HÂCEGÎ MUHAMMED İMKENEGÎ (K.S.)

HÂCEGÎ MUHAMMED İMKENEGÎ (K.S.)

Prof. Dr. Kadir ÖZKÖSE – Prof. Dr. H. İbrahim ŞİMŞEK

Hâcegî Muhammed İmkenegî (k.s.), 918/1512’de babası ve şeyhi olan Derviş Muhammed’in ikâmet ettiği İmkene’de doğdu.1 Zâhirî ilimlere dair tahsilini babasından ve bölgedeki diğer âlimlerden tahsil etti. Daha sonra ilmî yeterliğini artırmak için Semerkand ve Buharâ âlimlerinden dersler okudu. Muhammed Zâhid (k.s.)’den başladığı mânevî terbiye ve eğitimini babası Derviş Muhammed’in gözetiminde devam ettirerek seyr u sülûkünü tamamlayıp ondan tarikatta hilafet ve irşad icazeti aldı.

Döneminin Şeybânî hükümdarı Abdullah Han (yönetim dönemi: 991-1006/1583-1598 ile Hâcegî Muhammed İmkenegî (k.s.) arasında yakın bir dostluk vardır. Biri yönetici diğeri sûfî olan bu iki zât arasında böyle bir yakınlığın oluşmasına Abdullah Han’ın gördüğü bir rüyanın vesile olduğu kaydedilmektedir. Abdullah Han, rüyasında Hz. Peygamber (s.a.v.)’in konağına gittiğini ve o binanın kapısındaki bir zât dışarıda bekleyen insanların durumlarını içeriye arz edip dışarıya haber getirdiğini gördü. Bir süre böylece durumu izlerken o zât Hz. Peygamber (s.a.v.)’in makamından getirdiği kılıcı Abdullah Han’ın beline bağladı. Uyandığında gördüğü rüyadan oldukça etkilenen Abdullah Han oradaki zâtı aramaya başladı. Daha sonra etrafında anlatılanlar ve kendisine gelen bilgilere göre bu zâtın Muhammed İmkenegî (k.s.) olduğunu düşündü. Onunla görüşüp hürmet gösterdi ve ona iltifat etti. İmkenegî (k.s.)’ye bazı maddî değeri yüksek hediyeler vermek istedi. Ancak Hâcegî Muhammed İmkenegî (k.s.) onun gönderdiği hediyeleri kabul etmedi. Fakat hediyeleri kabul ettirmekte ısrarcı olan Abdullah Han, “Allah (c.c.)’a, Rasûl’üne ve sizden olan ulu’l-emre/yöneticiye itaat edin.” (4/Nisa, 59) âyet-i kerimesini okuyarak onu ikna etti. Bu olaydan sonra adı geçen iki zât arasında sürekli bir dostluk oluştu. Hâcegî Muhammed İmkenegî (k.s.)’nin belli bir düzeyde Abdullah Han’dan sonraki yöneticilerle de ilişkisi oldu.

Hâcegî Muhammed İmkenegî (k.s.)’nin tekke kurmadığı ve sohbetlerini mescidde yaptığı rivayet edilmektedir. Dinî emirlere ve yasaklara riayet etme konusunda çok hassas olan İmkenegî, cehrî/sesli zikir, semâ ve deverana müsaade etmediği gibi meclisinde Mesnevî’den metinler okumak isteyen müridlerine de izin vermeyerek hadis kitabı okumalarını istemiştir. Kasanîlerle arasında meydana gelen gerginlikte onların semâya taraftar olmaları, Mesnevî okumaları ve bazen sesli zikir yapmalarının etkili olduğu söylenebilir.

Muhammed İmkenegî (k.s.), 90 yaşındayken 22 Şaban 1008/8 Mart 1600’de vefat etti ve İmkene’ye defnedildi.

Dipnot

1.    Bu makale Prof. Dr. Kadir Özköse ve Prof. Dr. H. İbrahim Şimşek’in Nasihat Yayınları’ndan neşredilen Altın Silsileden Altın Halkalar kitabının 313-314. sayfalarından özetlenmiştir.

Sayfayı Paylaş