EL-HABÎR: HER ŞEYİN İÇYÜZÜNÜ VE GİZLİ TARAFLARINI BİLEN

245 Aile-200

Yüce Allah’ın en güzel isimlerinden olan el-Habîr, hiçbir şey gizli kalmayacak şekilde bilen demektir. El-Habîr, gerek cismanî ve gerekse ruhanî âlemde meydana gelen her bir olaydan, hareket eden her bir zerreden, alınan ve verilen her bir nefesten haberdar olanın ismidir.

Gündelik hayatta teknolojik bir ürünü üreten kimseler nasıl onun hakkında geniş mâlûmâta sahipseler, Allah da, yarattığı bütün varlıkların başlangıç öncesi ve sonrası hakkındaki bilgilere sahiptir. Hem de en ince ve detay bilgisine varıncaya kadar. Bu sebeple bir mü’min, Yüce Allah’ın el-Habîr ismi üzerinde ciddi anlamda durmalı ve ilâhî ahlâkın kendisi hakkındaki semerelerini düşünmelidir.

Yüce Allah’ın el-Habîr oluş bilgisi, mü’minde ahlâkî değişime katkıda bulunmak yönüyle iki açıdan tesir eder: Bunlardan birisi, mü’min yalnız olmadığını bilir, her an Allah’ın kendisini gördüğüne, hem kendisinin yaptıklarından ve hem de kendisine yapılanlardan haberdar olduğuna inanır. Bu iman, güçlü bir motivasyon işlevi görür. Kişiye, özgüven duygusu aşılar. Buna sekine de denebilir. Diğeri ise, olumlu yönde dinî hayata disiplin kazandırır. Çünkü değil açıktan yapılanları, Allah, kalplerden geçeni de bilir. Alıp verdiğimiz nefesleri bile bilen Allah’a karşı nasıl erdemsizlikler yapabiliriz? Acılara, itilmişliklere, hakaret ve zulümlere Allah’ın muttalî olduğunu bilip dayanma gücü kazandığımız gibi, dinî hayatımıza da çekidüzen verip iyi Müslüman olmamızda da O’nun el-Habîr ismi yardımcı olacaktır.

Allah, kullarının gizli ve açıktan yaptığı her şeyden haberdârdır. Bu inanç, Müslüman’a özgüven duygusu kazandırmalı, helâl ve harâmlar konusundaki hassâsiyeti güçlendirmelidir. Bu iki temel kazanca bağlı olarak, her mü’min gönül âlemini iyice gözden geçirmeli, Allah’la arasının açılmasına sebep olacak her türlü kötülüklerden haberdâr olup uzak durmalıdır. Ancak Allah’ın bakışına mahal olan gönlünü arındıranlar kurtuluşa ereceklerdir. Ayrıca maddî bedenimizi, O’nun bir emâneti olarak bilmeli ve O’nun yolunda, hizmetinde kullanmalıyız.

Sayfayı Paylaş