HAKİKAT ŞEHRİ MEDİNE-İ MÜNEVVERE

Somuncu Baba

Medine; Akabe biatlarından sonra Rasûlullah (s.a.v)'ın hicret ettiği şehir. İslâm'ın kuvvet bulduğu¸ yayıldığı¸ hâkimiyet sağladığı medeniyet merkezi… Hicretle birlikte Medine'de herkesin (müslim-gayrimüslim) haklarını ve görevlerini tesbit eden İslâm Devleti'nin başkenti. Rasûlullah (s.a.v)'ın emir ve talimatları ile teşkilatlanan¸ hicret eden muhacirlerin problemlerinin çözümlenmesi ile uğraşan bir kardeşlik yurdu. İlk mescid inşa edilen kutlu belde. Bugünkü anlamda sadece namaz kılınan bir mescid değil; devletin idari merkezi ve siyasî¸ askerî&ced


Medine; Akabe biatlarından sonra Rasûlullah (s.a.v)'ın hicret ettiği şehir. İslâm'ın kuvvet bulduğu¸ yayıldığı¸ hâkimiyet sağladığı medeniyet merkezi… Hicretle birlikte Medine'de herkesin (müslim-gayrimüslim) haklarını ve görevlerini tesbit eden İslâm Devleti'nin başkenti. Rasûlullah (s.a.v)'ın emir ve talimatları ile teşkilatlanan¸ hicret eden muhacirlerin problemlerinin çözümlenmesi ile uğraşan bir kardeşlik yurdu. İlk mescid inşa edilen kutlu belde. Bugünkü anlamda sadece namaz kılınan bir mescid değil; devletin idari merkezi ve siyasî¸ askerî¸ sosyal bütün meselelerin istişare merkezi… Asr-ı Saadet'te¸ yabancı elçilerin karşılandığı¸ gelen heyetlerle görüşmelerin yapıldığı karargâh…


Medine-i Münevvere¸ Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in ve ashabının¸ ayak bastığı¸ yaşadığı¸ İslâm'ı hayata tatbik ettiği şehir… Vakfımızın kurucusu Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Hazretleri¸ Medine'nin toprağını¸ gül kokusunu yukarıda saydığımız stratejik önemini “hakikat şehri” vurgusuyla¸ sevgilinin kutlu otağı olduğunu şöyle dile getiriyor mısralarında…


Medîne şehrinin hâk ü toprağı/ Ravza-i Habîb'in gül ü yaprağı


Hakîkat şehrinde kurmuş otağı/ Seyyidim sultanım Karîbu'llâh'ım


Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Hazretleri¸ 1981 yılında Ankara'da 34 gün tedavi görür. Yanında refakatçi kalan arkadaşa bir sabah: “Gece bir doğuş oldu. Bir na't-ı şerif yazdım. Rüyamda bir mücevherat yığınının başında duruyordum. Oradan bir parça alıp kime versem onda da inkişaf ediyor¸ bir mücevherat yığını oluşuyordu. Bu arada


Dürr-i şehvâr-ı risâletdir Muhammed Mustafâ


Tâc-ı Levlâk-i hilâfetdir Muhammed Mustafâ


beytiyle başlayan bu na'tı yazdım.” buyurur. Bugün vakıf hizmetlerinin ulaştığı her nokta aslında¸ o işaret edilen mücevherat yığınının gönül dünyasına¸ İslâm coğrafyasına bir yayılışı¸ bir yansımasıdır.


Bu sayımızda¸ Prof. Dr. Kadir Özköse¸ “Birlikte Yaşama Tecrübesi” başlıklı makalesinde şu tespitlerde bulunuyor: “Peygamber Efendimiz¸ kadîm can düşmanlarını bile kardeşleştirmiş¸ Ensar'la Muhâcir'i emsalsiz bir samimiyetle kucaklaştırmış¸ barışı¸ anlaşmayı ve dostluğu esas almış¸ ayrı kökten ve milletten¸ değişik inançtan gelenleri bile dışlamadan barıştırıp kaynaştırmıştır.”


Prof. Dr. Ali Akpınar¸ Prof. Dr. Ramazan Altıntaş¸ Prof. Dr. Abdullah Kahraman¸ Prof. Dr. Enbiya Yıldırım¸ Prof. Dr. Bilal Kemikli¸ Prof. Dr. Ali Seyyar¸ Prof. Dr. Sefa Saygılı¸ Meryem Aybike Sinan¸ Mürsel Gündoğdu¸ Mustafa Özçelik¸ İsmail Çolak¸ H. Neşe Koçak¸ Yusuf Halıcı¸ Vedat Ali Tok¸ Resul Kesenceli¸ Fehimdar Çiftçi ve daha birçok yazarımız makaleleriyle gönül dünyamıza hitap ediyorlar.


Yine bu sayıda Musa Tektaş'ın kaleme aldığı¸ H. Hamidettin Ateş Efendi'nin Medine-i Münevvere Ziyareti Hatıralarını da okuyacaksınız… Gül güzelliğinde günler dileğiyle…


 


The City of Truth Madinah


Al-Madinatu'l Munawwarah is the place where Our Prophet (saw) and his companions stepped in and applied Islam into the life.. The founder of our foundation Es-Seyyid Osman Hulusi Efendi states Madinah's smell of rose¸ land and strategic importance as “the city of truth” and as a blessed place of the Loved¸ in one of his poems:


The soil and land of the city Madinah


The leaf and rose of al-Habib-i Ravda


He founded the tent in the city of truth


Oh My beloved sayyid¸ sultan and Kharibullah.


In this issue¸ Prof. Dr. Özköse made some points in his article ” The Experience of Living Together”: “Our Beloved Prophet (saw) made even his oldest enemies his brothers/ friendsİ; and made the Ansar and the Muhajirun love and help each other; the life here was grounded on peace¸ friendship and alliance; he led the people coming from different nations and religions to bind together without casting out.


In this issue¸ from Musa Tektaş's pen¸ you can also read the memories of H. Hamidettin Ateş Efendi about the al- Madinatu'l Munawwarah visit.


Best regards.

Sayfayı Paylaş