TURKUAZ ÇİNİLER

Somuncu Baba

Doğu¸ tarih boyunca bütün inançların ve medeniyetlerin beşiği olmuş¸ bütün dünyaya ışık saçmıştır. Maalesef son iki asırdır Batı¸ medeniyetin merkezi olarak insanlığa takdim edilmektedir. Çağdaşlaşma adına bu yeni sözde medeniyetin sözcülüğünü yapan sözde aydınlar¸ medenî olabilmek¸ kalkınabilmek için Batılılaşmak gerektiğini iddia etmektedirler.

Doğu¸ tarih boyunca bütün inançların ve medeniyetlerin beşiği olmuş¸ bütün dünyaya ışık saçmıştır. Maalesef son iki asırdır Batı¸ medeniyetin merkezi olarak insanlığa takdim edilmektedir. Çağdaşlaşma adına bu yeni sözde medeniyetin sözcülüğünü yapan sözde aydınlar¸ medenî olabilmek¸ kalkınabilmek için Batılılaşmak gerektiğini iddia etmektedirler.


 


Hakikatin Doğu'da¸ İslâm'da olduğunu anlamış¸ sözde değil özde aydınlarımızın sayısı da az değildir. Cemil Meriç¸ “Işık Doğudan Gelir” kitabında bir nevi Doğu ve Batı medeniyetinin defter-i âmalini mukayese ederek¸ İslâm medeniyetinin kaynaklarını tanıtmaktadır.


Bütün peygamberler Doğu'dan gelmiştir. Güneşin Doğu'dan doğduğu hakikati kadar¸ insanlığı fikren ve ruhen aydınlatan ışığın da ilahî menşee dayalı olarak Doğu'dan geldiği âşikardır.


 


Doğu Anadolu dediğimizde bizim hatırımıza Erzurum düşer… Meselâ; 13. yüzyıl eseri olan Çifte Minareli Medresesi¸  Selçuklu yapı tarzının en önemli unsurlarını¸ bir medeniyetin ihtişamını barındırmaktadır. Yüzyıllardır ilim merkezi olarak kullanılan bu mekân tarihe şahitlik yapmıştır. Odalarında ilim okunan¸ mescidinde Kur'an yankılanan bu yapı;  aynı zamanda ruhun inşasıdır.  Taşa muhabbeti motif motif işleyen ecdadımızın ustalık şaheseridir. Süslemelerle¸ hayat ağacıyla bezenmiş panolarla canlılığı betimlerken¸ iki başlı kartal; gücü¸ ejder motifi ise düşmanlara karşı muzafferiyeti simgeler taç kapıda… Göğe doğru uzanan minareler 26 metre yükseklikte olup¸ türkuaz renkteki çinilerle süslüdür. Anadolu insanı gönül rengini türkuaz olarak yansıtmış sanki bu yapıda…


 


17. yüzyılda Tercan-Aşkale yoluyla Erzurum'a gelen Evliya Çelebi¸ önce kaleyi ardından sarayları tanıttıktan sonra mahalleleri hakkında bilgiler verir. Evliya Çelebi¸ camilerden¸ medreselerden ve kervansaraylardan bahsettikten sonra Erzurum'un kültüründen etraflıca bahseder. Çelebi¸ Seyahatname'de Erzurum halkının Türkmen olduğu¸ ekserisinin orta boylu ve zinde insanlardan oluştuğu bilgisini verir.


İslâm orduları Erzurum'u fethederken¸ Sancaktar Abdurrahman Gazi'nin kanı sulamış topraklarını. İbrahim Hakkı Hazretlerinin marifet ikliminden derlediği inci mercanlar¸ nakşetmiş gönül yapraklarını…


Hâsılı güzellikler armonisi¸ Doğu'nun incisi¸ türkuaz çinileriyle bir gönül bestesi Erzurum…

Sayfayı Paylaş