HUZUR İKLİMİ

Somuncu Baba

Huzur İklimi
Rahmet ve huzur ikliminin yaklaştığı mübarek üç aylar başladı. Üç aylar; Recep¸ Şaban ve Ramazan aylarıdır.

Huzur İklimi
Rahmet ve huzur ikliminin yaklaştığı mübarek üç aylar başladı. Üç aylar; Recep¸ Şaban ve Ramazan aylarıdır. Bu aylar rahmet dalgalarının başladığı¸ manevî huzur ve sükûnun kalplere doğduğu¸ ilahî rahmetin coştuğu aylardır. Bu aylar girince inananların kalplerini ve ruhlarını manevi bir huzur kaplar. Bu mübarek aylar içerisinde öyle feyizli ve bereketli geceler vardır ki¸ Yüce Allah'ın rahmeti bu gecelerde mü'minler üzerine yağmur gibi sağnak sağnak yağar. Üç aylar girdiğinde Peygamberimiz şöyle dua etmiştir: "Ey Allah'ım! Recep ve Şaban'ı bize mübarek kıl¸ bizi Ramazan'a kavuştur." (Ahmed b. Hanbel Müsned C.1 S.259)
Ülkemizde de üç aylar geleneği oluşmuş ve Ramazan ayına hazırlık Recep ayının girmesiyle başlar hale gelmiştir. Asırlar boyunca Osmanlı sultanları Hicaz bölgesine hizmet ederken her yıl üç aylar girdiğinde Anadolu insanının katkısıyla¸ Kudüş Medine ve Mekke'deki Müslümanlara ulaştırılmak üzere para¸ kumaş vs. kıymetli eşya gönderilirdi. Buna "Surre" denmekteydi. Bu tür yardım götüren özel birliklere de "Surre Alayları" denirdi. Bu uygulama da Anadolu insanının üç aylara verdiği önemin güzel bir örneğidir.
Bu aylar mübarek gecelerle doludur. Recep ayının ilk Cuma gecesi Regaip Kandilini idrak ettik. Recep ayının yirmiyedinci gecesi Miraç gecesidir. Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Dîvân'ındaki bir beyitte şöyle buyurmaktadır:
Mü'minin mi'râcıdır kalbî huzûr ile namâz
Kıl huzûr ile namâzın sırr-ı "esrâ" andadır
Bu beyit Peygamberimizin Miracıyla mü'minlere farz kılınan namaz ibadetinin önemine işaret etmektedir. "Bir gece¸ kendisine bazı delillerimizi gösterelim diye kulu Muhammed'i¸ Mescid-i Haram'dan¸ çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa'ya götüren O zatın şanı yücedir¸ bütün eksikliklerden uzaktır. Gerçekten¸ herşeyi işiten¸ her şeyi gören O'dur." (İsr⸠1.) âyeti kerimesiyle bildirilen¸ İsra (Mirac) hadisesinde Hz. Peygamber (s.a.v) "Burak'a bindim¸ Beytü'l-Makdis'e vardım" buyurmuştur. Efendimiz oradan göğe yükseltilmiş; nebiler ve meleklerle görüşmüştür. Cennet ve cehennemi¸ daha başka işaretleri görmüştür. Nihayet beş vakit namaz emri ile aynı gece dönmüştür. (Daha önce sabah ve yatsı kılınıyordu). Bu ayeti kerimenin iktibasen zikredildiği beyitte aynen ayetin manası verilmekte ve mü'minlerin namaz ibadetini huzur ile kılmaları kalben yükselmeleri olarak tavsif edilmektedir.
Osman Hulûsi Efendi namaz kılarken tüm erkânına riâyet ederlerdi. Beş vakit farz namazın haricinde¸ sabah namazından sonra kerâhat vakti çıkana kadar vird ve zikirle meşgul olur; ondan sonra da iki rek'at İşrâk namazı ve iki rek'at da İstihare namazı kılardı. Kuşluk vakti de dört rek'at Duhâ namazı kılardı. Akşam namazından sonra da altı rek'at Evvâbin namazı kılardı.
Ayrıca gece yarısından sonra kalkar ve uyumayarak virdlerine ve zikirlere devam eder¸ daha sonra da gecenin ilerleyen saatlerinde de sekiz rek'at Teheccüd namazını kılardı. Tüm dostlarına da bu şekilde yapmalarını tavsiye ederdi.
Kendisi Şeyh Hamîd-i Velî Camii İmam-Hatibi olduğu için¸ cemaatle kılınan namazlarda genelde cemaatin durumuna göre davranır; hasta¸ yaşlı ve yolcuların olacağını düşünerek ona göre namazı kıldırırdı.
Namazda divân-ı ilâhîde¸ Allah'ın huzurunda olmanın şuuru içerisinde¸ mütevâzı bir şekilde kılar ve cemaatle kıldığı namazlara ayrı bir ehemmiyet verirdi. Namazla ilgili şu kelâmını hatırlayalım: "Namaz mü'minin miracıdır. Namazı Peygamber Efendimiz (s.a.v.) gibi kılmayı Allah'tan niyaz ediniz."
Evet üç aylar¸ manevî kazanç elde edenlerin çokça görüldüğü anlardır. Hayatımızda adeta otokontrol sisteminin kurulmasına vesile olan mübarek üç aylar ve kandiller dünyevî meşguliyetlerimizden sıyrılıp¸ yaratılış gayemizi düşünmemiz¸ yaratan ve yaratılanlarla olan münasebetlerimizi güçlendirmemiz ve ibadetlerimizden lezzet almamız için son derece değerli fırsatlardır.
Üç ayların okuyucularımız için¸ milletimiz ve İslâm âlemi için hayırlara vesile olmasını Yüce Allah'tan dilerim. Selam ile aziz dostlar…

Summary
The Atmosphere of Tranquility

The blessed three monthş the months of Rajab¸ Sha´ban¸ and Ramadan¸ which also brought the mercy and tranquility to the hearts have come. These are the months when the grace and tranquility rain to the earth and the hearths of the faithful and these are the months the divine grace mounts up considerably.
In our country there is the tradition of the three months and the preparation for the Month Ramadan starts by the beginning of Rajab. For centuries with the beginning of the three monthş the Sultans of the Ottoman¸ while serving the Hedjaz Region¸ money¸ goods and valuable articles were sent to the Muslims in Jeruselam¸ Mecca¸ Medina¸ by the help of the Anatolians. This was called as "Surre"and the special forces that brought these help to those Muslims were called as "Surre Regiments". This is a good example of how the Anatolians attached importance to the Three Months.
These months containts four Holy Nights. On the first friday night of Rajab we had the Raghaib. The twenty-seventh night of Rajab is the Mi'raj¸ the Night of Ascension.
Osman Hulusi Efendi¸ would perform the namaz in a humble way¸ which was made obligatory on the Mi'raj Night¸ feeling the consciousness of being in front of Allah and gave full weight to the prayers done with congregations. Let's remember his words about the prayer: "The prayer is the Mi'raj of the faitful. Plead from Allah to pray like Muhammed the Prophet (pbuh)."
I wish The Three Months will conduce peace and grace to you¸ our country and all Muslims. With compliments…

Sayfayı Paylaş