TAŞLARIN KONUŞTUĞU ŞEHİR: MARDİN

Somuncu Baba

Şehirlerin güzelliği¸ içinde yaşayan insanların güzelliklerinin yansımasıdır. Güzel insanlar şehri olarak da tanınan Mardin ilimiz¸ mimarî yapısıyla insanı bütünleştiren ve kendine mahsus bir mahremiyete sahip olan bir kültür merkezidir. Mardin; sanatın¸ kültürün ve bilimin iç içe olduğu taşı hiçbir yerdeki taşa benzemeyen ve göz nuru sanat dallarının bir nevi buluşma noktası olarak tarihin her devrinde karşımıza çıkmıştır.


Şehirlerin güzelliği¸ içinde yaşayan insanların güzelliklerinin yansımasıdır. Güzel insanlar şehri olarak da tanınan Mardin ilimiz¸ mimarî yapısıyla insanı bütünleştiren ve kendine mahsus bir mahremiyete sahip olan bir kültür merkezidir. Mardin; sanatın¸ kültürün ve bilimin iç içe olduğu taşı hiçbir yerdeki taşa benzemeyen ve göz nuru sanat dallarının bir nevi buluşma noktası olarak tarihin her devrinde karşımıza çıkmıştır.


Ev demek¸ komşuluk¸ yakınlık ve dostluk demektir. Evlerin dış yapıları muhkem ve tezyinatlı olduğu kadar¸ içi de mamurdur Mardin'de… Geniş avlularla çevrilen taş yapılı evlerin kapı tokmaklarında dahi bir ailenin yaşayış tarzı yansımaktadır. Bu şehrimizin sokaklarında mükemmel bir komşuluk ilişkisinin bulunduğu inkâr edilemez bir hakikattir.


Farklı din ve kültürdeki insanlar bu şehrimizde birlikte yaşamayı her devirde başarmışlardır. Mardin birlikte yaşama sanatının en iyi örneklerinden biridir. Mardin'de mekân kullanımı ‘mahrem tarzda' olup¸ bu yapı tarzı üç büyük dinin anlayışında var olagelmiştir. Şehirde bulunan mezarlık ve ibadethanelerin


dışında her yer¸ yüzyıllardır insanlar tarafından ortak kullanılmıştır.


Sanat tarihçilerinin dikkatini çeken bu kültür merkezimiz; taşın ustaya nasıl boyun eğdiğinin gösterildiği bir yerdir. Mardin âdeta ‘çölün ortasındaki bir vaha'dır. Mardin'deki yapıların yüzyıllardır ayakta kalmasının en önemli nedeni Müslümanların evleri¸ sokakları ve bütün yapıları şehirlilik bilinci ile imar etmiş olmalarıdır.


Değerli bir bilim adamımız şu tespitlerde bulunmuşlardır:


"Orta Asya'dan Horasan'a¸ Azerbaycan'dan Anadolu'ya uzanan bu geniş coğrafyada birçok farklı kültürel özellikler ile zenginleşen Selçuklu sanatı¸ Mardin'de bugüne birçok dikkat çekici eser bırakmıştır. Bu eserlerde bulunan tüm motifleri¸ detaylarıyla yansıtabilme olanağına sahip olan mozaik sanatı Selçuklu bezeme sanatındaki geometrik düzenlemelerin egemenliğini kanıtlar niteliktedir. Geçmişi günümüze taşıyan mozaik sanatına gönül ve emek veren bizler için en değerli kültür ve tarihî hazinelerden olan Mardin; pek çok medeniyete ait kültürü¸ inancı ve yapıyı bünyesinde harmanlayabilmiş önemli bir mozaiktir."


Mardin'deki bu önemli tarihî ve kültürel mimarî zenginliğin turizm alanında en iyi şekilde değerlendirilmesi halinde ilin kalkınması ile birlikte ülke turizmine büyük katkı sağlayacağı kuşkusuzdur.


Son yıllarda sadece ülkemizin değil tüm dünyanın ilgisini çekmeye başlayan Mardin¸ tarihî ve kültür yapısı ile Unesco'nun "Dünya Mirası Kenti Listesine" girmeye layık bir ilimizdir.


 


MARDIN: THE CITY THAT THE STONES SPEAK


The beauty of the cities is the reflection of the beauty of the people who live in there. Mardin¸ which is also known as lovely people's city¸ is a culture center which unifies the man with its architectural structure and has had a unique privacy. Mardin¸ to whose stone¸ which integrates the art¸ culture and science in it¸ nothing else resembles in the world and which is the meeting point of eye-straining works of arts¸ has appeared in each era of history.


People from various religions and cultures have always succeeded in living together in harmony in this city.


Mardin is one of the best examples of the art of living together in harmony.

Sayfayı Paylaş