riskli bir araçtır. Çünkü bir insanın zekice bulduğu bir espri¸ diğerine çok saçma ve aptalca gelebilir. Espri ve fıkra bayatsa¸ zaman ve mekâna uygun değilse¸ konuşmanın akışını bozabilir. Üstelik herkes de iyi fıkra anlatamaz. Bu nedenle espri dozunu çok iyi ayarlamak ve belirli aralıklarla kullanmak daha iyi olur. Açık ve anlaşılır bir dil kullanın. Cümleler mümkün olduğunca kısa olsun. Sesinizi yeterli düzeye yükseltin. Sesiniz en uzak noktadaki dinleyiciye bile ulaşsın. Eğer yumuşak ve deneme anonsu yapar gibi bir sesle konuşursanız¸ konuşmanızın vurguları¸ güven vericiliği ve coşkusu kaybolabilir. Çok bağırdığınızda ise dinleyenler kendilerini baskı altındaymış gibi hisseder. Konuşmanız sırasında zaman zaman konuyu özetlemeniz¸ fikirlerinizi daha iyi örgütlemenize katkıda bulunur. Böylece konuşmanız “yoldan çıkmaz” ve iletmek istediğiniz mesaj dağılmaz. Eğer konuşma biçiminiz etkili değilse¸ diksiyon dersine ihtiyacınız var demektir. İyi bir konuşmacı olmak için vurgulama ve fonetik konusunda bilgi edinmeye çalışın ve gerektiğinde teknik destek alın.  Yukarıdaki önerilere dikkat ettiğiniz takdirde konuşmanız¸ dinleyenler üzerinde bir iz bırakır.  (s. 364-366)


 


İlâhiyat Fakülteleri Tezler Kataloğu


İsmail E. ERÜNSAL


Fatih ÇARDAKLI


Mustafa Birol ÜLKER


İsam Yayınları


Tel: 0216 474 08 50


 


Tebessüm ve Tefekkür


Dursun GÜRLEK


Kubbealtı Yayınları


Tel: 0212 516 23 56


 


Eserleri ve Hizmetleriyle II. Abdülhamid


Aydın TALAY


Armoni Yayıncılık


Tel: 0212 511 25 04


 


Kur'an ve Hikmet Işığında Esmâü'l-Hüsnâ


Halit ÖZDÜZEN


Beyaz Kule Yayınları


Tel: 0312 466 14 88-89


 


İlahi İsimler


İsmail Hakkı BURSEVÎ


Sufi Kitap


Tel: 0212 513 84 15

Sayfayı Paylaş