KUR'AN IŞIĞINDA MUHSİN BİREYLER

Somuncu Baba

"3/Âl-i İmrân Suresi'nin 133 ve 134. âyetlerine baktığımızda¸ muhsin kimselerin karakter özelliklerinden bazılarını görebiliriz. Bu özellikler¸ bollukta ve darlıkta Allah için harcamak¸ öfkeyi yutmak ve insanları affetmektir. Her üç özellik de¸ insanları sadece âhiret saadetine ulaştırma özelliğine sahip olmayıp¸ bunun yanı sıra dünya hayatını da güzelleştirici niteliktedir."

Kur'an'da geçen muhsin kelimesi¸ ihsan kelimesi ile aynı kökten türemiştir. İhsan¸ "bir şeyi iyi ve güzel yapmak; iyi¸ güzel¸ yararlı ve doğru işler yapmak" demektir. İhsan kelimesinin içerdiği diğer bir anlam da iyilik etmek¸ ikramda bulunmaktır. Buna göre muhsin de¸ iyi¸ güzel ve yararlı işler yapan; iyilik ve ikramda bulunan insan anlamına gelir.


Kur'an-ı Kerim'de sıklıkla¸ iyilik yapan¸ yararlı ve güzel işlerle meşgul olan kimseler övülür. Allah'ı hatırlamaksızın boş işlerle meşgul olanların ise¸ nâfile çabalar içinde olduğu belirtilir. 2/Bakara suresi 195. âyette : "Allah yolunda infak ediniz ve kendi nefislerinizi tehlikeye düşürmeyiniz. Ve ihsanda bulununuz (iyilik sahibi olunuz). Şüphe yok ki Allah¸ muhsin olanları sever." buyurulur. 3/Âl-i İmrân 133-134. âyetlerde de¸  bu iyiliklerden¸ yani muhsin olan kimselerin özelliklerinden bahsedilmektedir: "Ve Rabbinizden bir mağfirete ve eni gökler ile yer genişliğinde olan bir cennete koşunuz ki¸ muttakîler için hazırlanmıştır. Onlar (Allah'tan hakkıyla korkanlar)¸ bollukta ve darlıkta Allah için harcarlar¸ öfkelerini yutarlar¸ insanları affederler. Allah muhsin olanları (iyilik edenleri) sever."


Âyete dikkat edildiğinde muttakî olmak (Allah'tan hakkıyla korkmak) ile muhsin olmak (Allah rızasını gözeterek iyi ve yararlı işler yapmak) beraberce anlatılmaktadır. Yani iyi ve yararlı işler yaptığını düşünmek bir başına yeterli gözükmemektedir. İnsana sayısız lütuflar ihsan eden Yüce Allah'ın yardım ve desteği hatırlanmazsa¸ O'na kulluk edilmezse¸ gerçek anlamda muhsin olunamaz. Birey¸ eğer Allah'ın rızasını düşünmezse¸ iyilikler yapması için gerekli olan temel bir motivasyondan yoksun olacaktır. Allah'ın rızası dışındaki her tür motivasyon¸ geçici veya yeri geldiğinde insanı iyilik yapmaktan alıkoyucu olabilir. Oysa Allah'ın rızasını esas alan iyilik yapma arzusu¸ o derece güçlü bir motivasyon içerir ki¸ insan kötülük görse bile iyilik eder. Çünkü nihâyetinde iyilik yapmanın karşılığı Allah'tan beklenir. Gerçek güç ve kuvvet sahibi olan¸ karşımızdaki insan değil¸ onu ve bizi yaratan Yüce Allah'tır. İşte muhsin kimselerin karakter özellikleri de bu çerçevede ortaya çıkar.


Yukarıda geçen Âl-i İmrân Suresi'nin 133-134. âyetlerine baktığımızda¸ muhsin kimselerin karakter özelliklerinden bazılarını görebiliriz. Bu özellikler¸ bollukta ve darlıkta Allah için harcamak¸ öfkeyi yutmak ve insanları affetmektir. Her üç özellik de¸ insanları sadece âhiret saadetine ulaştırma özelliğine sahip olmayıp¸ yanı sıra dünya hayatını da güzelleştirici niteliktedir. Olaya birey ve toplum psikolojisi açısından baktığımızda¸ sayılan bu niteliklerin insanı kendi iç dünyasında ve çevresiyle ilişkisinde güçlü kılacağı ortadadır. Her şeyden önce bu hasletlere sahip olabilen bireyler¸ öz-güven ve öz-saygısı yüksek ve ruh sağlığı yerinde kimseler demektir. Bu bireyler¸ inançları gereği âhiret hayatında kurtuluş ve mutluluğu yakalayabilme ümidinin yanı sıra¸ sahip oldukları insanî potansiyellerden dolayı¸ bizzat iyilik yapma davranışının duygusal açıdan hissettirdikleri nedeniyle kendini iyi hissetme duygusu taşırlar. Öncelikle de¸ inanan bir bireyin¸ inandığı kutsal varlık tarafından sevildiğini bilmesi¸ Allah'ın sevdiği ve razı olduğu işler yapması onu huzurlu ve mutlu kılar. Nitekim bu bağlamda Mâide Suresi 93. âyette¸ muhsin kimselerin¸ Allah'tan korkarak sâlih amel işleyen ve iyilik yapan kimseler olarak¸ Allah'ın af ve merhametine mazhar oldukları belirtilir. İnandığı ve tüm benliği ile bağlı olduğu kutsal varlık tarafından sevilip¸ razı olunduğunu bilmek duygusu elbette inanan birey için son derece önemli bir psikolojik destektir. Bu psikolojik destekle birey¸ çevresine karşı son derece duyarlı ve ilgili olacaktır. Buna göre muhsin kimseler¸ sadece Allah'a ibadet edip¸ başta insanlar olmak üzere çevresindeki tüm canlıları ihmal eden¸ görmezden gelen bir kimse olamaz. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de Nisa Suresi 36. âyette muhsin kimselerin özelliklerinden bahsedilirken¸ Allah'a ibadet etmek ve O'na ortak koşmamanın yanında¸ bunun olabilmesi için anaya¸ babaya¸ akrabalara¸ yetimlere¸ yoksullara¸ arkadaşlara¸ yolda kalanlara¸ kölelere iyilik yapmak gerektiği üzerinde durulmaktadır. Zaten bütün bu ihsanları yapmayı dinî bir görev olarak algılayan ve gönülden yapan muhsin kimseler¸ hayatın her anında daha güçlü ve dayanıklı olacaklardır.


Sonuç olarak muhsin kimselerin hem Allah¸ hem de kulları ile oluşturdukları sevgi bağı¸ onların kendilerini her durumda güçlü ve daha iyi hissetmelerini sağlayarak¸ dinamik ve sürekli bir iç huzuru elde etmelerine imkân tanıyacaktır.

Sayfayı Paylaş