BOZKIRIN ORTASINDAKİ GÜLİSTAN: KONYA

Somuncu Baba

Anadolu'nun tam ortasında¸ bozkırın içinde bir manevî nefeslenme yeri Konya… 1071 tarihindeki Malazgirt Meydan Savaşı'ndan sonra Anadolu'nun büyük bir kısmı ile beraber Selçuklular tarafından¸ Bizanslıların elinden alınan bir gönül şehri Konya…

Anadolu Selçuklu Sultanı Süleyman Şah tarafından¸ 1076 yılında başkent¸ insanları akın akın kendine çeken kement olmuş. Karamanoğlu Mehmet Beyin Türk diline olan hizmetlerine şahitlik etmiş¸ Osmanlı Padişahlarından II. Murat döneminde¸ 1442 tarihinde Devlet-i Aliyye'nin birlik ruhuna yetmiştir. Kon

Anadolu'nun tam ortasında¸ bozkırın içinde bir manevî nefeslenme yeri Konya… 1071 tarihindeki Malazgirt Meydan Savaşı'ndan sonra Anadolu'nun büyük bir kısmı ile beraber Selçuklular tarafından¸ Bizanslıların elinden alınan bir gönül şehri Konya…


Anadolu Selçuklu Sultanı Süleyman Şah tarafından¸ 1076 yılında başkent¸ insanları akın akın kendine çeken kement olmuş. Karamanoğlu Mehmet Beyin Türk diline olan hizmetlerine şahitlik etmiş¸  Osmanlı Padişahlarından II. Murat döneminde¸ 1442 tarihinde Devlet-i Aliyye'nin birlik ruhuna yetmiştir. Konya¸ Osmanlı Devleti zamanında şöhret ve itibarı yüceldikçe yücelmiş¸  Osmanlı Sultanlarından Yavuz Sultan Selim Hanı¸ Kanunî Sultan Süleyman'ı ve IV. Murat Hanı bir müddet misafir etmiş.  


Cumhuriyet devrinde hızla büyüyen ve gelişen Konya¸ tarihî eserleri ile bugün açık hava müzesidir. Mevlânâ Hazretlerinin dünyaya haykıran sesidir.  Büyük bir ilim ve din bilgini olan Mevlânâ'nın etrafında halelenen ışığa yüzbinlerce pervane asırlardır dönüp durmakta¸ her bir seveninin gönlüne Mevlân⸠postunu serip oturmaktadır.


Nasreddin Hocamız ise¸  dilden dile anlatılan destan¸ gerek kendisinin¸ gerek halkın onun ağzından söylediği gülmecelerle ince nükteleri dinleyenler mestan olmuştur.


  1648 yılında Konya'yı ziyaret eden Evliya Çelebi'nin şehrin tabii güzelliğinden bahsederek:


“Peçevi şehrinin Baruthane mesiresi¸ Kırım'ın Sudak Bağı¸ İstanbul'un 175'ten fazla bahçe ve ya­nında gülistanları¸ Tebriz'in Şehcihan Bağı¸ bu Konya'nın Meram Mesiresinin yanında bir Çemenzâr bile değildir.” der. Konya'yı böyle över…


Karapınar yakınlarındaki Meke Gölü¸ dünyada benzeri olmayan zeminde çift patlama ile oluşmuş bir krater gölüdür. Panoramik görüntüsü¸ jeolojik yapısı ve bölgede yaşayan kuşlar ile bir harikadır. Ayrıca bölgede Acı Göl¸ Çıralı Göl¸ Meyil Gölü gibi görülmeye değer krater gölleri bulunmaktadır.


Konya'ya yaklaşık 110 km uzaklıkta Hadim İlçesi sınırları içerisindeki Yerköprü Şelalesi de¸  20 mt yükseklikten aşağı akıp Akdeniz'e doğru koşmaktadır adeta… Ilgın kaplıcaları¸ Selçuklular ve Osmanlılar tarafından kullanılmış ve çeşitli tesisler kurulmuş. 42 derece olan yeraltı suyu hiçbir işleme tâbî tutulmadan kullanıma sunulmakta. Bu nedenle şifa özelliği yüksektir. Renksiz ve kokusuz tabiî lezzetinde; felç¸ siyatik¸ göz¸ cilt¸ sinir¸ böbrek ve kadın hastalıkları ile romatizmaya iyi gelmekte. Şehrin merkezinde bulunan Alâeddin Tepesi alelade bir toprak yığını olmayıp bir iskân yeri aslında… Yapılan çevre düzenlemeleriyle¸  çay bahçeleri ile gönüller Mevlânâ'nın şehri Konya'yı seyr-ü temaşa faslında…


Biz de dergimizin bu sayısında bu güzelliklere bir nazar eyleyip kymetli okurlarımıza bilvesile selam eyleyelim…

Sayfayı Paylaş