MİNE’NİN BUZDOLABI

Yazar: Lois Brandt
Çizer: Vin Vogel
Çevirmen: Hatice Işılak Durmuş
Sayfa Sayısı: 36
Yaş Aralığı: 4-8
Yayınevi/Yılı: Edam Yayınları/2017
İşlenen Konular: Arkadaşlık, yardımseverlik, aile

Mine ve Safiye çok iyi arkadaştırlar. Akşam, cadde ışıkları yanıncaya kadar oyunlar oynarlar. Koşarlar, zıplarlar, karınları zil çalasıya eğlenirler. Mine’nin evine bir şeyler atıştırmak için koşan Safiye, adeta şok geçirir. Minelerin buzdolabında küçük kardeşine yetecek kadar sütten başka bir şey yoktur. Hiçbir şey!.. Görünen o ki, Minelerin alışveriş yapacak paraları yoktur. Artık Safiye’nin, Mine’ye söz verdiği için, durumu annesine çaktırmadan yardım etme çabaları başlamıştır. Birkaç başarısız deneme sonrasında, okulda Mine’ye bir şeyler ikram edebildiğine sevinir. Ancak fark eder ki, bu yeterli değildir. Annesine olan biteni anlatır. Ve olaylar mutlu bir sonla çözümlenir.

Yardımseverliği, yardım ederken tutunmamız gereken inceliği, zor durumlarda koşulan ilk kapının anne-baba olduğunu yavrularımıza anlatabileceğimiz en iyi kitaplardan biri… Hatta sanmıyorum ki, sadece çocuklara dokunsun; eminim, büyüklerin de çocuklarına okurken hatırlayacağı çok şey olacak. Tek başınalığın ve bencilliğin tavan yaptığı günümüzde, kulağımıza fısıldarcasına yazan Lois Brandt; “Unutmayın! Başka hayatlar da var. Tek başınıza değilsiniz ve sorumlusunuz.” diyor. Son sayfada anne-çocuğun yardımlaşma konusunda yönlendiren somut adımlar listesi dahi var. Çizimler öyle sevimli ayrıntılarla süslenmiş ki; caddelerde geri dönüşüm kutuları, apartman çatısına yuvalarını yapmaya çalışan iki kuş, sabah şehri çizimiyle ilk sayfa ve gece şehri çizimiyle son sayfa… Gönül ister ki, aynı kaliteli içeriği, hoş çizimleriyle Türk yazarlarımızın elinde de görebilsek!.. Hassasiyetlerimizi taşıyan ve İslâm akidesiyle aynı ölçüde çınlayan sesleri, bu kaliteyle duymaya o kadar ihtiyacımız var ki.

Dikkatleri çeken bir başka nokta da, babaların hikâyede görünmemesi… Amerika’da yazılmış olmasından dolayı, babasız yaşayan ailelere değinmek istenmiş olabilir.  Yavrularınıza okumadan önce, babaları siz çizebilir veya “Henüz işten gelmemişler.” diyerek tamamlayabilirsiniz. En güzeli, çocuklar sormadıkça belirtmemek. Elbette her ailenin hassasiyetleri farklıdır. Yeni bir kitabı önce ebeveynler okuyup değerlendirmeli; daha sonra kendi değerlerine göre çocuklarına okumalıdır. Aslolan; kaliteyi kültürle harmanlamak… Yine, evde köpek bulunması, dinimize göre caiz olmadığından, birçok aileye ters gelebilir. Bu durumda, köpek resimleri, birkaç minik dokunuşla kediye dönüştürülebilir. (CD kalemiyle çizebilirsiniz.)

Sayfayı Paylaş