ZAMANIN ŞAHİTLİĞİNDE ÇİZGİLER

Somuncu Baba

nsan¸ yaratılmışların en üstünüdür. Özü topraktan meydana getirildiği için tevazu sahibidir.

nsan¸ yaratılmışların en üstünüdür. Özü topraktan meydana getirildiği için tevazu sahibidir. İlimle ve nurla donatılmıştır. Sadece maddi yönü olan bir varlık değil¸ aynı zamanda manevi yönü de olan bir hayat sahibidir. Ruh ve beden birleşince insan suretinde vücut bulan bu aziz varlık¸ emaneti omuzlarında taşıyan halifedir. Onun için de güzel bir biçimde¸ mükemmel bir mizaçta yaratılmıştır.
İnsan her yönüyle üstündür. Doğuştan üstün bir varlık olarak meydana gelir. Masuniyeti ve dokunulmazlığı açısından yücedir. Kanunlar açısından eşit ve korunmuştur. İnsanın ruhen olgunluğu ise¸ kâmilliğine işaret eder. İnsan-ı kâmil¸ hakikatin aynası¸ Hakk'a ulaşmanın vasıtasıdır. Sadece temiz olanlar tarafından okunan temiz bir sayfadır.
Tasavvufta varlığın sebebi¸ “Hakikat-ı Muhammediye'ye” “bâ” harfi ile işaret edilmiştir. İnsan-ı kâmil ise¸ bâ harfinin altındaki noktadır. İlmin bir noktadan çoğaldığına işaret eden kemâl sahipleri¸ kendilerini bâ'nın altındaki nokta olarak görmüş¸ muhabbeti ilmek ilmek örmüşlerdir. Hakiki birliğe işaret eden noktadan¸ çizgi; çizgiden¸ harf; harflerden de kelimeler meydana gelir.
İlim¸ kültür ve edebiyat alanında gayet içerikli olan Somuncu Baba Dergimizin giderek yayın dünyamızdaki tutarlı çizgisini ve yükselişini görenler¸ bu gayretleri takdirle karşılıyorlar. Bu durum da bizleri sevindiriyor¸ gayretimizi artırıyor. Geçen günlerde¸ yazarlarımızla yapılan bir toplantıda bir dostumuzun anlattıklarını naklederek sözümü bağlamak istiyorum.
“19.05.1975 tarihinde ziyaret ettiğim Es-Seyyid Osman Hulusi Efendi bana¸ Somuncu Baba kitapçığı hediye etmişti. O günkü sohbetinde¸ o zat-ı muhterem hatırladığım kadarıyla şöyle buyurmuştu: 'Eğer hiçbir şey yapmak istemezseniz yerinizde sayın¸ tembel olursunuz. Biz Darende'yi aşan bir çalışma içine girdik. İnşallah bizden sonra¸ Türkiye'yi aşanlar da çıkacaktır.'
O sohbette Hulûsi Efendi'nin yüzünde Türkistan'dan Anadolu'ya gelen yol izlerini¸ Buhara'dan Darende'ye yansıyan hâl izlerini görmüştüm. Merhumun yüzünde gördüğüm izleri bugün¸ evlatlarının sîmasında¸ aynı çizgide o mânayı taşıyarak uzun bir yolculuğa çıkan¸ Somuncu Baba Dergisinde görüyorum. Zamanın şahitliğinde¸ Hulûsi Efendi'nin kelâmının ortaya çıktığını gördükçe “zamanın sahibi” diye tavsif edilen kâmil insanların neler yaptığını¸ neler yapacağını daha iyi anlıyorum. O gün duyduklarım¸ semâda yankılanmaktadır. Bu dergi¸ bu heyet¸ bu vakıf¸ bu paylaşım duygusu¸ elbette hızla devam edecektir. Çünkü kaynağı çok temiz ve asildir. Sevinçle geldim¸ sevince erdim.”
Sevincimiz sizlerle devam edecek¸ cân okurlarımız…

A. Şemsettin ATEŞ

Sayfayı Paylaş