MASAL

240 Çocuk-163

       GEMİYE BİNEN KÖLE

Padişahlardan biri acemi bir köle ile gemiye binmişti. Köle hiç deniz görmemiş, gemi yolculuğunun zahmetini tatmamıştı. Gemiye biner binmez bağırıp çağırmaya başladı, korkusundan titriyordu. Ağıdını dindirmek için ne kadar uğraştılarsa boşa gitti. Kölenin bu hali padişahın da keyfini kaçırdı. Gemide bulunanların hiçbiri onu sakinleştiremedi.

Yolcular arasında bilge biri vardı. Padişaha şöyle söyledi:

– Eğer müsaade ederseniz ben onu hemen sustururum.

Padişah, “Tamam!” deyince, o bilgenin emriyle köleyi denize attılar. Köle, dalgalar arasında yuvarlanarak birkaç defa batıp çıktıktan sonra saçından tutup gemiye doğru çektiler. Gemiye yanaşır yanaşmaz iki eliyle dümene sarıldı, yukarı çıkarıldıktan sonra da bir köşeye oturdu ve sesi kesildi.

Bilgenin bu tedbiri padişahın çok hoşuna gitti ve bundaki hikmeti sordu. Bilge dedi ki:

– Önceden boğulmanın acısını tatmadığı için gemideki rahatın değerini bilmiyordu.

İşte bunun gibi, sıhhatin kıymetini de hastalığa tutulanlar bilir. Senin hoşuna gitmeyen bir nimet başkası için belki de bulunmaz bir nimettir, unutmayalım ve elimizdekilerin kıymetini bilelim.

Sayfayı Paylaş