ADALET HUZUR DEMEKTİR

Somuncu Baba

Kur'an ayetinde ve hadislerde¸ sevgiye ve sevgi ortamının oluşturulması için adalet ve barış kavramına özellikle vurgu yapılarak¸ bu iki kavramın birbirini tamamlayan bir bütünün iki ayrı parçası olduğu; aralarında sebep sonuç ilişkisinin bulunduğu ifade edilmektedir. Müslümanların adalet konusunda hassas olmaları gerektiğine dikkat çekilmektedir.

Dünyada intizamı¸ eşitliği¸ hak ve hukuku tesis eden adalet anlayışıdır. Adâletin¸ doğruluğun¸ sevginin¸ barışın egemen olduğu yerde huzur vardır¸ güzellik vardır. Bir aile düşünün¸ o ailede baba aile fertleri arasında adalet ölçülerine uymaz¸ aile fertlerinden bazılarına farklı davranır¸ farklı sevgi gösterirse bu ailede huzur olmaz. Bu aile fertlerinin birbirlerine sevgi ve saygıları kalmaz.


Peygamber Efendimiz (s.a.s) de doğruluk hakkında şöyle buyurmuştur: “Doğruluk insanı birre(iyiliğe)¸ birr de Cennete ulaştırır. Kişi Allah katında sıddıklar zümresinden olmak için doğrulukta bulunsun. Yalan insanı ahlâk­sızlığa¸ o da cehenneme götürür. Bir kimse Allah katında yalancılar sınıfına yazılmak isterse¸ yalan söylesin.” Hz. Ebubekir (r.a)¸ Peygamber (s.a.s) Efendimizin şöyle buyurduğunu rivayet eder: “Doğru olmak sizin üzerinize bir vecibedir. Çünkü o birr ile beraber bulunur. Onların her ikisine sahip olan Cennettedir. Yalan söylemekten de sakınınız. Zira yalan ahlâksızlıkla birlikte bulunur. Bu iki sıfata sahip olan Cehennemdedir”.( Tergib ve Terhib¸ c¸ IV. s. 370.)


Peygamber Efendimiz (s.a.v)  yaşadığı topluma ve bütün insanlığa tabiî hakları hürriyet¸ eşitlik ve adalet kavramlarını getirmiştir. 


İslâm'dan önce insanlar alınıyor¸ satılıyor¸ mal gibi muamele görüyordu.  O halde insanların hürriyeti yoktu¸ zenginlerin ve asil olan insanların dedikleri oluyordu. Onlar istedikleri şekilde muamele ediyordu. Hürriyetleri olmadığı için adalet de yoktu. Çünkü adalet insanlara sahip olduğu özellikleri eşit şekilde kullanma imkânını vermek olduğuna göre¸ her şeye hakkını vermek olduğuna göre¸ insanların mal gibi alınıp satıldığı yerde adaletin olduğunu söylemek mümkün değildir. O bakımdan o toplumda adalet de yoktu.


Kur'an ayetinde ve hadislerde¸ sevgiye ve sevgi ortamının oluşturulması için adalet ve barış kavramına özellikle vurgu yapılarak¸ bu iki kavramın birbirini tamamlayan bir bütünün iki ayrı parçası olduğu; aralarında sebep sonuç ilişkisinin bulunduğu ifade edilmektedir. Müslümanların adalet konusunda hassas olmaları gerektiğine dikkat çekilmektedir.


Sevgi ortamında adalet ve barışın hâkim olması için dikkat çekilen hususlar genel olarak şöyledir:


Fert ve toplumda sevgi ve barış duygusunu teşvik edilmelidir.  Sevgi ve barışı ihlal edecek tutum ve davranışlardan kaçınmak gerekir. Toplumda güven duygusunu hâkim kılmak için insanların gönlüne hak ve adalet anlayışını yerleştirmek lazımdır. Toplumun fertleri arasında karşılıklı “hoşgörü”yü geliştirmek lazımdır.


İlim ve fikir sahiplerinin¸ adalet için söylemiş oldukları meşhur sözleri hatırlatarak yazımızı bitirelim:   


Adalet¸ kutup yıldızı gibi yerinde durur. Geri kalan her şey onun çevresinde döner.


Haksız olanlar¸ adaleti zulüm sanırlar.


Kılıcın yapamadığını adalet yapar.


Kötülüğü adaletle¸ iyiliği de iyilikle karşıla.


Adalet dünyadan kalkarsa¸ insan hayatına değer verecek bir şey kalmaz.


Ülkeler kılıçla alınır¸ ancak adaletle korunur.


 


JUSTICE MEANS PEACE


It is the sense of justice that establishes the regularity¸ equality¸ law and right in the earth.


Our Beloved Prophet Muhammad (pbuh) said about the honesty: "Honesty takes the man to the goodness¸ and goodness in turn takes him to the heaven."


Our Prophet Muhammad (pbuh) brought to the people he lived in and to the all human beings¸ the freedom¸ equality and justice.


For the peace and justice to dominate the environment of love¸ there are some rules that should be considered:


·  The sense of peace and love should be encouraged in individuals and the society.


·  All the behaviors that violate peace and love should be avoided.


·  For the sense of trust to dominate in the society¸ the sense of law and right should be acquired by the society.


·  It is also important to develop the sense of tolerance among people.


We would like to end our words with a famous saying that the lands may be conquered by sword¸ yet they can only be protected by the sense of justice.

Sayfayı Paylaş