Tahtam Eksik

Bir kitap hacmindeki öykü dosyamı tamamlamıştım. Yalnız öykülerin karikatürleri eksikti. Sağ olsun, çizer Çağrı Cebeci “Gözün Yükseklerde Olsun” adlı mizah öyküsü dosyamdaki hikâyelerin karikatürlerini çizip bir CD’ye yüklemişti. Pazar günü, saat 11’e doğruydu. Eşiyle birlikte bize geldi. Kahvaltımızı yaparken bir taraftan da konuşuyorduk. Bilmiyordum, gençken bir okulda da stajyer öğretmenlik yapmış. O anlattı bu anıyı da:
“Teknoloji ve tasarım dersine giriyordum. Söylediğim malzemeleri öğrenciler temin ediyordu. Sonra o malzemelerden hayal gücüne göre tasarımlar yapıyorlardı. Sınıfta Erkan adında bir öğrenci vardı. Derse ilgisiz, boş, amaçsızdı. Birkaç gün önce, alınacak malzemelerin listesini söylemiştim. Numara sırasına göre, ellerindeki malzemelerle çağırıp, temin edip etmediklerine göre not alıyordum.
Eksikse, işaret koyuyordum. Malzemeler, aynı ebatta dört tahta, bir ufak pet şişede su, bir miktar alçı, küçük çivi ve mukavva kartondan oluşuyordu. Tahtalardan çerçeve yapıp, mukavvayı da altına koyduktan sonra alçı içine boşaltılacaktı. Pet şişedeki su da, yeterli miktarda kuru alçıya boca edilecekti. Bulamaç yapıp, alçı kurumaya başlayınca tasarımlar yapılacaktı. Tabak, kül tablası gibi.
Ben numara sırasına göre öğrencileri çağırdıkça, Erkan sırasından kalkıyor, yanıma geliyordu. “Öğretmenim, bir şey söyleyeceğim…” diyordu. “Evladım, numaranı seslenince gel; ne söyleyeceksen o zaman söyle.” diyordum her seferinde. Yanımdan geri gönderiyordum. Bir taraftan da yanımdaki öğrencinin malzemelerini kontrol ediyordum. Nihayet Erkan’in numarasını seslendim: “325 Erkan!” Yanıma geldi. “Şimdi söyle Erkan” dedim. “Hocam, benim birkaç tahtam eksik…” dedi yüksek sesle. Sınıf başladı kahkahalarla gülmeye. Ön sırada oturan Haydar da, “Çok doğru hocam, Erkan’in birkaç tahtası eksik…” dedi. Sınıfın gülmesine Erkan de katıldı.

Sayfayı Paylaş