Sayfa:2

Zulmet-i Kalbim Cilâ İster

Eski edebiyatımızı isimlendirme konusunda Tanzimat’tan günümüze dek birbirinden farklı birçok fikir sunulmuştur. Divan edebiyatı, yüksek zümre edebiyatı, saray edebiyatı, ümmet… Devamını oku

Gamından Çenge Döndü Kâmetim

Divan şairleri hakkındaki ön yargılardan biri de hiç şüphesiz şairlerin yalnızca aristokrat sınıfından olduğunun düşünülmesidir. Hâlbuki asırlardan beri süregelen bu… Devamını oku

Aşk ve Sevgili

Divan şiirinde aşk, âşığın gözüyle bizlere sunulmaktadır. Çoğu zaman bu aşk hikâyesinde, yalnızca sevgili ve âşık görülmektedir. Kimi zaman da… Devamını oku

Ey Şâhım! Ne İsyân Eyledi Leylâ?

Divan şiirinde, “şair” denildiği zaman ilk olarak akla Yûnus Emre, Fuzûlî, Bâkî, Nedîm gibi kalem üstatları gelmektedir. Bu şairlerin ortak… Devamını oku

Gül Yüzün Üzre Düşmüş Kâkül

Divan şiirinin engin denizlerinde kaptanlık yapan kimselerden biri de II. Mehmed ya da bir başka deyişle Fatih Sultan Mehmed’dir. Şair… Devamını oku

Belirse Vech-i Cânân

Divan şiirinde, özellikle de tekke ya da tasavvuf şiiri olarak adlandırılan şiirimizde sıkça bahsi geçen konulardan biri “vahdet-i vücud”dur. Vahdet-i… Devamını oku

Yine Esti Bâd-ı Sabâ

Sabâ, Divan şiirinde sıklıkla kullanılan tabiat unsurlarından biridir. Hafif ve latif esmesiyle meşhurdur. Divan şiirinde yer edinmesini sağlayan sebep ise… Devamını oku