RAMAZAN-I ŞERİF VE ÜÇ ŞAHESER

Somuncu Baba

Ramazan-ı Şerif¸ bereket yüklü bulutlar gibi manevi havasıyla ruhumuzu sardı. Bu kutlu zaman dilimi¸ elbette ki bizler için fırsatlar geçididir. Özellikle ibadet ve hayır konusunda yarışan mü'minlerin bütün zamanını kuşatan ilahî bir ihsandır.





Untitled Document


Ramazan-ı Şerif¸ bereket yüklü bulutlar gibi manevi havasıyla ruhumuzu sardı. Bu kutlu zaman dilimi¸ elbette ki bizler için fırsatlar geçididir. Özellikle ibadet ve hayır konusunda yarışan mü'minlerin bütün zamanını kuşatan ilahî bir ihsandır.
Ramazan ayı¸ Kur'an ayıdır. “Yaratan Rabbinin adıyla oku” emri bu mübarek ayda Sevgili Peygamberimize vahyedilmiştir. Dolayısıyla bu mesaj bizlere de hitap etmektedir. Yüce kitabımızın daha çok okunduğu¸ içindeki hak düsturların hayata tatbik edildiği bir devrede okuma alışkanlıklarımız da ayrı bir önem kazanıyor.
Yıllardır ülkemizde Ramazan ayı münasebetiyle “Dînî Yayınlar Fuarı” düzenlenmekte¸ yeni eserler bu vesileyle okuyucuya sunulmaktadır.
Vakfımızın kurucusu Es-Seyyid Osman Hulusi Efendi (k.s)'nin malumlarınız olduğu üzere üç eseri vardır. Bu güzide eserler¸ bir ilmî heyet tarafından yeniden düzenlenerek deri ciltli¸ yaldız baskılı ve özel tezhipli tasarımlarıyla bugünlerde okuyucuyla yeniden buluşuyor.
Osman Hulusi Efendi¸ edebiyat ve irfan vadisinde eserler vererek¸ bilhassa günümüz nesillerinin karşı karşıya olduğu¸ eski kültürümüzle aramıza yerleştirilmiş olan dil engelinin aşılması yolunda da kıymetli faaliyetleri gibi pek semereli himmetleri olmuştur.
“Dîvân-ı Hulûsi-î Dârendevî” adlı eserinde tebliğ için bir vasıta olarak kullandığı şiir ile tesirini daha devamlı ve müessir kılmıştır. Vezni ve formlarıyla artık öldü denilen klasik edebiyatımızın¸ her türlü menfîliklere rağmen günümüzde de yaşayabileceğini bilfiil ve olanca kuvvetiyle ortaya koymuş¸ bunun da en iyi şekilde İslâm kültürüne hakkıyla vâkıf olmakla ve tasavvufu bilmekle¸ hatta yaşamakla mümkün olabileceğini bizlere göstermiştir.
Hazretin dilinden dökülen kelimeler¸ okuyanı ve dinleyeni lahûti âlemlere götüren bir seher yeli¸ bir sevda seli gibidir. Çünkü Osman Hulusi Efendi bu şiirleri; ilhamın¸ aşkın¸ seher vaktinin¸ gülün¸ bülbülün sevdasını¸ sadâsını ruhunda hissederek ilahî bir sırla¸ imanla¸ vecdle¸ hikmetle kaleme almıştır. Daha doğrusu her bir kelime¸ mısra¸ beyit ve böylece gazeller¸ ilahiler¸ koşmalar doğuşla yazılmış¸ ilham ile¸ ilahî kudretle kendisine yazdırıImıştır. Onun için okuyana da¸ dinleyene de tesiri o nispette etkin olmuştur. Dîvân'ın yeni yapılan 3. baskısında bir takdim kaleme alan
H. Hamidettin Ateş Efendi¸ Hulusi Efendi'nin edebî cephesiyle alâkalı şunları söylüyor:
“Dîvân; şiirin her türlü motifinin işlenmiş olduğu bir güzel halıdır. Gönül saraylarını süsleyen bir gül dalıdır. İlahi aşkın en coşkun bir şekilde anlatıldığı¸ şairin ruh hâlidir¸ düşüncenin dilidir. Aşk duygusunun gazel mısralarındaki ifadesi¸ ideal güzelliğin çağlardan çağlara yankılanan sesidir. Güzeller güzeline yazılan en müstesna na'tların güftesi¸ en samimi dost meclislerinin gönül bestesidir. Şairin¸ bir olanın aşkıyla kaleme aldığı¸ tevhidi¸ münacatı¸ kasîdesi¸ bir ağlayan kalbin inlemesidir. Değişik tasvirlerle¸ öğüt veren beyitlerle ahlakî anlatımların destanlaşan mesnevisidir.”
“Üç Şaheser” olarak adlandırdığımız dizinin ikinci kitabı da 2. baskısı yapılan “Mektûbât-ı Hulûsi-i Dârendevi”dir. Osman Hulusi Efendi'nin mektuplarındaki ifadelerden¸ mektuplaşmanın birer vasıta olduğu¸ esas maksadın ise mektup vesilesi ile âdeta muvasalatın elde edildiği anlaşılmaktadır. O¸ mektuplarında kendi aile fertlerine ve yakın dostlarına tavsiye ve nasihatlerde bulunur¸ kendi evlatlarına yazdığı mektuplarda da son derece elzem düsturlar ortaya koyar.
Vakıf Mütevelli Heyet Başkanımız H. Hamidettin Ateş Efendi'nin Mektûbat'a yazdığı “Takdimnâme” de samimi duyguların mektup diliyle satırlara nakış nakış işlenmiş hâlidir.
Osman Hulusi Efendi külliyatının üçüncüsü¸ yine 2. baskısı yapılan “Şeyh Hâmid-i Veli Minberinden Hutbeler” adlı eserdir.
Osman Hulusi Efendi'nin Şeyh Hamid-i Veli Camii'nde İmam ve Hatiplik yaptığı dönemde¸ îrâd etmiş olduğu hutbelerden¸ kendi özel kütüphanesinde yapılan araştırmalar neticesinde bir çok hutbe içerisinden seçilen 150 hutbe¸ Osmanlıca metninden transkribe edilerek günümüz Türkçesiyle yayına hazırlanmıştır.
Millî¸ insanî ve dînî hitapların yer aldığı bu nadide eser de dâhil olmak üzere¸ “Üç Şaheser” okuyuculara iftiharla sunulmuştur. Külliyatta yer alan eserlerin yeni baskılarını yayına hazırlayan¸ Prof. Dr. Mehmet Akkuş ve Prof. Dr. Ali Yılmaz Beylere huzurlarınızda şükranlarımı arz ediyorum.
Siz kıymetli okurlarımızın Ramazan-ı Şerifini tebrik ediyor¸ en derin saygılarımı sunuyorum efendim…

Sayfayı Paylaş