HAYATTA BAŞARILI OLMANIN SIRRI

“Hayatta başarılı olmanın sırrı nedir?” diye sorulduğunda, en yetenekli ve en başarılı kişilerinin verdiği cevap aynıdır. Çalışmak, çalışmak daha çok çalışmak!

Çalışkan olmak, başarıya ulaşmadaki en büyük anahtardır. Çünkü emek olmadan yemek olmaz. İçinde emek olan her şey çok değerlidir.

Çalışkan olmak sürekli kitap okumak değildir. Kendimizi geliştirmek için elbette ki kitap okumalıyız. Ama düzenli ders çalışmak bir öğrencinin eğitim hayatında başarıya ulaşabilmesinin en önemli unsurudur. Birçok öğrenci düzenli ders çalışmanın önemini kavrayamadığından başarısız olmaktadır.

Düzenli çalışmak, öğrenciyi sıkılmadan derslerinde başarıya götürür. Öğrencinin günlük kısa sürelerde çalışarak konuları en iyi şekilde öğrenmesini sağlar. Konuların temelini güçlendirir ve beynine aşırı yükleme yapılmadan öğrenme gerçekleşir. Öğrenciyi büyük sınavlara karşı hazırlıklı hale getirir. Eğitimin her alanında başarıya yönlendirir. Girdiği her ortamda en başarılı birey olmasını sağlayarak, özgüven aşılar.  Bunlarla da kalmayıp, öğrencinin programlı, düzenli, sorumlu bir birey olabilmesini sağlar. Başarılı bir insan yapıp, çevrede örnek teşkil eden bir kişi haline getirir.

Öğrencilerin okul başarılarının düşük olmasının önemli nedenlerinden birisi, verimli ders çalışma yollarını bilmemeleri ya da bu konuda yanlış alışkanlıklara sahip olmalarıdır. Verimli ders çalışma alışkanlığı, erken yaşlarda kazanılan ve bireyin tüm yaşamdaki başarısını etkileyen bir süreçtir.

Başarılı olabilmek için öncelikle başarıyı istemek gerekir, çünkü ‘nedeni olmayanın hedefi de yoktur.’

Çalışmak üzerine söylenmiş sözlerden biri de “İşleyen demir ışıldar.” atasözüdür

Bazı insanlar “Hiçbir şey yapmadan yine akşam oldu.” cümlesini kullanırlar. Bunun sebebi o kişilerin plansız olmalarıdır.

Gerek işimizde gerek okulumuzda çalışmanın çok büyük önemi vardır. Çalışkan olan öğrenciler iyi notlar alarak hayatta çoğu zaman istedikleri güzel ve başarılı görevlere gelirler. Bu öğrenciler hem ailelerin hem de öğretmenlerinin gurur kaynağı olurlar.

Çalışkan olan kişiler herkes tarafından sevilir.

En önemlisi de; bireyleri çalışkan olan toplumlar her zaman gelecekte söz sahibi olacak toplumlardır. Bunun için, üzerimize düşen işleri layıkıyla yerine getirmeli ve başarıyı yakalamalıyız. İnsan bir şeyler ortaya koyduğunda, kendini mutlu hisseder ve işe yaradığını hissetmenin huzurunu yaşar.

Unutmayalım: “İnsan ancak çalıştığını kazanır.” (Hz. Mevlâna)

Sayfayı Paylaş