ÖLÜMSÜZLÜK ŞERBETİ İÇENLER: ŞEHİTLER

Somuncu Baba

İnancı uğruna canını veren¸ vatanı¸ milleti için her türlü cefaya razı olup¸ ölümü göze alan¸ en yüce mertebeye ulaşan kimselerdir şehitler.

İnancı uğruna canını veren¸ vatanı¸ milleti için her türlü cefaya razı olup¸ ölümü göze alan¸ en yüce mertebeye ulaşan kimselerdir şehitler. Canını verirken ölümsüzlük şerbetini içen erlerdir şehitler. Allah tarafından rızıklandırılan¸ O'nun misafirleridir şehitler… Öyle bir manevî zevke ererler ki¸ tekrar dünyaya gelip yeniden şehit olmayı dileyecek derecede¸ büyük bir mükâfatın muhatabı¸ Allah ve Rasûlünün yâr-ı yârenleridir şehitler…
Hz. Peygamber (s.a.v)¸ Mûte Savaşı'nda Zeyd b. Hârise'yi komutan tayin etti¸ o şehit olursa yerine Cafer b. Ebi Tâlib'in¸ o da şehit olursa yerine Abdullah b. Revâha'nın geçmesini bildirdi. Hristiyan Arap ve Rumlardan oluşan düşman kuvvetleri karşısında başkumandan Zeyd b. Hârise¸ Hz. Peygamber'in sancağını elinde tutarak ilerledi. Vücudu Rumlar'ın mızraklarıyla delik deşik oluncaya kadar çarpıştı ve sonunda şehit oldu.
Zeyd b. Hârise şehit düşünce¸ Cafer b. Ebi Tâlib sancağı aldı. Zırhını giyerek atına bindi. Düşmanın ortalarına kadar ilerledi. Önce attan inerek¸ atını düşmanın yararlanamaması için saf dışı etti. O düşmanla çarpışırken¸ "Cennet de¸ ona yaklaşmak da ne güzeldir. Onun şerbetleri tatlı ve soğuktur" diye mırıldanıyordu. Bu sırada düşman tarafından vurulup¸ bir eli kesildi. Sancağı diğer eline aldı. O da vurulup kesilince¸ sancağı koltuğunun altına kıstırdı. Aldığı yaralarla yere düştü ve şehit oldu.
Hz. Cafer'in iki kolunun da kesilmesi üzerine¸ şehadetinden sonra¸ Rasûlullah ona Cennet'te iki kanat takıldığını haber vererek şöyle buyurmuştur: "Cafer'i¸ Cennet'te meleklerle birlikte uçarken gördüm."
Kuş gibi ölümsüzlük iklimine kanat açan¸ Bedir'de Uhud'da¸ Hendek'te Mûte'de Hayber'de can verip¸ ebedî hayatı alan mücahitlerdir şehitler…
Yemen'de¸ Rus Cephesinde¸ Balkanlarda¸ Çanakkale'de¸ Sakarya'da¸ Dumlupınar'da¸ terörle mücadelede¸ velhasıl mukaddes değerlerimizin¸ vatanımızın savunmasında canlarını veren aziz şehitlerimiz; Hz. Cafer (r.a) gibi kanatlanıp cennete uçan bahtiyar insanlardır.
Vakfımız¸ 2005 yılında Darende'de "Hasan Gazi Şehitlik Anıtı"nı inşa etmekle¸ yüzbinlerce ismi unutulmuş şehîdimizin anısına¸ 92 vatan evladının ismini levhalara yazmış¸ diğer şehitlerimizin isimlerini ise gönüllere kazımıştır.
18 Mart Şehitler Günü vesilesiyle¸ millî ve manevî değerlerimiz için canını verip ölümsüzlük şerbetini içen aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor¸ gazilerimize en kalbî selamlarımızı sunuyoruz…

Summary

The ones who drink the sherbet of immortality: The Martyr


The Martyrs are the ones who die for the sake of their fatherland and facing up to the death they reach to the highest orders. They are the ones who drink the sherbet of immortality when they die. They are the guests of Allah who are given without stint. They have such an unearthly happiness there that they want to come into the world again and die for the sake of their country to be a martyr. There¸ they are with Allah and Muhammad the Prophet (pbuh). The martyrs are the warriors who die in Uhud¸ Bedir¸ Hendek¸ Mute and Hayber and have the eternal life.
Our martyrs are beloved people who died in Çanakkale¸ Yemen¸ Russian Front and they are like St. Cafer winging to the heaven¸ who died during the prevention of terrorism to protect our fatherland.
On the prompting day of March the 18th¸ we remember our beloved martyrs again with thankfulness and send our respects to them.

Sayfayı Paylaş