GÖNÜL DOSTU/ALLAH DOSTU:HULÛSİ EFENDİ

Somuncu Baba

Allahu Teâlâ'ya dost olanlara evliyâullah denildiğini hepimiz biliyoruz. Onlar dostluğun gerçek zevkini yaşayan ve etrafındakilere yaşatan örnek insanlardır. Rasûlullah Efendimizin tarifiyle: "Onlar öyle kimselerdir ki görüldüklerinde Allah zikrolunur¸ onları gören Allah'ı hatırlar."

Allahu Teâlâ'ya dost olanlara evliyâullah denildiğini hepimiz biliyoruz. Onlar dostluğun gerçek zevkini yaşayan ve etrafındakilere yaşatan örnek insanlardır. Rasûlullah Efendimizin tarifiyle: "Onlar öyle kimselerdir ki görüldüklerinde Allah zikrolunur¸ onları gören Allah'ı hatırlar."
Allah dostlarının iç âlemleri de¸ dış görünüşleri de¸ halleri de ilahî işaretleri akla getirir. Onlar gönül dostudur¸ gönüllere bakarlar¸ gönüllere hizmet ederler. Çünkü onlar¸ edebde¸ hayâda¸ huzur ve huşû ile tevazû da önder şahsiyetlerdir. Kur'ân'ın ifadesiyle onların: "Yüzlerinde secde izinden nişanları vardır." (48/Fetih¸ 29.)
Allahu Teâlâ velî kulları hakkında: "İyi bilin ki¸ Allah'ın veli kulları için hiçbir korku yoktur¸ onlar mahzun da olmayacaklar." (10/Yunuş 62.) buyuruyor.
Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi de¸ yaşadığımız çağda örnek ve önder bir gönül dostu idi. Her işi hayra müteallikti¸ o hep iyi işlerle uğraşırdı. Onun gönül halkasına girenler de iyiliğe yönelir¸ güzel işlerle meşgul olurdu. Allah'ın ona ihsan ettiği "ledûn ilmi"ni eserlerinde ve sözlerinde yansıtırdı.
Allahu Teâlâ'nın terbiyesiyle terbiyelenmiş Rasûlullah'ın¸ sünnetini takip eden¸ tasavvufu bizzat yaşayarak hâliyle anlatan bir kişiliğe sahipti. Cenab-ı Hakk'ın lutfu ile desteklediği kullardandı. "Lütuf ancak Allah'ın elindedir. Onu ancak dilediği kimselere verir. Allah büyük lütuf sahibidir." (57/Hadid¸ 29.)
Hulûsi Efendi Hazretleri¸ Allah'a gönülden bağlı idi¸ söylediği sözün hükmünü Hakk'tan bekleyenlerdendi. Bir sohbetlerinde: "Gönlümüzden ne geçtiyse¸ Cenab-ı Allah onu yarattı" buyurmuşlardı. Rasûlullah Efendimiz (s.a.v) bu gibi kimseler hakkında bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmaktadır: "Allah'ın kullarından öyleleri vardır ki¸ şöyle olacak diye yemin etse muhakkak Allah onun yeminini yerine getirir." (Buhârî¸ Tecrîd-i sarîh¸ 1186.)
Bütün kemâliyet sanki şahsında toplanmıştı. Hakk'tan gayrısına bakmaz¸ herkesin yükünü hafifletmeye¸ sıkıntılarını gidermeye çalışırdı. İbadet ve tâata düşkün¸ cömert¸ sabırlı¸ hayâ sahibi¸ her şeylerini Hakk'a fedâ edebilen bir örnek kişiliğe sahipti. İlâhi emirlere sıkı sıkıya bağlıydı. Geceleri uyumayıp¸ ibadetle geçirirdi. Millet ve memleket faydasına olan her işte başı çeker¸ cemiyetlere mânen yön verir¸ Müslümanların umûmi meselelerine de yardımcı olurdu.
14 Haziran 1990 tarihinde dünyasını değiştiği zaman¸ ardında çok büyük eserler bıraktı. Bunlardan en önemlisi de¸ irşad ve hayır hizmetlerini devam ettiren evladı¸ değerli büyüğümüz; H. Hamidettin Ateş Efendi oldu.
O da aynı yolda aynı izde¸ aynı usul ve aynı şevkle hizmetlere devam ediyor elhamdülillah…

Dergimizin bu sayısı¸ Vakfımızın Kurucusu Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi'ye âcizâne armağanımızdır…

The Friend of God: Hulûsi Efendi
It's known that the friends of God are called as Saints. They are the role models who live the enjoyement of true friendship and let the people live around them.
Es-Sayyid Osman Hulûsi Efendi (1914-1990) was a role model and a saint leader for the age we live in. Every thing he did was useful and good. The ones who were in his heart circle also did good thingş and busy with doing useful things.
When he passed away on 14th June¸ 1990¸ he left many works after him. The most important one of them is his son H. Hamidettin Ateş Efendi who continues doing useful things for the benefit of humanity and be a perfect guide to people around.
Thanks to Allah he goes on serving people eagerly and willingly just like his father did.
This volume of our issue is a present to the founder of the foundation¸ Es-Sayyid Osman Hulûsi Efendi.

Sayfayı Paylaş